05 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
15 Kasım 2016 Salı, 09:25:46 Güncelleme:09:26:07

Kozaları delmek gerek!

 

“YAŞAMDAN kaçılarak sürdürülen şeyin yaşamak olduğuna emin miyiz?” Bu soru, Pangar Tiyatro’nun Uluslararası Avignon Tiyatro Festivali’nde prömiyer yapan ‘Kozalar’ adlı oyununun yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu’na ait. Adalet Ağaoğlu’nun 1971 yılında yazdığı oyun, isimlerini bilmediğimiz ama benzerlerine günümüzde de her an, her yerde rastladığımız üç kadınla buluşturuyor bizi.

ÜÇ MAYMUNU OYNAYAN ÜÇ KADIN
Üç maymunu oynamayı hayatlarının merkezine koymuş kadınlar bunlar. Dış dünyada kopan kıyameti görmemek, duymamak, bilmemek adına evlerinin dört duvarının arasına saklanmışlar. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” yaklaşımıyla, yılanın ömrüne ömür katanlardanlar. Kocalarının gölgesinde yaşayan, anneliğe bile bir iktidar aracı olarak bakan, kristal takımları, kürkleri ya da arsaları aracılığıyla birbirlerine üstünlük taslamaya kalkan kadınlar... Kendi tatlı canları yanmasın diye yapmadıkları yok ama birbirlerinin canını acıtmayı marifet sayıyorlar...
Kendilerine koruma kalkanı yaptıkları eşyaları kadar bile yer kaplamıyorlar hayatın içinde. Kişilikleri de dişilikleri de içler acısı halde! Varlığı yokluğu bir kategorisindeler çünkü dedikodudan ötesini üretmeyi bilmiyorlar. Bir araya geldikleri ev buluşmasında ellerinde yünler, durmadan örüyorlar. Asıl ördükleriyse kendilerini birer böcek gibi içine hapsettikleri kozalar... Korkularından ya da kendilerine dayatılanlardan sıyrılarak kozaları delmeyi, kelebeğe dönüşüp “Bir günlüğüne de olsa gerçekten yaşayacağım” demeyi beceremiyorlar.
Ayşenil Şamlıoğlu, grotesk bir dille sahneye taşımış oyunu. Beden dili, Yiğit Evgar ve Murat İpek’in imzasını taşıyan dekor, Tomris Kuzu imzalı kostümler, Cem Yılmazer’in ışık, Cansu Sakız’ınsa makyaj tasarımı bu grotesk yapının bütünleyici unsurları. Müziği Tuluğ Tırpan’ın, koreografisi Candaş Baş’ın, ses tasarımı Okan Yalabık’ın imzasını taşıyan oyunu izlerken attığım her kahkahadan sonra yüzümde bir sıcaklık aradım ama bulamadım. Bazı replikler ve gerçek hayattaki yansımaları öyle bir takıldı ki içime, zaman zaman kahkahalarımın arasında öylece donakaldım. Bunun adı yüzleşme! Ve ben bunu yarattığı için âşığım tiyatroya işte!

İŞTE O DELİK, TİYATRO!
Oyundaki üç kadını, etkili performanslarla Esra Dermancıoğlu, Binnur Kaya ve Demet Evgar canlandırıyor. Gerçekte, canlandırdıkları üçlünün tersine kendilerini gerçekleştirmeyi başarmış, hem hayat hem de sanat sahnesine kendi renklerini, seslerini katmış kadınlar onlar... Tıpkı yönetmenleri Ayşenil Şamlıoğlu gibi. İçimizin de dışımızın da boydan boya kozalarla örülmeye çalışıldığı bir dönemde, nefes almamızı ve gerçeğe aymamızı sağlayacak başlıca deliğin tiyatro olduğunu hatırlattılar bir kez daha bana. ‘Kozalar’ 22-29 Kasım’da Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde; ekleyin bu sezon izleyeceğiniz oyunlar listesine!


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Pazar 18 MPH
Kısmen Güneşli