Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bu aralar sıklıkla Ankara Karayolu’nun Kemalpaşa bölümünü kullanmak durumunda kaldım. Yaklaşık bir yıl öncesinden dikkatimi çekmeye başlayan, üst geçide benzer inşaat hala sürüyor. “Benzer” dediğim, karayolu üzerindeki dev yapının ne olduğuna, ne yapılmak istendiğine dair en küçük bir tabela, bilgilendirme yok da ondan...

        Bitince ne olduğunu hep beraber göreceğiz...

        Eskilerde bu tür kamu yatırımları daha temel aşamasındayken başına kocaman bir tabela dikilir, işin sahibi devlet kurumundan işin ihale bedeline, müteahhidine, mühendisine kadar her tür bilgi, kimsenin merak etmesine, sormasına gerek kalmadan, harcanan paranın kaynağı vatandaşın bilgisine sunulurdu. Bu uygulama, halka saygının, adam yerine konmanın, daha da önemlisi devlet terbiyesinin gereğiydi.

        Oysa şimdinin bürokratlarında halka bilgi verme gibi bir kaygı yok. Onlar öylesine “emir kulu” haline getirildiler ki, esameleri bile okunmuyor.

        Oysa eskiden çoğunu ismen, cismen tanırdık.

        Madem Kayayolları’ndan başladık devam edelim... Belkahve Rampası ayağında üç-dört yıl önce (belki de daha fazla) önemli ve gerekli bir kavşak düzenleme çalışması başlatıldı. İş o kadar yavaş, o kadar “isteksiz” devam etti ki, bir türlü bitmek bilmedi. O pembe koniler, kavşağın demirbaşı haline geldi. O yolu her hafta en az iki kez kullanan birisi olarak biliyorum; en son orta refüj bildiğimiz parke taşla kaplanıyor. 200-300 metrelik alanın kaplanması bir aydan fazla sürdü.

        Tabela asın da öğrenelim...

        Geliyoruz; şu meşhur Batı Anadolu Çimento Fabrikası’nın çapraz karşısında ara-sıra yürütülen çalışmalara. Üzerinde her hangi bir yapı bulunmayan alan, bitki örtüsünden temizlendi. Ara sıra da dozer görünüyor. Burada da temizlenen alanın ne yapılacağı, nasıl bir proje uygulanacağı, neye yarayacağına dair en küçük bir bilgilendirme yok.

        Kamu kurumlarının bölge ve ilgi müdürlerine hatırlatmak isterim; harcadığınız paraların asıl sahibi olan bizler, ne yaptığınızı bilmek istiyoruz. Sadece bağlı olduğunuz yüksek makamların bilmesi yetmiyor.

        Ama “biz sadece bizi bu göreve getiren ve tutan kişilere hesap veririz” diyorsanız, Allah size selamet versin, yolunuz da açık olsun.

        Hani olur ya; “sordunuz da söylemedik mi?” diyebilen de çıkabilir.

        O “müdür”, en iyisi bir yerlerden özel telefonuyla yönetimde bulunduğu kurumu arayıp bir soru soru sormak istesin bakalım. Bakalık kaç dakika oradan araya aktarılacak, kaç dakikası gedecek, buna rağmen istediği cevabı alabilecek mi?

        Bölge müdürleri, il müdürleri... Lütfen bir deneyin? İnsanın boyunun ölçüsünü öğrenmiş olmasından ne çıkar?

        Sanırsınız ki; kamu kuruluşlarının telefon santralı ayarlarını, “vatandaş söğüşleme konusunda özel yetişmişlik sahibi” telefon şirketleri elemanları yapıyor.

        Gazanferimiz’i de uğurluyoruz...

        Gazetecilikte bizim kuşağın en efendi, en çalışkan isimlerinden Gazanfer Karpat da maalesef yaşama veda etti. Üç ayrı kurumda yıllarca birlikte çalıştığım Gazanfer’in, bırakın kavga ettiğini, kimse ile tartıştığını bile görmedim. Ağzından hayır kelimesinin çıktığını da...

        Çalışma arkadaşlarından büyük küçük herkese “ağabey” diye hitap eden, sevgi, saygı dolu insan, sevgili arkadaşım Gazanfer Karpat’a Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum.

        Güle güle güzel insan... Mekanın cennet olsun...

        Diğer Yazılar