Fatih Altaylı

Fatih Altaylı

[javascript protected email address]

Ehliyetler geri verilecek mi?

19 Şubat 2011 Cumartesi, 06:30:43Güncelleme: 06:30:43

YENİ bir düzenleme yapılarak hız ve alkol sınırlamaları değiştiriliyor.
Hız sınırlamasının değiştirilmesi çok yerinde.
Özellikle sabit radar uygulamaları, hayatın olağan akışıyla çelişmeye başlamıştı. İstanbul’un bazı yerlerinde 30’a kadar inen sınırlamalarla cezasız kimse kalmayacak gibi duruyordu. Öyle ki, sınırlamalara uysan trafik akışı duracak, uymasan ceza puanı dolacaktı.
Bunların değişmesi yerinde.
Yıllar önce ABD’de bazı bölgelerde hız sınırının 70 mile çıkarılmasıyla ilgili bir yetkiliyle konuşmuştum.
“55 mil sınırına uyan kalmamıştı. Ya herkese ceza kesecektik ya göz yumup yasayı çiğnemenin cezasız kalabileceği yolunda bir inanç oluşmasına göz yumacaktık. Ya da sınırı değiştirecektik. Biz sınırı değiştirerek doğru olanı yaptık” demişti.
Yıllar önce bunu da yazmıştım.
Şimdi yapılan da bu galiba.
Bence yerinde.
Ancak alkolle ilgili sınırlamanın değiştirilmesine bir anlam veremedim.
Hele hele yüzde yüz artırılmasına hiç.
Alkollü araç kullanmada sınır 0.50’den 1.0’e çıkarılıyor.
Bence biraz fazla gibi.
Tabii çevremizde çokça, “Abi sınır 0.50, ben 0.52 ile ehliyeti kaptırdım” gibi laflar işitiyoruz ama sonuçta alkollü araç kullanmak pek doğru bir hareket değil.
Üstelik bu alkol kiminde 0.50’de bile tehlike yaratırken, kimini pek bozmuyor. Doğru oranı bulmak zor.
Bence en doğrusu 0.50’yi koruyup, yüzde 10 veya 20’lik bir toleransı kural haline getirmek olabilirdi.
Tabii sınırın yukarı çekilmesi bir başka hak talebini de gündeme getirebilir.
Yasal değişikliklerin vatandaş lehine geriye işlemesi de söz konusu olduğuna göre şimdi 1.0 promilin altında alkolle yakalanıp ehliyetini kaptıranlar bu durumda ehliyetlerini geri isteme hakkına sahip olacaklar.

Bakan'dan açıklama
BAKAN Hayati Yazıcı aradı.
Dünkü yazımı okumuş.
Bakan Yazıcı'nın, "Bu kadar büyük çaplı soruşturmada gerçekten ufak tefek haksızlıklar olur" cümlesine karşı İtalyan hukuk üstadı Cesare Beccaria'nın "1 masumun cezalandırılmasındansa binlerce suçlunun cezasız kalmasını yeğlerim" sözünü hatırlatmıştım.
Bunun için aramış.
"Ben o anlamda söylemedim"
dedi.
"Haksızlıkların olması normaldir demedim. Öyle anladıysanız üzülürüm. Beni tanırsınız. Böyle bir laf etmem" diyerek, "Bu yazı vesilesiyle de olsa beni hatırlamanız iyi. Hiç değilse konuşmuş olduk"
sitemini iletti.
"Bakın ben buradaki olmuş, olması muhtemel hataları normalleştirmeye, önemsizleştirmeye çalışmıyorum. Gazeteciler bana konuyu sorunca
ben olayı derinlemesine bilmeden bu konuda ahkâm kesmenin doğru olmayacağını söylemeye çalıştım" diyen Bakan Yazıcı'ya göre böylesi bir soruşturma yapılırken mutlaka bazı haksızlıklar olmuştur.
Çünkü şöyle diyor: "Ben o lafı bunlar normaldir anlamında söylemedim. Kusursuzluk yoktur. Kusurlar olmuş olabilir ama bunlar yargılama aşamasında düzeltilir anlamında söyledim. İddianamelerde haksızlıklar, yanlışlıklar yapılabilir. Ama bunların hepsi yargı aşamasında görülür, düzeltilir diye söyledim. Aksini düşünmek haksızlık olur. Sadece bilmeyenler, konuya hâkim olmayanlar eşelemesin, yargının suyunu bulandırmasın."
Bakan Hayati Yazıcı'nın açıklaması bu.
Umarım dediği gibi olur.
Varsa haksızlıklar, ki var gibi duruyor, yargı aşamasında düzeltilir.

Hastalıkla kampanya olur mu?
TELEVİZYONLARDA sigarayla ilgili bir kampanya var.
Bir iki kere izledim. Artık izlemiyorum. İzleyemiyorum.
Azılı bir sigara düşmanı olmasına rağmen kızıma izletmiyorum, zaten benim de izlemeye içim elvermiyor.
Gırtlak kanseri olmuş bir adamı gösteriyor kampanyanın tanıtım filmi.
Ama hiç hoş bir film değil.
Belki sigaranın zararlarını göstermesi açısından bu kadar irite edici, bu kadar rahatsız edici bir reklam gerekiyor bilmiyorum fakat reklamın bana göre iki sakıncası var.
Birincisi, çocuklar üzerinde yarattığı olumsuz etki.
İkincisi ise kanser hastalarını sanki öcü gibi göstermesi.
Türkiye'de büyük ihtimalle bu durumda olan yüzlerce, belki de binlerce kanser hastası var.
Gırtlak kanseri.
Bu kampanya, gırtlak kanseri olmuş kişileri sanki toplum dışı, sanki korkulacak, utanılacak bir durumun pençesindeymiş gibi gösteriyor.
Özellikle bu durumdaki hastaları, çocuklar için bir korku nesnesi haline getiriyor.
Ben kendi adıma bir hastalığın, böylesine bir kampanya konusu haline getirilmesine karşıyım.
Bilmem siz ne düşünüyorsunuz!

NE ZAMAN ADAM OLURUZ
Alkol düşmanı olmadığımızı göstermek için yolları sarhoşlara bırakmadığımız zaman.

Diğer Yazıları

Makbuller ve hainler

  • Yayın Tarihi: 20/04/14 03:29
  • [javascript protected email address]
ALLAH var, AK Parti hükümetleri 12 yıllık iktidarları boyunca çok şey yaptılar. Binlerce kilometre duble yol yaptılar. Onlarca havalimanı yaptılar, yaptırttılar veya yenilediler, yenilettiler. TOKİ vasıtasıyla yüz binlerce konut yaptılar veya...
Devamını Oku

Passotakip bugün tribünde, yarın her yerde

  • Yayın Tarihi: 19/04/14 05:53
  • [javascript protected email address]
SEZON açılışında gündemdeydi e-bilet uygulaması. Elektronik bilet uygulamasına geçilecek, tribünde kim nerede oturuyor kesinlikle belli olacak, kimse aldığı bileti başkasına veremeyecekti. Gezi olaylarından yeni çıkmıştık ama siyasete yönelik tribün...
Devamını Oku

Seçim bitti, Yıldırım gitti

  • Yayın Tarihi: 18/04/14 05:53
  • [javascript protected email address]
FENERBAHÇE Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'a verilen hapis cezası aylar önce Yargıtay tarafından onanmıştı. Ancak karar infaz edilmiyor, Aziz Yıldırım yeniden yakalanarak cezaevine gönderilmiyordu. Herkes "Niye?" diye soruyordu. "Resmi yanıt" şöyleydi: ...
Devamını Oku

Başbakan nelere pişmandır!

  • Yayın Tarihi: 17/04/14 04:34
  • [javascript protected email address]
POLİTİK atmosfere bakınca, Başbakan Erdoğan'ın geçmiş dönemde kendi yaptıklarıyla ilgili hangi konularda pişmanlık duyuyor olabileceğini düşündüm. Cemaat'le ilişkilere gireceğimi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Başbakan'ın burada bir pişmanlığı olduğunu...
Devamını Oku

Antiparalelcilerin evrak-ı metrukesi

  • Yayın Tarihi: 16/04/14 05:49
  • [javascript protected email address]
BUGÜNÜN "antiparalelcileri" dün ne yazmıştı hatırlayalım mı? Yavuz Semerci'yi aradım. "Yahu ne adamsın. Modayken, herkes yanına koşup eteğini öperken Fethullah Gülen'e gitmedin de şimdi adam out olmuşken, hain ilan edilmişken, dokunan yanarken...
Devamını Oku
Tüm Yazıları