HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.
Elif Şafak

Elif Şafak

Komşularımız ve biz

28 Nisan 2011 Perşembe, 10:06:50Güncelleme: 10:06:50

TÜRK demokrasisinin zaaflarını eleştiren olduğunda öteden beri söylenen bir söz vardır. Yarı analiz, yarı mazeret şeklinde. Zaman zaman başkalarından duyar, zaman zaman biz bize telaffuz ederiz:
"Ee burası çok zor bir coğrafya. Komşularımıza baksanıza mesela. Gönül isterdi ki İsviçre, Norveç, İsveç olsun etrafımızda ama onun yerine Irak, Suriye, İran... Demokrasinin esamisinin okunmadığı memleketlerle çevriliyiz. Bu topraklarda demokrasiyi sağlamak ve sağlamlaştırmak kolay iş değil."
Kısmen doğrudur. Ancak ifade özgürlüğünün sürekli kısıtlandığı ve bireyin devlet karşısında en ufak bir söz hakkının olmadığı memleketlere sınır komşusu olmak, bize kendi demokrasimizdeki sistematik arızaları, yapısal bozuklukları önemsememek ya da "hoş görmek" hakkını vermez. Tam tersine, etrafımızda olan biten bir derstir hepimize, görebilen göze.
O ülkelerle aynı yolda gitmemek, onlara benzememek, benzeri kapalı ve baskıcı rejimlere özenmemek için daha çok sebep, ilham ve itki verir. Eşdeyişle, komşularımız ne kadar antidemokratik ise bizler de, Türkiye olarak, o kadar sağlam ve samimi bir demokrasi olmak durumundayız. Ancak böyle bu bölgede, bu yüzyılda bir fark yaratabiliriz.
Bu çetin coğrafyada birbiri ardına büyük değişimler yaşanıyor. Üç ay gibi kısa bir süre içinde nereden nereye gelindi? Değişim talepleri arttıkça, ne yazık ki baskıcı zihniyetlerin korkusu da, tepkisi de derinleşiyor. Ve o zaman hata üstüne hata yapıyor, daha da batıyorlar.
Suriye'de bugün yaşanan budur. Son ayaklanmalarda, güvenlik güçlerinin şiddet kullanması sonucunda 400 kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Her kapalı toplumda olduğu gibi burada da rakamlar durumu tam aydınlatamıyor. Konuşulmayan, dışarıya henüz sızmamış çok fazla nokta olsa gerek.
Bununla beraber artık mızrak çuvala sığmıyor. Esad rejimi, telafisi olmayan bir yola girdi. Korkunç bir insanlık ayıbına imza attı. Suriye den yepyeni bir Libya çıkarmak yolundalar. Koltuğunda kalabilmek için kendi halkına ateş açan bir yönetim...
Bugün Orta ve Yakın Doğu da sadece krallar ya da siyaset sahnesini hanedanlığa çeviren politikacılar değil tahtından edilen, aynı zamanda köhnemiş bir zihniyet düşüyor. Şu anki rüzgârın nereye kadar eseceğini aslında kimse kestiremiyor.
Tek bilinen şu: Artık otoriter sistemler tutunamıyor, ayakta kalamıyor. Halkın, gençlerin, kadınların, demokrasi talebinin karşısında duramıyor. Dünyaya da kendi insanına da statükoculuğunu anlatamıyor.
                                                                      ★
Eskiden TIME Dergisi en önemli 100 kişi arasında, ağırlıklı olarak yöneticileri, iş dünyasını ve ünlüleri gösterirdi. Dünya meselelerinde ve kamuoyu önünde en çok onların sözü geçer, borusu öterdi. Ama artık devran değişiyor.
Bilmem dikkatinizi çekti mi; şu anki "Önemli Şahıslar Listesi" çok başka. Artık düne kadar ismini dahi duymadığımız sıradan vatandaşların, aktivistlerin, öğrencilerin, demokrasiye gönül vermiş gençlerin, Facebook'ta ve internet genelinde demokratik örgütlenmelere imza atan romantik ve idealist bireylerin isimleri var TIME listesinde.
Bu gençler yepyeni bir dönemi müjdeliyor. Onların talepleriyle şekilleniyor yüzyıl. Üstelik değişime en kapalı, en otokratik ve en durağan zannedilen sistemlerde bile.

Diğer Yazıları

14 sene sonra et yemeye nasıl başladım

  • Yayın Tarihi: 14/09/14 11:00
  • [javascript protected email address]
Eski dostlarım otoburları terk ediyorum. Damak tadım değişirken yeni ve köklü bir kültür keşfediyorum: Etoburların renkli dünyası! Bir yandan da merak ediyorum. Et yemeye başlayınca acaba bende neler değişecek? Öyle ya, Alman atasözündeki gibi, "İnsan ne...
Devamını Oku

Türkler ağaçlara öyle hürmet ederler ki...

  • Yayın Tarihi: 30/05/13 10:20
  • [javascript protected email address]
KANIKSADIĞIMIZ için düşünmüyoruz ama aslında dilimizdeki en eski kelimelerden biridir "ağaç". Yüzyıllar boyunca bu kadar çok değişim geçiren bir dilin içindeki en kadim ve en köklü sözcüklerden. Ağaç dediğin mübarekti eskiden. Şimdi inanması zor gelse...
Devamını Oku

Hatunlar ve romanlar

  • Yayın Tarihi: 26/05/13 11:34
  • [javascript protected email address]
Konuşma yapmak üzere çağrıldığım Uluslararası PEN edebiyat etkinliğinde salona bakıyorum dikkatlice. Londra'da bir konferans merkezi burası. Seyircilerin yüzde 85'i kadın. Farklı yaş gruplarından ve mesleklerden gelmekteler. İngiliz, İrlandalı, İskoç,...
Devamını Oku

Anadilde eğitim hakkı

  • Yayın Tarihi: 23/05/13 10:51
  • [javascript protected email address]
UNESCO'nun önemle altını çizdiği evrensel bir ilke var. Bir çocuk en iyi anadilinde okuyarak ve yazarak öğrenmeye başlar. 21 Şubat bu gerçeği vurgulamak için Anadilde Eğitim Günü ilan edildi; Doğu-Batı her yerde kutlanmakta.Aynı zamanda şunu da biliyoruz...
Devamını Oku

Babalarının günahlarını oğullar mı sırtlar?

  • Yayın Tarihi: 19/05/13 09:40
  • [javascript protected email address]
Bir arkadaşım vardı, bundan nice zaman evvel. Babası sert, asabi, asık suratlı bir adamdı, asla tebessüm etmeyen. Ona buna bağırdığına, ileri geri konuştuğuna ve bir seferinde küfrederek birinin üzerine yürüdüğüne şahit olmuştuk; karısını ve...
Devamını Oku
Tüm Yazıları