SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Telefon mesajı ile soygun...

01 Eylül 2016 Perşembe, 00:59:07 Güncelleme:08:41:54
Durmuş Odabaşı

Durmuş Odabaşı

[javascript protected email address]

 

İki haftadır ortalarda yoktum. Eğirdir’in Kova’da Gölü, Yazılı Kanyonu, derken soluğu içinde gürül gürül şelaleler, muhteşem Hacer Ormanları, 7 Göller ve daha nicelerini barındıran Aladağlar Milli Parkı ve çevresinde aldım... Ege’deki aşırı sıcaklardan kendimi dağlara vurmuştum ama, havalar oralarda daha nemli, daha boğucuydu. Çünkü her taraf su, orman...

Döndüm; üç gündür cep telefonu şirketinin resmen soygununu durdurmaya çalışıyorum.

Aylık sabit ücretli cep telefonumun faturası birden üçe katlandı. Hem de, paket içeriğinde bulunan “her yöne konuşma, mesaj ve internet” kullanım hakkının yüzde 90’ı dururken.

Lütfen dikkat... Konuyu, özel sorunumla başınızı ağrıtmak için açmıyorum. Eğer cep telefonu kullanıyorsanız, sizin de başınıza gelmesi an meselesi diye açıyorum. Geçen ay, günde aldığım en az 100 mesajdan birisinde şöyle deniyordu; günlük olay, magazin videoları almak isterseniz “evet”e basın. Kanıp bastıktan sonra gerisi çorap söküğü gibi geliyor. Ne imza, ne taahhüt, ne de başka bir belge. Elindeki telefonu kesme silahını kullanan GSM şirketi faturayı gönderiyor. İzlediğim bir saniyelik video bile yok. Üstelik benim faturam aylık sabit.. Onun üzerine bindirmişler... Üç gündür uğraşıyorum. GSM şirketinin personeli eğitimli ve alışık... Sakın sinirlenip, ağzınızdan “hakaret” olabilecek bir kelime çıkmasın... Avukat ordusu sizi içeri tıktırmaya hazır bekliyor.

GSM şirketlerinin işi

Olayı kafamda çözdüm... Bu iş resmen GSM şirketlerinin tezgahı... Ayda 64 liralık aboneliğe bu kadar basit kayıt olur mu, başka bir yere abonelik telefon şirketini neden ilgilendirir? Aylık sabit paket ücretli fatura üzerine nasıl bindirme yapabilir? Söz konusu videoyu geçen kim, seyreden kim? Sahipsiz tüketiciyi soymanın yeni bir yolu... Ama oldukça basit, oldukça adi...Biliyorlar ki, istenen faturayı ..... gibi ödeyeceksin... Yoksa anında dünya ile irtibatını keserler...

Benzer şikayetler için, örneğin bana sabahtan akşama “video seyrettiren” 4182 numaralı hattı Google’a yazdığım anda, karşıma tam da benim başıma gelen cinsten binlerce vatandaş şikayeti çıktı. İnsanlar feryat figan... Kimisi mahkemeye vermiş, kimisi tüketici şikayet sitelerinden medet ummuş. Kimisi de Allah’a, öbür dünyaya havale etmiş...

Hani diyorlar; şu kadar milyon abonemiz var... 20 milyon... 35 milyon... Her aboneden ayda birer lira... Ya yarısından 10’ar lira... Ya benim gibi gibi ayda 64 liralık video seyreden 5 milyon abone... Milyonlar, milyarlar su gibi... Her soyulan mahkemeye gitse, hangi adalet sistemi bunu kaldırabilir?

Üstelik bu soygunlardan devlet de vergi, KDV derken bir sürü pay alıyor...

Devlet pay alıyor

Sorun ve soygun bu kadar büyükken, neden gazetelerde, televizyonlarda tek kelime yok... Maalesef malum ortam, reklam silahı, sırtını büyük taşa dayamak gibi nedenler, basın yayın organlarının elini kolunu bağlamaya yetiyor. Nitekim ben de soyguncu GSM şirketinin adını veremiyorum.

Ben ve benim gibi on binlerin muhatabı GSM şirketleri değil, bize sahip çıkması gereken devlet. Nitekim vatandaşı telefon şirketlerinin her türlü askısından, soygunundan, haksız tahsilatından korumak üzere kurulmuş Bilgi İletişim ve Teknoloji Kurumu (BTK) var. “Deli Dumrul” misali haksız tahsilata çıkan şirketi internet üzerinden şikayet ettim. Ardından şikayet dilekçesi yazıp, fatura ve benzeri ekleri de iliştirdikten sonra Cumhuriyet Meydanı yakınındaki BTK Ege Bölge Temsilciliği’ne götürdüm.

Hala düşünüyorum... Bu tür GSM şirketi soygunun 7-8 yıldır sürdüğünü, 100 binlerce vatandaştan haksız tahsilat yaptığını, BTK yöneticileri kendilerine yazılı ve internet üzerinden iletilen binlerce şikayete rağmen bilmez mi? Sosyal medyadaki feryatları görmez mi? Ellerindeki yetki ve cezai yaptırımları kullanarak bu şirketleri niçin disiplin altına almazlar? Eğer bunu yapmıyorlarsa, yapamıyorlarsa, yapıyorlar da engel olunuyorsa, orada ne işiniz var diye sormayalım mı?

Şu anda takipteyim... Mağdurlara yol gösterebilmek, mağdur olabilecekleri de uyarmak adına... Çünkü soygun hala sürüyor, devletin ilgili kurumu seyrediyor...

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN