Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BU yazıyı yazmak için bilgisayarımın başına oturduğumda, önce çocukluğum belirdi yanımda. Kaç yıl önce olduğunu hatırlayamadığım ama duygusunu hâlâ dün gibi yaşadığım bir ana götürdü beni. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nın 'Lüküs Hayat' adlı oyununa... Biletler özellikle köşeden alınmış çünkü oyunun sonunda tiyatrocular seyircilerin etrafında dolaşacak. Kardeşimle bende büyük bir telaş; acaba alkışlarla çınlasın kulakları Suna Pekuysal'a, Zihni Göktay'a kim dokunacak? Ardından ilk gençliğim tuttu elimden, izlerken içimden defalarca "Bu oyun hiç bitmese" diye dua ettiğim 'Kafkas Tebeşir Dairesi'ne götürdü beni. Yönetmen Yücel Erten, sahnede Kemal Kocatürk, Şebnem Köstem, Naşit Özcan, Bahtiyar Engin ve daha kimler kimler... Sonra 30'larıma girdiğim dönemde ismine yakışır biçimde, bana hayallerimin peşinde uçmamın hayatta kendime verebileceğim en büyük armağan olduğunu hatırlatan 'Doğum Günü Partisi' adlı oyundan bir sahne saçlarımı okşadı.

        Buruk bir tebessümle baktım onlara ve İstanbul Şehir Tiyatroları'yla ilgili tüm anlarıma... Tebessümümün kaynağı bende yarattıkları ölümsüz duygular, burukluğunun nedeniyse son dönemde Şehir Tiyatroları'nın üzerine konuşlanan kapkara bulutlar! İskender Pala'nın tiyatroyu 'müstehcenlik'le suçladığı o tüylerimi diken diken eden yazısı, sahneden seyirciye, "Haksızlıklara karşı sesini çıkar, susma" diye haykıran 'Rosenbergler Ölmemeli' adlı oyunun kim vurduya gidip Şehir Tiyatroları'nın repertuvarından çıkarılması ve şimdi de evlere şenlik, saçmasapan bir yönetmelik!

        98 YILLIK GELENEK ÖLDÜRÜLECEK

        Yeni yönetmeliğe göre İstanbul Şehir Tiyatroları artık Genel Sanat Yönetmeni tarafından değil, belediyenin atayacağı bir müdür tarafından temsil edilecek. Daha açık bir ifadeyle Türk tiyatrosunun etkisi ölümsüz olan hayat öpücüğü Muhsin Ertuğrul'un koltuğuna bir bürokrat oturacak. Vah ki ne vah! Şehir Tiyatroları'nın 98 yıllık geleneğine darbe indirilecek, tiyatroyu artık tiyatrocular değil bürokratlar yönetecek.

        Şimdi sorarım size, en çok da bu yönetmeliği hazırlama gafletine düşenlere; bir lokantaya gitseniz ve yemeğinizi aşçının yerine muhasebe elemanının hazırlayacağını öğrenseniz ne tepki verirdiniz? Kalp ameliyatı için hastaneye gitseniz kendinizi cerrah yerine yazar kasanın başındaki görevliye teslim eder miydiniz? Çocuklarınıza okulda öğretmenler yerine, okulu inşa eden şirketin yetkilileri ders versin ister miydiniz? Tiyatro insanın ruhunun ve kalbinin doyduğu, iyileştiği, öğrendiği yer! Bu yönetmeliğin ortaya çıkışında katkısı bulunanlar nasıl bu gerçeği göz ardı eder! İnsana insanı insanla anlatan sanatı, nasıl olur da o sanatla yoğrulanlar yerine başkalarına emanet ederler!

        BU OYUNA SEYİRCİ KALMAYIN!

        Buyurun kültür başkenti İstanbul'un tiyatrosunun özgürlüğünü ve özgünlüğünü küle çevirecek olan yeni yönetmelikten nağmeler... Sahnelenecek oyunları belirleyen Edebi Kurul'daki sanatçı sayısı azaltılacak. Eski yönetmelikte sadece idari işlerle ilgilenen tiyatro müdürü, içeriğe de el atacak ve oyunlarda toplumun etik değerlerine özen gösterilmesini sağlayacak! Toplumun etik değerleri! Kime göre, neye göre! Moda tabirle 'edepsiz' oyunlar sergilenmesin diye, ahlak bekçileri dikecekler sanatın başına! Sanatta ayıp olur mu? Sanatçıya sınır koyulur mu? Bu, tiyatro adı verilen aynayı yere atıp paramparça etmek, sanatı sansürlemek demek! O aynanın cam kırıkları gün gelecek en çok toplumun içine batacak. Çünkü bu yönetmelik kabul edilirse, tiyatronun işlevi toplumu uyandırmaktan çıkacak, seyirci uyutulacak. İstanbul Şehir Tiyatroları'nın üzerinde gezinen kara bulutlar, bugünlerde 'Yeni Yönetmelik' adlı trajikomik bir oyun oynuyorlar. Mızıkçılık yaparak tiyatronun içine sızmaya çalışıyorlar. Şimdi, oyuna seyirci kalmama zamanıdır! Sanat bir ülkenin vicdanıdır. Vicdanının sesini dinle Türkiye!

        Haftanın suflesi

        "Efendiler:.. Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz; fakat sanatçı olamazsınız"' (Mustafa Kemal Atatürk)

        Haftanın REPLİĞİ

        "Şehir Tiyatroları yok edilemez"

        Diğer Yazılar