10 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
19 Ekim 2016 Çarşamba, 09:27:05 Güncelleme:09:37:26

Beren değil Meryem’den MARIA PUDER OLUR

 

MADEM sosyal medyanın ve magazin dünyasının gündeminde Sabahattin Ali’nin ‘Kürk Mantolu Madonna’sı var o halde güne yine böyle başlayalım. Hatta dizi olursa ne olur, onu konuşalım. Belki “Okudum” deyip de ‘okumamış’ olan birkaç kişinin daha ilgisini çeker kitap.
Öncelikle kitap, dizi âlemi yörüngesine ve tabii Ece Yörenç’in yörüngesine çoktan girmişti. “Beren Saat de oynayacak” türünde haberler çıktı. Ece iyi bir senaristtir ve tanıdığım kadarıyla Beren’i Maria Puder yapmaz, yapmamalı. Bence Ece, Beren Saat’i Maria Puder’in yıllar sonra ortaya çıkacak kızı yapar. Hatta hiç düşünmesin aynen böyle yapsın. Meryem Uzerli’den de iyi bir Maria Puder olur. Benden söylemesi.

 

Patronu jüri yapsın

“BEN magazin yorumcusuyum” diye kendini tanıtan kişi diyor ki: “Kitabı okudum. Madonna’nın hayatı. Beren Saat çok iyi oynar.” Aslında bir şey bilmeden diyor. Bir senedir kitapçıların en üst rafında olan bir kitap için diyor bunu. Bir de her gün ekrana çıkıyor. Gaf üstüne gaf anlayacağınız.
Okumak zorunda değil. Ama “Kitabı okudum” deyip anlattıkça anlatması, kahramanı Madonna sanması ve “Beren Saat oynar” demesi korkunç. Kendisine süper gözlemci ödülünü vereceğim. Patronu çok yetenekli magazin yorumcusunu alıp ‘Yetenek Sizsiniz’ jürisine oturtsun. Hatta şarkı yarışmasından Sibel Can’ı ya da Hadise’yi kaldırıp kendisini oturtsun. Süper yetenekler bulacağı kesin.

 

Magazin yorumculuğu

ALLAH aşkına çekin şu ellerinizi bilmediğiniz işlerden. Biz yıllardır bu mesleğe emek verdik. Ben kalkıp da Ahmet Hakan’ın yaptığı siyaset programını sunmaya kalkıyor muyum? Ya da yorumculuğa soyunuyor muyum?
Daha önce defalarca yazdım, yine yazıyorum. “Bilmiyorum” demek kötü bir şey değildir. Bilmeyebilirsiniz. Yıllar önce Jess Molho‘yla yaptığımız televizyon programında sorular sorulduğunda “Bilmiyorum ama hemen soralım, doğrusunu öğrenelim” dediğimde moderatör Molho “Aaa bilmiyor musun, nasıl bilmiyorsun?” diye canlı yayında benimle dalga geçer, beni küçük düşürmeye çalışırdı. Oysa bilmiyor olabilirsiniz. Okumuyor da olabilirsiniz. Kimse sizinle bu yüzden dalga geçmez. “Bilmiyorum” deyip de biliyormuş gibi yaparsanız dalga geçer.
Yıllardır bu işi yapan, emek veren, sahip çıkan biri olarak magazin yorumculuğunu bu noktalara getiren, aşağılara düşüren hiç kimseye saygı göstermiyorum. Ne kanal patronuna ne yapımcıya ne de o masaya oturanlara. Her gün ekrana çıkıyorsan bir şeyler bilmek, gündemi takip etmek zorundasın. Etmiyorsan bu çirkin durum olur işte.
Magazini ciddiye almayıp hatta “Magazin canım ne olacak işte, yalan yanlış” diye bakan hatta bu mesleği aşağılara çekmeye çalışan herkese lafım. Sizler yüzünden bizim mesleğimize burun kıvrılıyor. Hani günlerde oturup magazin konuşan teyzelerimiz var ya. İşte onları alıp oturtsanız daha samimi bir sohbet olur. Daha ilgi çekici olur. Hem “Ben oldum” diyen birçok kişi de saçmasapan yorumlar yapmamış olur.

 

Bizim insanımız

- Okumadığı halde “Okudum” der.
- İzlemediği halde “İzledim” der.
- Duymadığı halde “Duydum” der. Biliyormuş gibi yapar.
- Görmediği halde “Gördüm” der.
- Gitmediği halde “Gittim” der.
- Sevmediği halde “Sevdim” der.
- Dedikodu yaptığı halde “Yapmadım”  der.

 

Harbiye’ye veda

PAZAR akşamı Kenan Doğulu’nun konseri vardı Harbiye Açıkhava’da. HT Masa yayınımız olduğu için gidemedim. Ama o gün orada olanlar çok şanslı. Hem Kenan Doğulu konseri hem de Harbiye Açıkhava’daki son konserlerden birine şahit oldular.
Malumunuz artık böyle bir konser alanı olmayacak. Değişiyor, kapanıyor, yenileniyor. Çok acı, insan çok üzülüyor. Orada geçen anılar, geceler, konserler gözümün önünden geçiyor. Ben Harbiye Açıkhava’yla tanıştığımda yıl 1992’ydi. Kayahan konseriydi. İnanın o tarihten bu zamana sayısız şarkılar dinledim orada. Yıldızlar altında avaz avaz şarkılar söyledim. Çok acıdır ki yeni nesil bu keyfi hiç yaşayamayacak.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Cumartesi 20 MPH 12°
Kısmen Güneşli