Son Dakika
09.06.2018 - 04:05 | Güncelleme:

En iyi ekonomi anlatan lider

 

DOLARIN ateşi düştü.

Tek bir nedeni var.

Ekonominin temel mantığına karşı kürek çekmekten vazgeçilmiş olması.

Bakan Mehmet Şimşek, “Yabancılara faiz artırımı sözü vermedik” dedikten sonra Merkez Bankası faizleri bir kez daha artırınca dolar olması gereken yere doğru geriledi.

Daha geriler mi?

OHAL kalkarsa, yargı bağımsızlığına güven artarsa biraz daha geriler.

Çünkü ancak o zaman dünyada başıboş gezen para bundan önce olduğu gibi Türkiye’ye yönelir.

Ama benden size söylemesi, gelen para doğru yere yatırılmazsa bu gerileme çok uzun sürmez.

Yıllar önce yazdım, yıllar önce söyledim.

Tekrarlamakta fayda var.

Yol yapmak, köprü yapmak iyidir.

İster devlet yapsın, ister özel sektör.

Ülkenin büyüme rakamlarına, istihdamına katkıda bulunur.

Ama ne kadar?

Yapıldığı süre boyunca.

Gayri safi milli hasılanız 500 milyar dolarsa, o yıl 25 milyar dolarlık yol ve köprü yaparsanız yüzde 5 büyüme getirir sayısal olarak.

Ama sonrası olmaz.

Bir kereliktir.

Sınırsız para bulmanız ve ülkenin üzerini yollarla kaplamanız mümkün olmadığı için bir kereliktir.

Hatta sonrasında bu yolların, köprülerin parasının geri ödemesi başlar.

Büyümek bir yana, küçültmeye başlatır sizi.

Çare üretime kaynak aktarmaktır.

Yapabiliyorsan katma değeri yüksek üretimdir.

Onu beceremiyorsan, katma değeri düşük üretim bile idare eder.

Yüksek veya düşük katma değer şarttır, üretim farzdır.

“Yol yapmayalım mı?” diyenler olabilir.

Yapalım elbet, ama tüm kaynaklarla değil.

Üretim derken de sadece fabrikadan söz etmiyorum.

Tarım da bunun içindedir, hizmet de.

Keza emlak sektörü de.

Kaynağın büyük bölümünü emlaka yatırırsan başta bir miktar tasarrufu ekonomiye döndürürsün.

Ama o evleri alacak kişilerin sayısını artırman da gerekir.

Yani birilerinin para kazanması ve o parayla emlak alması lazım.

Üretmeyen, üretime katılamayan biri nasıl emlaka yatıracak parayı kazanır?

Kazanamaz elbet.

Türkiye’nin meselesi budur. Basittir.

Ve konuşan liderleri dinliyorum.

Bunu bu açıklıkta anlatan tek bir lider görüyorum.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu.

Siyasi görüşünün yanından geçmem mümkün değil.

Ama ekonomiyle ilgili söylediği her sözün altına imzamı atarım.

**********

YAPMAMAK DAHA KOLAY

DÜN “Dünya Okyanuslar Günü”ydü.

Dünyanın üçte ikisini oluşturan ve giderek yaşanmaz hale getirdiğimiz okyanusların günü.

Gün vesilesiyle size birkaç küçük bilgi vereyim.

Biliyor musunuz, denize attığımız tek bir pet şişenin, doğada yok olması tam tamına 450 yıl sürüyor. Daha iyi anlamanız için bir örnek vermek gerekirse, eğer Kanuni Sultan Süleyman zamanında plastik şişe üretilmiş olsaydı ve cihan padişahı kullandığı bir pet şişeyi denize atmış olsaydı o şişe hâlâ deniz üzerinde yüzüyor olacaktı.

Peki şu anda denizlere ne kadar plastik atıyoruz, bir fikriniz var mı?

Yoksa olsun.

Yılda 1440 TIR dolusu plastiği denizlere boca ediyoruz.

Sonra da “İklim değişiyor, ne yapacağız?” diye düşünüyoruz.

Bir şey yapmamız gerekmiyor aslında.

Sadece bazı şeyleri yapmamamız gerekiyor.

**********

SOĞUK SAVAŞ MI ACABA?

ABD’nin “komünist” ya da “kömünistimsi” ülkelerdeki diplomatlarına bir haller oluyor.

Ne mi oluyor?

Hikâye ilginç. Buyurun okumaya. Obama’nın Küba’yla diplomatik ilişkileri yeniden kurma kararından sonra, ABD birkaç genç diplomatını Küba’nın başkenti Havana’ya atar.

Bu diplomatlardan biri son derece keyifli bir Havana akşamında, devrim öncesi Kübalı bir milyonere ait olan muhteşem güzellikteki İspanyol tarzı villasında denize karşı oturmuş, bir yandan viskisini yudumlamakta, bir yandan da ülkesinde asla bulamayacağı şahane bir Küba purosunu tüttürmektedir.

O sırada oldukça tiz ve güçlü bir ses yükselmeye başlar.

Diplomat sese kulak kabartır.

Daha önce duymadığı bir sestir. “Küba’ya mahsus irice bir böcek olmalı” diye düşünür rahatsız edici ses için.

Bir süre sonra ses kesilir.

Birkaç gün sonra aynı diplomat eşiyle birlikte iki villa yandaki bir başka Amerikalı diplomatın evinde mangal yapmaktadır.

Hafif serin Küba akşamında yine aynı ses duyulmaya başlar.

Herkes “Bir tür ağustosböceği olmalı” diye düşünür.

İçlerinden biri gidip araştırmaya başlar ama sesin kaynağı olan böceği bulamaz. Bir süre sonra ses yine kesilir.

Ertesi gün Kübalı bahçıvanlara talimat verilir, böcek taraması yapılır, ama ortada bu sesi çıkaracak türde bir böcek yoktur.

Yine de bahçe ilaçlanır.

Ancak ses aralıklı olarak duyulmaya devam eder günlerce.

O kadar ki, diplomatlardan biri bu sesi telefonuyla kaydeder.

Uzmanlara dinletir. Böyle ses çıkaran bir böcek olmadığını öğrenir.

Aradan bir ay geçer.

Birdenbire sese maruz kalan Amerikan misyonunda kalıcı duyma hasarı, baş dönmesi ve başka nörolojik belirtiler görülmeye başlar.

İçlerinden biri ABD’ye gittiğinde doktora gider.

Uzun araştırmalar yapılır. Bu semptomlarla kendini gösterecek bir fiziksel rahatsızlığı yoktur diplomatın.

Sonunda Dışişleri Bakanlığı bunun Küba’nın Amerikalılara yönelik bir saldırısı olduğuna karar verir.

Ve Trump yönetimiyle birlikte bu olayın da etkisiyle ilişkiler bozulmaya başlar.

Bu olayın sırrı tazeliğini korurken, şimdi benzer bir şekilde Çin’deki ABD’i diplomatlarda da benzer sorunlar, nedensiz rahatsızlıklar baş göstermeye başlar.

Şimdi Amerikan hükümeti bu ülkelerde diplomatlarına nasıl bir saldırı yapıldığını çözmeye çalışmakla meşgul.

Soğuk Savaş yeni bir şekilde yeniden başlıyor gibi görünüyor. Bakalım Moskova’da Amerikalı diplomatları ne gibi şeyler bekliyor.

**********

CEM YILMAZ'IN DÖNÜŞÜ

GEÇMİŞTE gazetecilerle hep dostane bir ilişkisi olan, magazin muhabirleriyle kavga etmek yerine şakalaşmayı tercih eden ender ünlülerden biriydi Cem Yılmaz.

Fakat sonra ne olduysa oldu, içine Okan Bayülgen kaçtı ve her gördüğü yerde magazin muhabirleriyle atışmaya, tartışmaya, kavga etmeye başladı.

Cem Yılmaz’a hiç yakışmayan, üzerine oturmayan bir tavırdı bu.

Ancak şimdi yine eskiye dönmesini keyifle izliyorum.

Defne Samyeli ile birlikte olmaya başladıktan sonra geldi bu değişim.

Kaçmıyor, kızmıyor, küfür kâfir gitmiyor, saklanmıyor.

Son derece doğal bir biçimde ilişkisini yaşıyor, bunu izleyen medyayla da hiçbir sorun yaşamıyor.

Eski Cem Yılmaz’ın dönüşünü keyifle izliyorum. Ona böylesi yakışıyor çünkü.

**********

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kötülere hoşgörünün iyilere yapılmış haksızlık olduğunu anladığımız zaman.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 12 Haziran 2018 Salı 05:23
    Reis Başkan Türkiye Şampiyon
  • Misafir 11 Haziran 2018 Pazartesi 13:09
    sayın Altaylı, sanırım Muharrem İnce yi dinlemediniz. ekonomi ile ilgili direkt bu cümleler olmasa da mantık olarak aynı şeyleri anlatıyor.
  • Misafir 10 Haziran 2018 Pazar 04:00
    fatih bey 10.05.2018 tarihli yazınızı bekliyorım saat 04.00
  • Misafir 10 Haziran 2018 Pazar 00:46
    mükemmel ve çok dogru tespitler
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazartesi 18 MPH 25°
Kısmen Güneşli