04 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
06 Ekim 2016 Perşembe, 09:55:43 Güncelleme:09:59:40

Kumaya razı kadınlar!

 

Önceki gün 1926’da yürürlüğe giren Medeni Kanunu’nun 90. yıldönümü kutlandı.

Bana göre Türk kadının asli bayramıdır 4 Ekim. Kendini medeniyet simgesi sanan birçok gelişmiş ülkeden önce, bu topraklar kadınına yasalar üzerinde eşit haklar tanıdı.

Mirasta, boşanmada, eğitimde kadına erkeğe eşit haklar getiren kanunla, nice cumhuriyet kuşakları yetişti.

Bir de tek eşli olmayı zorunlu kıldı medeni kanun.

Ancak 90 yıl sonra bugün... Hala bu ülkede evlenme yaşının düşürülmesine çalışılıyor, doğuda 15-16’sındaki kızların evlendirilmesi için kanuna karşı formüller üretiliyor. Hala kadına şiddet meşrulaştırılıyor, ‘Anne evinin kadınıdır çocuklarına bakar, baba çalışır’ klasik mantığı körükleniyor.

Vahimi tek eşlilik kadına ve erkeğe verilmiş onurlu bir yaşam biçimiyken ikinci eş, kumalık yalnızca Doğu bölgelerinde değil, Türkiye’nin muhafazakar eğilimlerine paralel şehirlerde de görülüyor.

TBMM’de ve hatta çağdaş, hukukun üstünlüğünü savunan ana muhalefet partisinde şimdi kuma tartışması aldı başını gidiyor.

Cumhuriyet Halk Partisi kulisleri alev alev.

TARTIŞMA BÜYÜK

CHP Kadın Kolları MYK üyesi ve İzmirli siyasetçi Düriye Taş’ın, sosyal medya üzerinden yaptığı “Kuması bulunan bir Cumhuriyet kadının 4 Ekim medeni kanununu kutlaması, Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya benzer. Bir de benim partimde kadın lideriyse” paylaşımı tartışmaların fitilini ateşledi. Taş sözünü ettiği kişinin partisinin Kadın Kolları’nın en yüksek makamında olduğunu belirtiyor. İddialara göre onun bir, kumasının iki çocuğu var. Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun da bilgisi olduğunu belirtiyor Taş.

Okun gittiği hedef belli. Ancak bizler için isimlerin, konumların önemi yok.

Hoş, Türk kadınının çağdaş ve özgürlükçü yaşam biçiminin savunucusu olduğunu iddia eden bir parti için durum hayli alegorik!

Yine de mesele, kuma olmanın içselleştirilmiş olmasında.

Gültepe, Çamdibi, Yenişehir, TBMM, parti üst kurulları fark etmiyor.

PARALEL HAYATLAR

Varlıklı, çok zengin olarak bilinen birçok işadamının bir başka paralel hayatı var ve çoğunun resmi nikahlı eşi durumu biliyor. Şehirlerde kumalığın yerini metresler, hatta günümüz deyimiyle ‘paralel hayatlar’ aldı.

Yoksulluğun getirdiği bir başka hayat biçimi de aynı zamanda ‘diğer kişi’ olmak.

Lüks restoranlar, tatiller, alışverişlerle farklı bir dünyayla temas için duruma razı olan kadınlar gizlilik içinde yaşarken, kumalık görece görünür, toplumca kabullenilir hale geldi. .

Hatta çoğu zaman iki kadın aralarında anlaşıyorlar çünkü ya eğitim seviyeleri düşük itiraz güçleri yok ya da paylaşım o kadar açık ki, birbirlerine dokunmuyorlar.

Medeni Kanunu’nun 90. yılında gerçeklerimiz bunlar bizim. Cumhuriyet’in Türk kadınına getirdiği haklar şeriatla yönetilen ülkelerdeki kadınlar için birer hayal.

Araba kullanmak yasak, başını açmak yasak, recm edilmek serbest. Buna rağmen medeni kanunun kadınlara tanıdığı haklara sahip çıkılmak yerine, altından üstünden nasıl çekiştiririz gayretleri çoğalıyor.

Keşke onca yıldan sonra bu toplumun hedefi bağımlı değil, ayakları üzerinde durabilen, sırtını kimseye dayamayan bireyler yetiştirmek olsa. Yine de, her şeye rağmen Türkiye bir gecede İran olmuyorsa, Cumhuriyet’e inanan ve onurlu durmaya çabalayan kadınların üzerinde yükseldiği içindir.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Pazar 7 MPH
Kısmen Güneşli