Öne Çıkanlar
Son Dakika
16.12.2017 - 09:05 | Güncelleme:

Lobideki dayak ve bir siyasi cinayet

 

OYUNCU Hakan Yılmaz’ın 5 yıldızlı otel lobisinde, herkesin gözü önünde dayak yemesi bir rezaletti.

Otel güvenliğinin olayı izlemesi ise daha büyük rezalet.

Yılmaz’ı döven kişinin kavgayı başlatma nedeninin Hakan Yılmaz’ın kendisini tanımaması olması ise rezaletin daha büyüğüydü.

Saldırganın çıkarıldığı mahkeme tarafından 5 dakikada serbest bırakılması ise ne büyük rezalet.

Peki diyeceksiniz ki, bu dayağın, geçmişin siyasi cinayetlerinden biriyle ne alakası var?

Anlatayım.

Oyuncu Hakan Yılmaz’a saldıran kişinin adı Denizhan Vural.

Kim bu Denizhan Vural?

Hacı Vural’ın oğlu.

“İyi de Hacı Vural kim?” diyenleriniz olacaktır.

Hacı Vural, 1994 yılında ANAP Milletvekili Alpaslan Pehlivanlı’yı Kırıkkale’de öldüren kişidir.

Hacı Vural, bu cinayet nedeniyle 24 yıl hapse mahkûm oldu.

Cezasını çekti ve çıktı.

O dönemde Hacı Vural’ı bu cinayete azmettirenin ANAP Keskin İlçe Başkanı Metin Vural olduğu iddia edilmişti.

Metin Vural da, katil Hacı Vural’ın ağabeyi, Denizhan Vural’ın da amcasıydı.

Pehlivanlı cinayetinin azmettiricisi olduğu iddia edilen Metin Vural da Pehlivanlı’nın öldürülmesinden 8 ay sonra, failleri hâlâ bulunamamış bir cinayetle öldürüldü.

Metin Vural’ı öldürenlerin ise Susurluk kazasıyla ortaya dökülen ilişkilerde adı geçen polis memuru Ayhan Çarkın ve ekibi olduğu iddia edilse de hiçbir zaman kanıtlanamadı. (Aynı ekip Ömer Lütfü Topal cinayetiyle de anılmıştı.)

Bilinen ise Pehlivanlı’nın Çatlı ile çok yakın arkadaş olduğuydu ve Çatlı’nın kızı tarafından yazılan kitapta da buna yer veriliyordu.

İşte oyuncu Hakan Yılmaz’ı otel lobisinde döven Denizhan Vural’ın aile öyküsü bu.

Bu hikâyeyi bilince, lobideki dayağa pek de şaşırmıyor insan.

Armudun dibine düşmesine şaşırmadığı gibi.

**************

ILICAK'TAN MESAJ

CEZAEVİNDEKİ gazeteci Nazlı Ilıcak’ın kızı Aslı aradı dün.

“Annemin çok selamları” var diye başladı ve Nazlı Hanım’ın mesajını iletti. Nazlı Ilıcak geçen gün kaleme aldığım “Bu cezalar çok” mealindeki yazımla ilgili şu mesajı iletmiş:

“Doğrudur, ben Ergenekon Davası’na destek verdim. Doğrudur, ben sadece bugün değil, kendimi bildim bileli askeri vesayete karşı çıktım. Doğrudur hatalarım oldu. Ama süreç içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı bir komplo düzenlendiğini fark ettim ve bu komployu düzenleyenlerle ilişkimi kestim. Kesmekle kalmadım, bu komplolara ve hukuksuzluklara karşı çıktım. Benim ilişkide olmakla suçlandığım kişilerle ilişkide olduğum dönemde, bu kişilerle herkesin, siyasi iktidarın mensuplarının dahi benden daha yakın ilişkileri vardı. Gelişmeler komploları ortaya çıkarınca ben de bu komploları kuranlarla mücadeleye başladım. Fatih bunları bilsin.”

Ben onu bunu bilmem ya da pek çok şeyi bilirim.

Fark etmez.

Ben sadece şunu söylüyorum.

İstenen cezalar fazladır.

Hakkaniyetli değildir.

Kimsede adalet duygusu uyandıran ceza talepleri değildir.

************

ŞANSA YAŞIYORUZ

B.K yoluna gitmemiz an meselesi, gitmememiz şans meselesi.

Önceki gün halı saha maçından çıkan 16 yaşındaki Emircan, arkadaşlarıyla çiğköfte yemeye giderken, iki aşağılık grubun çatışmasına denk geliyor ve hayatını kaybediyor.

Sizi bilmem ama benim için şaşırtıcı değil.

İstanbul’da her an böyle bir olay başınıza gelebilir.

Önceki akşam, İstanbul’un göbeğinde, İstanbul Valisi’nin de resmi konutunun bulunduğu Valikonağı Caddesi’nde yürüyorum. Saat 21.00 civarı.

Valinin evi, konsolosluklar 50 metre mesafede.

3 otomobil kornalar çalarak yaklaşıyor.

Sonra birdenbire 2 camdan 2 genç dışarı uzanıyor, ellerindeki tabancaları görüyorum.

Hemen bir binanın kapı arasına atıyorum kendimi.

Bir anda 2 silah birden patlamaya başlıyor.

En az 8-10 el atılıyor. Havaya sıkıyorlar ama her yer apartman dolu. Bir camdan girip birini öldürmesi işten değil. Bir cayırtı kopuyor.

Sıka sıka uzaklaşıyorlar.

3 gün önce İİT Zirvesi’nin yapıldığı yere 100 metre mesafede.

Karanlıkta kaybolup gidiyorlar.

Hepimiz şansa yaşıyoruz.

Emircan ise bizim kadar şanslı değildi sadece.

**********

SOSYAL MEDYA VE GENÇLİK

İDDIALI bir laf edeyim mi?

Bana sorarsanız, sosyal medya denilen şeyin geleceği çok parlak değil.

En azından büyük bölümünün.

Çünkü dikkatimi çeken bir şey var.

Yeni neslin, yani gençlerin önemli bir bölümü Instagram, Twitter gibi sosyal medya uygulamalarından giderek uzaklaşıyor.

Instagram’ı görgüsüzlük ve seviyesizlik, Twitter’ı ise terbiyesizlik ve kalitesizlik olarak algılayan ve özenle uzak duran bir genç nesil gözlemliyorum.

Dahası buraları aktif olarak kullanan ebeveynlerinden bile şikâyet eden, bu yüzden ailelerine kızan çok sayıda genç gözüme çarpıyor.

Bunlar arasında sanki sadece WhatsApp’ın bir geleceği varmış gibi duruyor.

***********

SADECE BOLU MU!

BOLU’da bir yerel televizyon sahibi, işadamlarına “Seni FETÖ’cü ilan ederim” şantajı yaparken enselendi.

Bunun bir sektör haline geldiğini aylar önce yazdım.

FETÖ meselesi, futboldaki şike sektörü gibi bir sektör yaratmış anlaşılan.

Keşke mesele Bolu’daki bir yerel televizyon kanalıyla sınırlı kalmasa.

Çünkü kendini iktidara yakın olarak konumlayan pek çok gazeteci hakkında benzer iddialar var.

Kimisi serbest, kimisi tutuklu, kimisi kaçak işadamlarına; kimisi görevde, kimisi müstafi, kimisi görevden alınmış belediye başkanlarına “Seni FETÖ’cülükten kurtarırım” ya da “Seni FETÖ’cü ilan ederim” şeklindeki tehditlerle bu kişilerden nakdi veya ayni “avantalar” alan, gazetecilerin hikâyeleri ortalıkta dolaşıyor.

Bunlarla ilgili iktidar partisine bile fısıldanan şikâyetler gırla.

Umarım bu “şantaj ve tehdit” operasyonları “bilmedik” isimlerle sınırlı kalmaz...

**********

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Yıllarca seçimin erdeminden bahsedenler, atanmışları seçilmişlerin üzerine çıkarmadığı zaman.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 16 Aralık 2017 Cumartesi 21:46
    istanbula vali adayi olsana
  • Misafir 16 Aralık 2017 Cumartesi 16:21
    istanbul emliyet müdürü ve valisi bence acilen değişmeli ve bence 2 yakaya ayrılmalı emliyet belediye v.s
  • Misafir 16 Aralık 2017 Cumartesi 15:37
    Insh , bu twitter, instagram tahminin tutar
  • Misafir 16 Aralık 2017 Cumartesi 14:53
    NAZLI ILICAK ONUN HAPSE GİRMEDEN EN SON NAGEHAN ALÇIYLA GİRDİĞİ TARTIŞMALARI ÇOK İYİ BİLİYORUZ EN ATEŞLİ FTÖ SAVUNUCUSUYDU HAPİSTEMİ ANLAMIŞ VE SAVUMAKDAN VAZGEÇMİŞ BİZ ONU DIŞARDAYKEN HİÇ ÖYLE GÖRMEDİKDE
  • Misafir 16 Aralık 2017 Cumartesi 14:32
    iktidar bunca imkanlarına rağmen gürültü ile mücadelesi , sokak magandalarına karşı mücadelesi nerdeyse 0 (sıfır)
  • Misafir 16 Aralık 2017 Cumartesi 14:30
    Nazlı Ilıcak yanlış yerde durduğunu farkedemedi.
  • Misafir 16 Aralık 2017 Cumartesi 14:13
    NE ZAMAN ADAM OLURUZ HER MAHALLEYE POLİS OKULU VE TOPLUM PSIKOLOJİSİ İLE İLGİLİ DOKTORLARIN HAZIR BULUNDURMASIYLA BİRLİKTE İNSANLARI FAYDALI BİREYLER HALİNE GETİRİLEBİLDİ GİNİ ANLADIGIMIZ DA .
  • Misafir 16 Aralık 2017 Cumartesi 13:53
    sayın ılıcak 14 temmuz gecesi tv den "yine yeşillendi fındık dalları" derken pek neşeliydin. yemezler . yaptın seçimi buldun tarafını şimdi ceza zamanı....
  • Misafir 16 Aralık 2017 Cumartesi 12:58
    Fatih Bey,yazsanız da şu '' İİT '' kısaltması ve adı hem söylenişi hem de çağrışımı güzel bir isim ve kısaltma ile değiştirilsin.
  • Misafir 16 Aralık 2017 Cumartesi 11:45
    abi yazıların daha uzun olsa keşke
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Perşembe 26 MPH 10°
Sağanak Yağışlı