SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Çocukları tarladan, evden kaçırıp ‘Büyümek için acele etmeyin’ dediler

04 Eylül 2016 Pazar, 02:13:45 Güncelleme:08:46:14
Esen Evran

Esen Evran

[javascript protected email address]

Türkiye’de çocukların yüzde 55’i çalıştırılıyor. 6-17 yaş grubundaki 15 milyon 247 bin çocuktan 893 bini sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinde, 7 milyon 503 bini ev işlerinde olmak üzere toplam 8 milyon 397’si çalıştırılıyor.

Hafta ortasında, Ege Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (ESİAD) davetlisi olarak bulunduğumuz Bergama’nın Kınık İlçesi Arpaseki Köyü’nde çocuklarla sohbet ederken, aynı gün gazetelerde bu araştırma vardı. Adana Kent Konseyi Çocuk İşçiliği ile Mücadele ve Çalışan Çocukları İzleme Komitesi’nin yaptığı araştırma.

ESİAD, çocuk işçiliğiyle mücadelede yer almak gerektiğinden hareketle Ege Bölgesi’ndeki çiftçi ailelerin çocuklarının, öncelikle eğitimlerini tamamlamalarına ve çocukluklarını yaşamalarına destek olmak üzere yola çıkmış. Ve geçtiğimiz yıl “Eğlenceli Bilim Köyümüzde” adlı bir sosyal sorumluluk projesi hayata geçirilmiş. Bu proje ile Ege Bölgesi’nin köylerinde yaşayan ve yaşamlarını çiftçilik yaparak devam ettiren ailelerin çocuklarının erken yaşta tarlada çalışmasının önüne geçilmesi amaçlanmış.

Proje kapsamında çiftçi ailelerin 9-12 yaş aralığındaki çocuklarına yönelik yaz tatili aktiviteleri planlanmış. Geçtiğimiz yıl Denizli’nin Tavas İlçesi’nde hayata geçirilen projede 2 haftalık yaz kamplarında 2 köyde toplam 82 çocuğa ulaşılmış. Çocuklar ve aileler benimseyince proje bu yıl Ege Bölgesi’nde İzmir, Manisa, Aydın ve Uşak’taki 8 köye daha yaygınlaştırılmış. Ve 526 çocuğa ulaşılmış.

Biz Arpaseki Köyü’nde çocuklarla bir araya geldik. Cem’e, Gökçe’ye, Serpil’e sorduk. “Tatillerde ne yapıyorsunuz” diye. Gözleri oyun için parlayan bu çocuklar, sabah 05.00’te, 06.00’da yataklarından çıkıp tarlaya gittiklerini anlattılar. Serinlikte çalışılsın diye. Tarım yapılan her yerde bu, sık sık karşımıza çıkan bir gerçek. Tarlaya gitmeyen çocuk da çocukluğunu yaşamıyor, o da evin kadını oluveriyor erkenden. Oysa bu çocukların içinde fark edilmeyi, üzerine emek verilmeyi bekleyen o kadar çok yetenek, ilgi var ki.

Nitekim bu kurslar da bunu ortaya çıkarmış. Örneğin bir çocuğun dijital teknolojilere çok merakı olduğu ortaya çıkmış. Arkadaşlarıyla birlikte bir kısa film yapmış. Bazılarının içinde bir tasarımcı gizli, yaptıkları keçe çantaları görünce şaşırdık. Kimi ritim duygusunu fark etmiş, o güne kadar hiç de hissetmediği. Üstelik bu yeteneklerin hiçbirinin, geleneksel okul eğitiminde fark edilmesi de olanaklı değil.

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN