SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Helal sana Gülşen, devam

15 Eylül 2016 Perşembe, 00:41:22 Güncelleme:08:44:14
Esin Övet

Esin Övet

 

Gülşen neredeyse doğuracak. Çok az kaldı ama hâlâ çalışıyor, hiç durmuyor.

Demet Akalın da son güne kadar sahnede kalmıştı. Hatta Ebru Gündeş de öyle.

Bir dönem hamilelik, hastalık olarak algılanırdı. Kadınlar oflayıp puflardı. Bir de çok kilo alırlardı. Artık öyle değil. Anneler daha bilinçli, hem çalışıyor, hem spor yapıyorlar.

Sürekli koşturuyorlar. Doğuruyor, üç-beş gün sonra tekrar çalışmaya başlıyorlar. Gülşen de onlardan olacak belli.

Bugün Bodrum’da sahneye çıkıyor. Arada yine konserleri var. 14 Ekim’de İstanbul Opera’da eşi Ozan Çolakoğlu çalacak, Gülşen söyleyecek.

Onu da izlemeye gideceğim. Merak ediyorum, kaç kilo almış, nasıl olmuş? Uzun süredir görmüyorum onu. Yediğine, içtiğine fazlasıyla dikkat ettiğini biliyorum. Hamile Gülşen sahnesinden detaylar bu köşede olacak. Bilgilendiririm.

 

EDİS İKİ DÖNÜYOR, İKİ KOL HAREKETİ YAPIYOR, HOP TAMAM

Beyonce’yi ağzımız açık izliyoruz. Jennifer Lopez’i, Justin Timberlake’i deseniz öyle. Justin Bieber’i hiç söylemiyorum. Hem canlı söylüyorlar hem dans ediyorlar. İki saat yerlerinde durmuyorlar. Bizimkiler ise “Dans dersi alıyorum, onu yapıyorum, bunu yapıyorum” diyor, ama bir bakıyorsun iki kendi ekseninde dönüyor, üç beş kol hareketi yapıyor, hop tamam. Dans etti mi, etti.

Geçen akşam Opera’ya gittim. Ozan Çolakoğlu DJ kabinindeydi, uzun süredir ortalarda görünmeyen Edis de sahnedeydi. “Benim Ol” şarkısıyla müzik dünyasına giriş yapmış, şimdi de “Dudak”la dikkatleri çekmiş Türk pop müziğinin son yeteneklerinden Edis. İlk çıktığı günden bu yana ciddi bir hayran kitlesi oluşturdu.

İstanbul bayram nedeniyle boş olmasına rağmen mekân tıklım tıklımdı. Edis de heyecanlıydı, yeni şarkısını birkaç kez söyledi. Enerjisi iyiydi. Edis’in geleceği parlak.

Tamam hiçbir sorun yok ama Edis belli ki çalışmıyor. Daha çok çalışması, işine yatırım yapması lazım ki yıllarca kendinden söz ettirebilsin.

Mesela dans edemiyor. Sahnede kalas gibi. Az biraz çalışsa. Oysa daha 90 doğumlu, yani 26 yaşında. O kadar başında ki her şeyin. İzlettiriyor kendini. Herkes gözünü ayırmıyor.

Madonna 50 yaşını geçmiş, günde 8 saat dans, müzik çalıştığını söylüyor her fırsatta. Neden? Sizce neden çalışıyor?

Artık o Madonna olmuş, çalışmasına ihtiyaç var mı? Sadece bir ülke değil tüm dünya tanıyor. Ama o yeni çıkmış bir sanatçı gibi sürekli çalışıyor.

Benden Edis’e küçük bir tavsiye. Çalışması gerekiyor. Enerjisi, sesi harika. Dans etmek de yakışıyor ona. Birkaç farklı şey yapsa kimse gözlerini ayıramayacak sahneden. Bir de Ozan Çolakoğlu ve Gülşen gibi usta isimlerle sürekli dirsek temasında.

Harika işler çıkacak belli. Ama biraz fark yaratmak gerek. İki sene sonra bir de şarkı bulamazsa aman aman, geçmiş olsun. Bu kadar ilgi, para, şöhret bir anda gider.

Şöhret ürkek bir kuştur. Bir kaçtı mı geçmiş olsun bir daha gelmez.

 

COOL OLMAK YA DA OLMAMAK

-Son günlerde “cool olma” peşinde koşan çok kişi var. Bir ayran reklamı da işte tam bu konuya parmak basmış. Anlayana o kadar güzel mesaj var ki.

- Lahmacunu kebapçıda yersin cool olmaz, plajda yersin cool olur.

- “Annemin elbisesini giydim” dersin cool olmaz, “Vintage” dersin cool olur.

- “Mangal” dersin cool olmaz, “Barbekü” dersin cool olur.

- “Makarna” dersin cool olmaz, “Spagetti” dersin cool olur.

Böyle uzayıp gidiyor.

Ben de birkaç tane ekleyeyim istedim. Yaz geride kalırken benim gözlemlediğim birkaç cool olma yarışı:

- “Köyde tatil yaptım” dersin cool olmaz, “Fransa’nın köylerinde yaptım” dersin cool olur.

- “Mikonos’a tatile gittim” dersin cool olmaz, “Ibiza’ya gittim” dersin cool olur.

- “Adalar’da tatil yaptım” dersin cool olmaz, “Yunan adalarını turladım” dersin cool olur.

- “Maniküre gittim” dersin cool olmaz, “Manikürcü eve geldi” dersin cool olur.

- “İndirimden aldım” dersin cool olmaz, “Milano’dan aldım” dersin cool olur.

 

SİZ UYURKEN

- Opera tuvaletinde bir kız, diğer kız arkadaşını azarlıyor. Kız, “Hiç oynamıyorsun. Sürekli elinde bir telefon. Yeter, bırak artık şu telefonu, yoksa bırakıp gideceğim seni. Tek başıma oynuyorum ben orada” diyor.

- Chef Mezze tuvaletinde bir kadın telefonla konuşuyor. Kadın “Bak şimdi oraya geliyorum. İnan altını üstüne getireceğim oranın, bekle beni” diyor, o arada makyajını tazeliyor, saçını toparlıyor. Ama çok sinirli. Arada yine telefonla başka birini arayıp olayı anlatıyor. Olay karışık. Ben burada anlatmaya kalkarsam içinden çıkamam.

 

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN