• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Ercan Kumcu

Ercan Kumcu

[javascript protected email address]

IMF artık daha açık ve sert konuşuyor

02 Şubat 2012 Perşembe, 09:42:59

Yıllık istişare toplantılarından sonra IMF uzmanlarının Türkiye ekonomisi hakkında hazırladıkları rapor alışılmıştan daha açık ve daha sert. IMF uzmanlarının eskiden satır arasında verdikleri mesajlar artık açıkça veriliyor.
IMF'nin tarz değiştirmesinin arkasında birkaç neden var. Birincisi, IMF çok politik davrandığı için eleştiriliyor. Küresel kriz öncesi IMF'nin riskleri yeterince göremediği söyleniyor. IMF de kendini "Gördük, ama hiç kimse üzerine alınmadı" diye savunuyor. Bir anlamda IMF, "Madem satır aralarını okuyamıyorsunuz, mesajlarımızı artık doğrudan vereceğiz" diyor.
Bir diğer neden, Türkiye'nin G-20 üyesi olması. Küresel ekonomik istikrarın gözetilmesi konusunda IMF'ye özel bir görev verildi. IMF, G-20 ülkeleri üzerine periyodik raporlar hazırlayıp G-20 ülkeleri liderleriyle paylaşıyor. Türkiye ekonomisi artık daha fazla göz önünde. Bu raporlardaki Türkiye bölümünü yazanlar, yıllık istişare toplantılarına katılan ve ülke üzerine rapor yazan IMF takımı. Dolayısıyla, IMF takımı Türkiye ekonomisi konusunda çok daha açık olma ihtiyacı duyuyor. Onlar da eskiye göre artık daha fazla göz önünde.

NE DİYORLAR?
IMF raporunda irdelenen konular zaten biliniyor. Bu konuların işleniş biçimine birkaç örnek verilebilir. IMF uzmanlarının değerlendirmelerinde deniyor ki:
1 - "Geçmişte uygulamaya konan politikalar son iki buçuk yıldır Türkiye ekonomisinin kıskandırıcı ölçüde büyümesine yol açtı." IMF ile yapılan program çerçevesinde 2008 yılı başına kadar yapılanlar övülüyor.
2- "Bununla birlikte, Türkiye ekonomisinin rekabetçi konumunda bir gerileme yaşandı." İşgücü ve ürün piyasalarına yönelik gerekli reformların ertelenmesi eleştiriliyor. Enflasyonun diğer gelişmekte olan ülkelerden daha yüksek olmasına ve ücret ayarlamalarının açık ya da zımni bir biçimde enflasyona endekslenmiş olmasına vurgu yapılıyor.
3- "Sermaye hareketlerinin yeniden canlanmasına karşı yetersiz politika tepkisi, ekonomik büyümenin yeniden dengesiz bir eğilime girmesine neden oldu." Kamu dengesinde yapısal dengenin bozulduğu, para politikasının çok öne çıkmakla beraber yetersiz kaldığı söyleniyor.
4- "Ekonomideki zayıflıklar çok çabuk baş gösterdi." Dış açıkların banka borçlanmaları ve kaynağı belirsiz kaynaklarla finanse edildiğine vurgu yapılıyor. Bütçedeki iyileşmenin bir defalık gelirlerle sağlandığı söyleniyor.
5- "Ekonomi politikalarının çerçevesinin yeniden çizilmesi, Türkiye ekonomisinin sermaye akımına endeksli büyüme eğilimini azaltabilir." Para politikasına çok yaslanıldığı, çok ciddi mali sıkılaştırmanın gerekli olduğu iddia ediliyor. Reformlara ağırlık verilmesi tavsiye ediliyor.
6- "Çok daha fazla güçlendirilmiş maliye politikaları duruşu, yeni denge için gerekli politika seçenekleri içinde anahtar rolü oynuyor."
7- "Para politikası faizinin kararlı bir biçimde artırılması, enflasyon beklentilerinin yönlendirilmesi ve para politikasının itibarı açısından çok önemli."
8- "Sermaye hareketlerinin ters dönmeye başlaması, Türkiye'nin yeni zorluklarla karşı karşıya kalmasına neden oluyor."
9- "İşgücü ve ürün piyasalarındaki reformların daha fazla ertelenmesi, Türkiye ekonomisinin rekabet gücü, sosyal eşitlik ve oynak sermaye hareketleriyle mücadele açılarından çok tehlikelidir."
IMF artık açık ve sert konuşuyor. Alışılmadığından, dikkat çekiyor. Farklı dönemlerde yapılan büyüme tahminleri arasındaki farklara takılıp "IMF'nin de kafası karışık" gibi sloganlardan kurtulup söylenenleri daha ciddiye almakta yarar var.

Diğer Yazıları

Tahmin hataları ve piyasalar

  • Yayın Tarihi: 24/05/12 09:29
  • [javascript protected email address]
Finans piyasaları "haber" üzerine hareket eder. Her yeni haber ekonomik birimlerin ileriye dönük beklentilerini değiştirir. Değişen beklentiler ekonomik birimlerin arz ya da talep duruşlarının güncellenmesine yol açar. Sonuçta, piyasada dengeler...
Devamını Oku

Hem kemer sıkma hem de büyüme

  • Yayın Tarihi: 23/05/12 09:31
  • [javascript protected email address]
Avrupa'da liderler krizle mücadelede başarısız oldular. Bundan sonra da başarılı olabilecekleri yönünde en ufak bir işaret vermiyorlar. Doğal olarak seçmenler, lider değişikliğine gidiyor. Fransa'daki iktidar değişikliği "borç krizi" çıktığından bu yana...
Devamını Oku

Bankalar ekonominin aynasıdır

  • Yayın Tarihi: 22/05/12 09:48
  • [javascript protected email address]
2010 ve 2011 yıllarındaki yüksek ekonomik büyüme sonucunda artan cari işlemler açığının tetikleyicisi olarak banka kredilerinin çok hızlı arttığı görüldü. Banka kredilerindeki artışla cari işlemler açığının milli gelire oranı arasındaki ilişkiden yola...
Devamını Oku

Enflasyon, büyüme ve riskler

  • Yayın Tarihi: 21/05/12 09:43
  • [javascript protected email address]
Ekonomik büyümenin yavaşladığı, buna karşılık enflasyonun yükseldiği bir dönemdeyiz. Bu yılın ilk üç ayı için en iyimser tahmin ekonomik büyümenin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3'ün altında olacağı yönünde. Kötümser tahminler sıfıra kadar gidiyor....
Devamını Oku

Dış ticaret haddi

  • Yayın Tarihi: 17/05/12 09:39
  • [javascript protected email address]
Geçenlerde bir yazımda dış ticaret haddi konusuna değinmiştim. Dış ticaret haddi ihraç edilen malların ortalama fiyatının ithal edilen malların ortalama fiyatına bölümüdür. Dış ticaret haddi lehimize geliştiğinde ihraç fiyatlarının ithal fiyatlarından...
Devamını Oku
Tüm Yazıları