Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Zamansız ortaya çıkan tatilleri bazı işler için fırsat bilmek gerekiyor. Kimi okulların uyguladığı ara tatiller de bunlardan biri. Siz bu yazıyı okuduğunuz esnada biz dokuz günlük tatilin sonuna gelmiş olacağız. Yaz değil, kış değil, tatile çıkmanın vakti değilken çocukla şehirde vakit geçirmek için neler yapılabilir? Fazla seçenek yok. Alışveriş merkezine bayılan çocukların hatırına bir gün, birkaç saatlik bir turun ardından geriye hâlâ sekiz gün kalıyor.

        ARA TATİLE FİKİRLER

        Bir tanesinde güzel havayı değerlendirip Botanik Park ya da Mudanya'ya giderseniz hâlâ yedi gün var. Maalesef yarı yıl tatili olmadığından vizyonda çocuk filmi yok; bu da evdeki filmlere gömülmek için bir gün demek. Kalan günlerin birinde bir arkadaş ziyareti haklı olarak yapılmalı; bir gün de arkadaş gelmeli. Diğer günler için ama harika fikirlerim var! Üstelik evden çıkmak gerekmiyor, üstelik ev silkiniyor, kendine geliyor...

        HER ŞEY YERİNDE OLMALI

        İlk faaliyetimiz yıllardır orada burada duran, sürünen kalemlerle ilgiliydi. En son sanırım beş sene önce böyle bir işe kalkışmışımdır. Koca bir örtü yay, tüm kalemleri boca et; hepsinin uçlarını aç, yazmayan tükenmezleri ayır, çöpe at, derken hepsini muhteşem bir düzen içinde kategorilere ayır, çeşit çeşit kupalara doldur. Mükemmel bir his. Bir başka günün etkinliği karmakarışık dolaplar, oyuncaklar olabilir. Her şeyin yerli yerinde olduğu bir ev hayali de aslında zor değil; böylesi ortaya çıkan bir ara tatilde bunu anlıyor insan. Avantajı; benim bir freelance çalışan olarak böyle bir şeye vakit ayırabilecek konumda olmam; dezavantajı: Hımm, düşünüyorum da hiç yok!

        KAOTİK EV KAOTİK RUH HALİ

        Hep inandığım bir şey bu; ev karmakarışıkken kafa da karışık gibi geliyor insana. Ev düzenli, derli topluyken sanki beynin akışı daha uysal, daha dingin, daha mantıklı oluyor. Kaotik bir ev, eşittir kaotik bir ruh hali yani. Bu yüzden mesela, ders çalışacak olan çocuğun çalışma masasının tamamen tertemiz, oyalayıcı şeylerden uzak olmasına inanıyorum. Evde her yer dağınık olsa bile, çalışılacaksa önce o masa bir toplanacak; keza yemek yapılacaksa da tezgâhta dağınıklık olmayacak, bulaşıklar kalkmış olacak vesaire.

        BU KİTABI OKUYUN

        Ara tatili fırsat bilip elbette kitap da okunacak. Bu noktada size bir önerim var. Geliri "Bir çocuk daha okusun diye" YEKÜV 21. yy. Eğitim ve Kültür Vakfı'na aktarılacak olan "İmza: Kızın" kitabı, 114 kadının babalarına yazdıkları mektuplardan oluşan bir derleme. Yitik Ülke Yayınları'ndan çıkan kitapta benim de babama yazdığım mektup yer alıyor. Özge Mumcu'nun, babası Uğur Mumcu'ya yazdığı mektup dışında Ayşe Erbulak, Ayşe Tolga, Merve İldeniz, Parla Şenol gibi isimlerin babalarına mektuplarını görebilirsiniz. Almanız, okumanız dileğiyle iyi pazarlar.

        Diğer Yazılar