Metin Arslan'dan Diyarbakırlı çocuklara en anlamlı armağan!
TİYATROYLA çocukluğundan beri dost olan biri olarak, ülkemizde sahnelenen çocuk oyunlarının çoğunun çocukları tiyatrodan soğutacak nitelikte olduğunu defalarca yazdım. Bu işin "Ne de olsa çocukları oyuna getiririz" düşüncesiyle yapılamayacağını... Çocuklar kendilerini oyuna getirmeye kalkanlar yüzünden hiç oyuna gitmez olabiliyor. Tiyatroyla tanıştıkları ilk an çok önemli. Ya ömürlük ya da maalesef sadece tek seyirlik bir macera başlıyor o anda. Diyarbakır Devlet Tiyatrosu'nun, prömiyeri 5 Şubat'ta yapılan 'Oz Büyücüsü' adlı müzikali, çocuk oyunları alanında iyi örnek teşkil eden sayılı prodüksiyonlardan biri. Özlem Saraç'ın Frank Baum'un aynı adlı romanından uyarlayarak yazdığı müzikalin 30 kişilik kadrosunda; Devlet Tiyatrosu'nun kadrolu oyuncularıyla Diyarbakırlı müzisyen ve dansçılar bir arada!
ŞARKILARA BAYILDIM
Geçtiğimiz hafta müzikalin yönetmeni Metin Arslan ve müziklerini yapan Erkin Hadimoğlu ve Ender Gündüzlü'yle birlikteydim. Arslan, çocuk tiyatrosu alanında çok tecrübeli bir isim. Çocukluğunu çocuk tiyatrosuyla yaşatanlardan. Yeni Türkü'nün üyelerinden Hadimoğlu, bugüne dek aralarında 'Süper Baba'nın da bulunduğu çok sayıda dizi ve film müziğine imza atmış bir isim. Ender Gündüzlü'yse son dönemin en popüler bestecileriden biri. 'Yalancı Şahidim', 'Direniyorum', 'Aşk Kaç Beden Giyer?' dillerden düşmeyen şarkılarından birkaçı. Bu iki önemli müzik adamı, 'Oz Büyücüsü'yle tiyatroya adım atmış durumda. Pop-rock tarzındaki müzikal için öyle muhteşem şarkılar hazırlamışlar ki; dinlerken tempo tutmadan duramadım. Kapalı gişe oynayan müzikalden bahsederken bu üçlünün gözlerinden taşan ışığa tanık etmenin tadını çıkarırken, içimden "Ne zaman Diyarbakır'a gitsem de müzikali izlesem" diye planlar yaptım.
Kostüm tasarımı Esra Selah'ın, dekor tasarımı Seyhan Kırca'nın, ışık tasarımı İzzettin Biçer'in, ses tasarımıysa Levent Ünal'ın imzasını taşıyan müzikalde başrolleri Gonca Coşkun, Özden Gököz, Mümtaz Mengi, Fatih Yurdakul, Pelin Tozkoparan, Birce Birsel Çağlar, Kerem Corogil, Uğur Çınar ve Ozan Hafızoğlu paylaşıyor. Müzikalin özellikle Metin Arslan'ın imzasını taşıyan şarkı sözlerine bayıldım. Favori şarkım 'Hayalsiz Hayat Yaşanmaz'ın sözleri, "Bir gün benzemez ötekine. Kaçırma hayatı yaşa sen de. Sev, ara, özle, düşle... Hayat güzel sevince... Herkesin bir Oz'u var, sen de kendi Oz'unu düşün" diye akıp gidiyor.
Bu sözler, hayal etmekten bihaber etten kemikten hayaletlerle dolu bir dünyada yaşamaya mahkûm edilen çocuklara, "Aslında sihirli değnek sensin, büyü senin kalbinde, hayallarinin peşinden uç" diye sesleniyor. Müzikaldeki yine dinlemeye doyamadığım bir başka şarkının sözleriyse "Güzel yürek herkese gerek, seven bir yüreğin kıymetini bilmek gerek" diye akıyor. Anlayacağınız şarkı sözleri sadece çocuklara değil, büyüklere de kıssadan hisse olacak cinsten! Ne güzel hatta şahane!
BÜYÜKLER DE İZLEMELİ
11 yaşında bir seyirci oyundan ayrılırken anı defterine, "Bu oyun bir çocuk oyunu değil. Anne-babalar da çocuklarıyla birlikte izlesin" yazmış. Eee, boşuna dememişler çocuktan al haberi diye... Dorothy, teneke adam, Oz büyücüsü, korkuluk ve aslan; bugünlerde Diyarbakır'da 7'den 70'e herkesi sahne tozu adı verilen en etkili ve zararsız büyüyle tanıştırıyor. Arslan'ı ve ekibini ayakta alkışlıyorum. Çocukları ve zekâlarını ciddiye alan böyle bir müzikalin darısı İstanbul ve tüm Türkiye'nin başına diyorum...
Haftanın suflesi
(Haldun Dormen)
“Göksel Kortay benim için ‘O elektrik düğmesini kapatır ve bir daha arkaya bakmaz, ileriye bakar’ der. 2 kez tiyatro kapadım, hiç arkama bakmadım. Herkes önüne baksın çünkü hayat çok kısa ve güzel.”