İzmir'de suyu "ateş" yapmak...
0-13 metreküp; 2.46 liradan 3.09 liraya,
13-20 metreküp; 6.35 liradan 7.93 liraya,
21 metreküp ve üstü; 10.26 liradan, 12.80 liraya çıkarıldı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaza girerken İzmirliler’e uygun göndüğü su fiyatları böyle.
Yılbaşında yapılan yüzde 10’luk zammı vatandaş yeni yeni hazmetmeye başlamışken, “al sana bir zam daha...”
Bu üst üste zamların ve şu “katlamalı tarife”nin dünyayı bilmiyorum ama, inceledim Ankara ve İstanbul dahil Türkiye’de bir örneği daha yok.
Hele hele, 21 merküp üzeri su kullanımında, metreküp başına 13 lira gibi bir fiyat hiç yok.
15 yıl kadar önce birileri bu “katlamalı saçmalığı” bir getirdi, son 15 yılın tüm belediye başkanları da sahip çıktı.
15 yıldır her zam sonrasında bu “katlamalı fiyatı” zaman zaman dile getirir ve bu kentin bir sakini olarak her fırsatta karşı çıkarım.
İZSU yetkililerinden de hemen savunma gelir;
“Su tahsilat makbuzlarına göre İzmirliler’in yüzde 80’i birinci kademeyi geçmiyor...”
Aynı açıklamaya göre; İzmir’de yaşayan ailelerin yüzde 80’i ayda 13 metreküpün üzerinde su tüketmiyor. Ya da, katlamalı fiyat yüzünden tüketemiyor.
Oysa (ABD gibi her şeyi ile büyük yaşayan ülke vatandaşını saymazsak) dünyada kişi başı öngörülen günlük su tüketim miktarı 250 litredir.
Eğer “ben medeni insanlar gibi su tüketmek isterim” derseniz, bu da 4 kişilik çekirdek bir aile için (bahçe, ağaç, çiçek sulama, sokak hayvanlarına su koyma, eviniz önünde belediyelerce sulanmayan ve kuruma aşamasına gelen bir ağaca bir teneke yaşam suyu verme hariç) günlük su tüketini asgari 30 metreküp olmalı ki; ödeyeceğiniz fatura:
13 x 3.09 (13 metreküpe kadar) = 40.17 lira,
8 x 7.93 (21 metreküpe kadar) = 63.44 lira,
9 x 12.93 (30 metreküpe kadar) = 125.37 lira
Toplamı da eder 229 lira...
Gel de İzmir’de vatandaşa dayatılan katlamalı su tarifesi ile suya gönül rahatlığı ile elini uzat bakalım...
Yine İzmir’de, “katlamalı su fiyatları”nın mucidi İZSU yetkililerinin önerdiği, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın onayladığı tarifeye göre kişi başı su tüketim miktarını varın siz hesaplayın. Önerim, bu kente yaşamaya devam edeceğimize göre; su saatini sürekli kontrol edin. Eğer tüketim miktarı 13 metreküpü, hele hele 21 metreküpü geçmişse, o ay su kullanmaya da devam edecekseniz, tankerle su getirtin daha ucuza gelir. Eğer depo edecek yeriniz varsa...
Su, temizlik ve sağlıksa...
Çocukluğumuzdan itibaren hepimize öğütlenen şudur; Su temizliktir, sağlıktır...
Ama bizim yaşadığımız kentte, suyu dokunanı yakan “ateş” haline getirilmiştir.
İZSU yetkilileri, fırın ve hamamlarda kullanılan su fiyatlarına da yüzde 100 zam yapmış.
Bu, her iki sektördeki su kullanıcıların, sağlıksız, kontrolsuz yeraltı suyuna yönelmesi anlamını da beraberinde getirir. İzmir’in düzlek alanlarından, basit bir sondajla 20-25 metreden su çıkabildiği gerçeğini de göz önüne alırsak, insan sağlığının nasıl bir tehlike altında olduğunu varın siz hesap edin ve 20-25 metreden çıkan suyun İzmir’de ne anlama geldiğini düşünmek bile istemiyorum.
Su faturalarıyla veya benzer belediye hizmetleriyle toplanan paraların yerli yerinde harcandığı konusunda da, bir çok vatandaşın olduğu gibi benim de endişelerim var.
Hep birlikte görüyoruz ki; ödediğimiz hizmet faturalarının karşılığının çoğu yap-bozlara, ihliyetsiz, deneyimsiz müteahhitlere, plansız programsız harcamalara gidiyor.
Sonuç olarak; suyun patronu durumundaki İzmir Büyükşehir Belediye yönetimine önerilerim şudur;
Şu katlamalı (kademeli değil), Türkiye’de eşi benzeri bulunmayan şu tarifesinden derhal vaz geçin.
Ankara’daki, İstanbul’daki, Adana’daki, ne bileyim ben Diyarbakır’daki belediyelerin kent sakinlerine uygun gördüğü tarifeyi İzmirli’ye de uygun görün.
Bir de sorum; Alemin akıllısı siz misiniz?