ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Canım oğluma/ kızıma mektup...

28 Nisan 2013 Pazar, 13:15:47 Güncelleme:13:52:14
Durmuş Odabaşı

Durmuş Odabaşı

[javascript protected email address]

Bornova Suphi Koyuncuoğlu Lisesi mezunu arkadaşlarıyla gittiği "Midilli seferi"nden dönen sevgili arkadaşım Cafer Yarkent, bilmeyenler için anlatayım; -Allah bağışlasın- yetişkin bir oğul ve kız sahibi. Her ikisi de kendi yurdunda yuvasında olmasına rağmen, bizim Cafer yine internet okyanusunun derinliklerine dalmış, yaşlılığa adım atanlardan gençlere iletilmek üzere bir mesajlar demeti çıkarmış.
Günümüz gençleri dinler-dinlemez, uygular-uygulamaz bilemem... Ama bu günün yaşlılarının da bir zamanlar genç olduğunu, kendilerinin de kalıcı olmayan gençliklerinin bir gün gerilerde kalacağı gerçeği çok ortada olduğu halde, yine de hatırlatmak isterim. Bu günün gençliği olan dünün çocuklarına bir şey daha; isterseniz bu mektubu bir yerlere saklayın... Sizin de, çocuklarınıza yazacağınız günler çok uzaklarda değil...

Benim yaşlandığımı düşündüğün gün, sabırlı ol lütfen ve beni anlamaya çalış...
Yemek yerken üstümü kirletirsem... Üzerimi değiştirecek gücüm
yoksa. Lütfen sabırlı ol. Benim sana bir şeyler öğretmek için seninle ilgilendiğim zamanları hatırla... Seninle konuşurken, sürekli aynı şeyleri 1000 (bin) kere tekrarlıyorsam... Sözümü kesme beni dinle. Sen küçükken, uyuyana kadar sana aynı hikayeyi 1000 (bin) defa tekrar tekrar okumak zorunda kalıyordum. Banyo yapmak istemediğimde; Beni utandırma ya da azarlama... Seni banyoya götürmek için icat ettiğim küçük yöntemlerimi ve oyunlarımı hatırla...

Yeni teknolojiler konusunda cahilliğimi görürsen... Bana zaman tanı ve beni yüzünde alaycı bir gülümsemeyle izleme... Ben sana bir sürü şeyi nasıl yapacağını gösterdim... İyi yemek yemeyi, iyi giyinmeyi... Yaşamı göğüslemeyi... Eğer bir şey yemek istemezsem, baskı yapma bana. Ne zaman yemem ya da yememem gerektiğini ben gayet iyi bilirim. Ve yaşlı bacaklarım yürümeme izin vermediğinde... Bana elini ver... Tıpkı, benim sana ilk adımlarını atarken verdiğim gibi. Ve bir gün artık daha fazla yaşamak istemediğimi söylediğimde... ve ölmek istediğimi... kızma... Bir gün anlayacaksın... Yaşımın; zevk alma değil artık idareten yaşama yaşı olduğunu anlamaya çalış.
Bir gün şunu anlayacaksın: hatalarıma karşın hep senin için iyi olanı gerçekleştirmeye çabaladım ve senin yolunu hazırlamaya çalıştım. Senin yanında olduğumda üzgün, kızgın ya da güçsüz hissetme kendini. Benim yanımda olmalısın, beni anlamalısın ve bana yardım etmelisin. Yürümeme yardımcı ol... ve yolumu sabır ile, sevgi ile bitirmeme... Benim için yaptıklarını, bir gülümseme ve senin için her zaman taşıdığım çok derin bir sevgi ile geri ödeyebilirim ancak. Sizi çok seviyorum; oğlum/kızım.... Ve hep seveceğim...

"Allah hepimize hayırlı evlatlar versin" diyerek, sağlık içinde mutlu pazarlar dilerim.

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN

BIST 100 ENDEKSİ
EN ÇOK KAZANANLAR
FINBN 3.63 +19.02%
ARTOG 0.53 +10.42%
AFYON 28.15 +10.18%
EN ÇOK KAYBEDENLER
SODA 4.49 -23.38%
TRKCM 2.34 -16.13%
FLAP 1.41 -13.50%