ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Yeni yıl yeni haller

26 Aralık 2010 Pazar, 12:31:20 Güncelleme:12:31:20
Elif Şafak

Elif Şafak

Gene eleştirelim birbirimizi. Ama EDEP ile. Rekabet edelim. Ama EDEP ile. Siyaset yapalım. Ama EDEP ile. 2011 'de bu dört harfli kelime rehber olsun bize
Yeni bir yıl kapımızda. Terütaze. Berrak bir su gibi. Her yılbaşında olduğu üzre bu kez de giden seneyi beli bükülmüş, ağzında dişi kalmamış bir dede, gelen seneyi ise henüz emekleyen bir bebek olarak gösteren karikatürler yayınlanacak. Peki ne değişecek iç dünyamızda? 2011 yeni olabilir ama "yeni" olan ne var bizde, benliğimizde? Zira kâinat sevmez tekrarları, monotonlukları, tıpatıp aynılıkları. Bu kavanoz dipli dünya çeşitlilikten ve farklılıktan beslenir; değişimden yanadır, değişebilmekten. İnsan ki bir garip varlıktır; en yücelere çıkmaya da en alçaklara inmeye de meyyal. İnsan ki vicdanla donanmıştır. Akıl ve ilimle. Kalp ve muhabbetle. Öğrenmekle yükümlüdür öyleyse; kendini geliştirmek, merak duygusunu yitirmemekle. Bir muhabbet zincirinde ufacık ama mühim bir halka olduğunu bilmekle yükümlüdür.
Kâinatın çemberi gece ve gündüz, derya ve damla, bütün ve katre, med-cezir üstüne kurulu. Bitirmek ve başlamak. Hiçbir zaman kendinden fazla emin olmamak lâzım öyleyse. Son noktayı koymamak. Kibirden uzak durmak. Kibir ki kalın kadifeden perdeler çeker gözümüze. Bakar ama göremez oluruz.
2011'e girerken gelin hep beraber bir yılbaşı temizliği yapalım. Dilimizde, zihnimizde ve gönlümüzde. Siyasette, medyada, gündelik yaşamda. Öyle kelimeler ve ifadeler var ki, tozlanmış, paslanmış. Elden geçirmekte fayda var. Bir bakalım yakından. Şayet miadını doldurmuşlarsa, kullanmayalım bundan böyle. Naftalinleyip kaldıralım Sönmüş Sözler Sandığı'na.
2011'de şunları görmek/duymak istemiyoruz:
■ Meclis'te hakaret, gerilim, küfür
■ Medyada hakaret, gerilim, küfür
■ Sokakta, okullarda, kampuslarda, tribünlerde hakaret, gerilim, küfür
Gene eleştirelim birbirimizi. Ama EDEP ile. Rekabet edelim. Ama EDEP ile. Siyaset yapalım. Ama EDEP ile. Yazılar yazalım. Ama EDEP ile. 2011'de bu dört harfli kelime rehber olsun bize.
Nice hastalıklar bulaşıcıdır, doğru. Ama nice devalar da öyle. Umut bulaşıcıdır mesela, yaratıcılık da. Güzele odaklanmak, başkaları hakkında olumlu düşünmek, yapıcı sözler sarf etmek bulaşıcıdır. Etrafımızdaki insanlar hırçın ise biz de hırçınlaşırız. Çevremizdekiler yaratıcı, iyi işler yapıyorsa, bulunduğumuz ortam bireysel farklılıkları teşvik ediyorsa, bizler de daha yaratıcı düşünmeye başlarız. Ve bizim muhabbetimiz de bir başkasına bulaşır. Hoyratlık nasıl hoyratlık doğurursa ahenk de ahenk getirir. Enerjinin tabiatı böyle. Tasavvuf yüzyıllardır bunu öğretir. Anlatır, anlamak isteyene...
★★★
Bir kafede oturmuşum. Bir şeyler okuyorum. İki sıra arkamdaki kadıncağız, kendi aralarında oyun oynayan, kıkır kıkır gülen çocuklarını susturmaya çalışıyor. İki haylaz oğlan. 9-10 yaşlarındalar. Çaya tuz döküyor, peçeteleri yırtıyorlar. Gürültücü, neşeli, yaramazlar. Susarlar mı hiç? Her şeye gülüyor, herkesle dalga geçiyorlar. Kadıncağız belli ki halinden bezmiş. Derken aniden, "Yeter güldüğünüz" diyor sesini yükselterek. "Çok gülerseniz çok ağlarsınız ha!"
Oğlanlar sus pus. Bir tuhaf sessizlik çöküyor masalarına. Oturduğum yerden düşünüyorum. Kendi çocukluğum geliyor aklıma. Ne çok duyardık bu lafı. Gülünce azar işitir, ayıp bir şey yapmış gibi hissederdik. Mahcup, tedirgin. Demek çok fazla şey değişmemiş bu anlamda. Ne o gün ne bugün ağız dolusu kahkahalar atan fazla kimse yok etrafımızda. Erkekler zaten pek böyle gülmezdi; kadınlar kahkaha atsalar "hafif" addedilirdi; çocuklar fazla gülünce işte böyle ikaz edilirdi. Halbuki neden? Kendimize ve çocuklarımıza ve gençlerimize gülmeyi yasak ya da uzak ettiğimiz gün kurumaya başlarız. Gökkuşağının renklerinden yoksun bir toplum oluveririz. Griler, kahverengiler, siyahlar arasında...
Bize yeni kelimeler gerek dostlar, yepyeni haller. Gözlerinin içi gülen insan başkalarını da güldürür, gülümsetir. Gülmek bulaşıcıdır. Yaratıcılık da. Umut da. Muhabbet de. Aşk da. Kahkaha atabilen erkekler, kahkaha atabilen kadınlar, kahkaha atabilen gençlerin sayısı katlanarak artsın 2011'de.

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN