07 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
08 Ekim 2016 Cumartesi, 01:50:13 Güncelleme:08:43:43

‘Kıyafet ve kuaför paramın yarısını ver’

 

Kadın-erkek ilişkileri dünyada herkesin ilgisini çeken, hatta merak uyandıran konuların en başında gelir. Geçen hafta Madrid’de, “Arda Turan’ın meşhur ettiği yer” olarak bilinen Ten Con Ten’de 13 senedir Madrid’de yaşayan bir Türk kadın arkadaşla tam da bu konuları konuşurken bana, “8 aydır erkek arkadaşımla aynı evde yaşıyorum. Kirayı bir senelik ortak ödedik. Faturaları da bölüşüyoruz. Madridli kadının erkeklerle derdi büyük. Türk erkeklerine kurban olayım” dedi.

Hatta bir başka kadın arkadaşının, ilk buluşmada hesabı ödetmeye çalışan İspanyol erkeğe verdiği dersi de anlattı. Meğer İspanyol erkekleri her zaman hesabı yarı yarıya ödemek istermiş. Kendi tanıdığı bir kadının da bu duruma isyan edip ilk buluşmaya çıktığı adama, “Bak bugün seninle buluşmak için bir elbise aldım ve kuaföre gittim. Tüm bunlara 150 Euro harcadım. Lütfen bu masrafımın yarı parasını da sen öder misin?” deyip masadan kalkarak adamı terk etmiş.

İspanya’da bu konuda tüm kadınların dertli olduğunu anlatan kız arkadaşım, “Türk erkekleri hesabı ödetmezler. Önemsiz gibi görünüyor ama çok önemli detaylar bunlar” diye dert yandı.

 

ARDA TURAN’IN MEKÂNI

Son günlerde Arda Turan’ın adını ekstra fazla duydunuz farkındayım. Ama futbolla ilgili yazmam, yazamam. Her işi bilenin yapmasından yanayım. Ben, Madrid’in en meşhur mekânlarından biri olan Ten Con Ten’den bahsedeceğim. Çünkü burası Arda Turan’la anılıyor. Arda Turan, Atletico Madrid’de oynadığı zamanlarda bu mekâna çok fazla gittiği için meşhur etmiş ve sonrasında tüm futbolcular da gitmeye başlamış. Ben de gittim. Gayet keyifli ve barı çok güzel. Yemek yemedim ama yemekleri de çok lezzetliymiş.

Bu arada Türk olmak böyle bir duygu. Sosyal medyada Ten Con Ten’le ilgili bir fotoğraf paylaştıktan sonra Arda Turan, “Bir şeye ihtiyacın olursa haberim olsun” diye mesaj attı. İnanın kendimi çok iyi hissettim. Neden mi? Arda ile zaman zaman yazdığım haberler yüzünden tartışmışlığım vardır. Ancak ne kadar kavga etsek de memleketten uzakta olduğun zaman böyle bir mesaj insana iyi geliyor.

“İş ayrı, insanlık ayrı” kavramının altını çizdiği için bu notu özellikle yazdım. Bazılarına da belki küçük bir ders olur. Yoksa genelde özel mesajlaşmaları asla yazmıyorum ve konu etmiyorum.

 

YEMEDEN GEÇME

Eğer gittiğiniz yerlerde enteresan tatlar keşfetmek istiyor ve yolunuz Madrid’e düştüyse, mutlaka Amazonico’ya gidin derim. Öncelikle mekânın dekoru, tabakları ve sunumlar çok güzel. Ve yemek öncesi kokteylleri mutlaka deneyin. Hepsi harika ve değişik sunumlarla size geliyor.

Balık, et ve suşi var. Ve en meşhur tatlısı da pina con caramelo. Ananaslar ızgara ateşinde bir güzel pişiyor ve karamelle sunum yapılıyor.

Zaten herkes de bu görüntüyü paylaşıyor sosyal medyada. İçtiğin içkiye göre fiyat değişiyor ama genel olarak kişi başı 80 Euro ödeniyor. Aklınızda bulunsun.

 

MADRİD’DEN DÖNERKEN AKLIMDA KALAN

- Madrid’de hem çok şey var hem hiçbir şey yok gibi.

- Herkes çok bakımlı ve şık. Özellikle 40 ve 50 yaş üstü hanımlar inanılmaz bakımlı.

- Erkekleri, Türk erkekleri gibi çapkın. Ve sizi ciddi ciddi süzüyorlar.

- Elinizde bardakla mekânın ya da barın önüne çıkmanıza asla izin vermiyorlar. Yani ülkemizdeki gibi bardağı al başka bir mekâna geç, hatta taksiye bin gibi bir durum söz konusu değil.

- Mekânlarda sigara içilmiyor. Ancak nargile içilen yerler var. Oralarda da sigara içmek yasak.

- Restoranlarda son dakika bir arkadaşınız geldi, asla sandalye eklemiyorlar. Çok zorlamanız ya da mekânın sahibini tanıyor olmanız lazım. Onda bile uğraştırıyorlar.

- Öğle yemeği 14.00’ten sonra başlıyor. 21.00’den önce de akşam yemeği yiyecek yer bulmak zor. 24.00’te bile yemeğe oturdukları oluyor.

- Eve günlük kadın almak için kiliseye başvurabilirsiniz. Çünkü kilise size bu konuda yardımcı oluyormuş. Saatlik olarak çalışıyorlarmış. Ve saatliği de 12 Euro.

- Kadınların genelde hepsi şort giyiyor.

- Cuma öğlene kadar çalışıyor, hafta sonları çok eğleniyorlarmış. Fakat perşembe günleri de mekânların en kalabalık gecesiymiş.

- Pazar akşamı çok yer açık değil. Sadece Ramses diye bir mekân açık. Orası da kalabalık. Ama sokaklar bomboş.

- Bibo Restaurant yeni açılmış. Kişi başı 80 Euro’ya çıkıyorsunuz. Gayet şık ve yemekleri güzel. Açılır açılmaz popüler olmuş.

- Bizim gibi sütlaç tatlıları var. Adına da “sütlü pirinç” diyorlar.

- Patatesli omleti pek meşhur. Herkes onu yiyor.

- Taksi tarifesi, gününe göre değişiyor. Bazı günler 2, bazı günler 3, bazı günler gece yarısından sonra 4 katı oluyormuş.

 

ESCOBAR FIRTINASI ESİYOR

Şu ara görüyorum, Türkiye’de de tam bir Narcos fırtınası esiyor. Ben bu fırtınaya çok önce kapıldığım için artık normal geliyor bana. Madrid’de insanlar tam bir Escobar hayranı. Hatta şu an Türkiye’de izlenen dizinin başka versiyonlarını tavsiye ettiler bana. Ama o bölümler daha kanlı, daha acımasızmış. Uçakta, otobüste bile ellerindeki küçük aletlerle Narcos izliyorlar.

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Çarşamba 29 MPH
Kısmen Güneşli ve Sağanak Yağışlı