ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
27 Aralık 2016 Salı, 01:00:04 Güncelleme:08:48:37

‘Ürkek olmayalım, bu dönem geçer, ama markalar kalır’

 

90’lı yılların sonunda Türkiye’deki hazırgiyim sektörünü hatırlıyorum. Sektör içe dönük, piyasa Türk markalarının egemenliğinde, yılda sadece 2 sezon üretim yapılıyor. Daha fast fashion (hızlı moda) kavramı bile bilinmiyor. Ve bir İspanyol markası, bir Türk hazırgiyimci ile birlikte Türkiye pazarına giriyor. Ortalık yıkılmış, tüm Türk markaları, o İspanyol markasının Türk temsilcisine tavır almıştı. Sonra, 10 yıldan fazla zaman geçti. Bu kez “H&M Türkiye’ye gelecek, bizim markalar bitecek” efsanesi dolandı dillerde.

Yıl 2017, bugün ne o korktuğumuz markalar bizim markaları yok etti, ne de yabancı marka korkusu kaldı. Peki ne oldu? Şu oldu. Herkes hızlandı, herkes modayı daha ulaşılabilir fiyatlara üretmeyi öğrendi. Ve pek çok Türk markası gitti, Türkiye’ye gelecek diye korktuğu markaların ülkesinde mağaza açtı.

Geçtiğimiz hafta Koton’un kurucuları Yılmaz Yılmaz ve Gülden Yılmaz ile Almanya’nın en büyük ikinci kenti Hamburg’da açılan mağazayı ziyaret ettik. Koton, şehrin göbeğinde, tam da kendi kulvarındaki rakiplerin, H&M ve Mango’nun ortasına geçip kuruluvermiş. Tam 2 bin metrekarelik alanda, ikinci günün sonunda 472 mağaza içindeki en yüksek ciroya ulaşmış. Yılmaz Yılmaz, Hamburg’daki Türk nüfus bir yana müşterilerinin yüzde 70’ini Almanların oluşturduğunu söyledi.

2016’yı 2.8 milyar lira perakende cirosu, yaklaşık 500 milyon lira ihracat ile kapatmaya hazırlanan Koton için bu yıl farklı kategorilerde yeni yatırım kararları açısından da hareketli bir yıl olmuş. Koton Jeans ve Koton Beauty bu yıl öncelikle konsantre olunan kategoriler.

2017’de de 31’i yurtiçinde 36’sı yurtdışında olmak üzere 67 yeni mağaza açılması planlanıyor. Koton’un bulunduğu ülke sayısının da 26’dan 29’a çıkması planlanıyor. Bu, yurtiçinde yüzde 33, yurtdışında yüzde 67 olmak üzere yüzde 42 büyüme demek.

Hız artık çok önemli. 2016’da yılda 30 bin, haftada 600, günde 80 yeni ürün mağazalara girmiş. Gülden Yılmaz, “Hızlı moda artık başlı başına oyun değiştirici. Üretimimizin büyük bölümünü Türkiye’de yaptırıyoruz. Bu dönem rekabet gücümüzü artırmak anlamında çok iyi bir dönem” dedi. Bir de başka bir gerçek var ki piyasanın yeni durumunu özetliyor: C1 ve C2 SES (sosyoekonomik statü) gruplarında düzenli olarak büyüyen marka son dönemde AA ve A+ lokasyonlarında da büyümeler yakalamaya başlamış. Bu da aslında ulaşılabilir modaya herkesin ihtiyacı olduğunu, buraya yatırım yapmanın doğru olduğunu gösteriyor. Boşuna değil, bu yıl 200 milyon liranın üzerinde yatırım yapan şirket bunun üçte birinden fazlasını tasarım departmanına harcamış.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
HAVA DURUMU
Salı 9 MPH 20°
Az Bulutlu
EN ÇOK OKUNANLAR
  • 2 İngiltere'de konser sırasında patlama!
  • 3 "O fotoğrafları yayımlayabilmek için 20 yıl bekledim"
  • 4 "İkimizden biri yarın doğacak güneşi göremeyecek"