Gülin Yıldırımkaya

Gülin Yıldırımkaya

[javascript protected email address]

Zorunlu din dersi, inanç özgürlüğüne ve laikliğe aykırı mı?

11 Ekim 2010 Pazartesi, 10:10:05Güncelleme: 10:10:05

Aleviler daha önce de sıklıkla dile getirdikleri zorunlu din dersinin kaldırılması taleplerini, türban yasağının kaldırılması ve türban yasağı tartışmaları ekseninde hemen hemen tüm kesimlerin inanç özgürlüğü kavramı üzerinde mutabık olması vesilesiyle tekrar gündeme taşıdı. Cumartesi günü Ankara’da bir eylem düzenleyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, zorunlu din dersi kaldırılana kadar protestolarının devam edeceğini söyledi.

Talep, Aleviler tarafından gündemde tutulsa da, başka din ve inançları benimseyen vatandaşlarımız açısından da üzerinde durulması gerekiyor. Zorunlu din dersi bu vatandaşlarımız üzerinde nasıl bir etki yaratıyor? Laikliğe aykırı olduğu tezi doğru mu? Din dersi seçmeli mi olmalı, tamamen mi kalkmalı yoksa bu haliyle mi kalmalı? Din dersi ve yanı sıra müfredatını tartışmaya açtık. Farklı görüşler şöyle...

‘Toplumun din eğitimine ihtiyacı var’
MHP Grup Başkanvekili MEHMET ŞANDIR

Biz MHP olarak inanç konuları üzerinden toplumsal tartışmanın ülkemize fayda getirmeyeceği kanaatindeyiz. İnsanlar inançlarını özgürce yaşasınlar. Ancak Anayasa’nın 24. maddesine göre, devletin vatandaşlarına din eğitimi vermek gibi bir mecburiyeti var. İnsanlar kendi inançları doğrultusunda devletten bu hizmeti bekleyebilirler. Devlet, inançların eğitimine katkı vermek mecburiyetindedir. Tarafsız olmak zorundadır. Din eğitiminin bütünüyle kaldırılması gerektiğine katılmıyorum. Farklı anlayışlara, mezheplere göre din eğitimi verilmesinin yolu aranmalı ve bulunmalı. Her kesimi memnun edecek bir orta yol olmalı. Din eğitiminin tamamen kaldırılması, seçmeli veya zorunlu olup olmaması konusunda görüşler var. Halbuki din eğitimi, toplumun ihtiyacıdır. Ama herkes de kendi inancı yönünde bir din eğitimi alma hakkına sahip olmalıdır. Devlet bunu temin etmelidir.

‘Kaldırılmasını istemek insan haklarına aykırı’
İlahiyatçı ALİ RIZA DEMİRCAN

İslam dini kişisel ve toplumsal hayatı düzenleyen, ilahi bir yapıdır. Müslümanlar İslam dininin inanç esaslarını, emir ve yasaklarını öğrenmek ve çocuklarına öğretmekle yükümlüdür.

Bu görevi yerine getirmek için devletin örgün ve yaygın eğitim sistemi içinde onlara yardımcı olması gerekir. Din dersi vatandaşlar için hak, devlet için görevdir. Bu sebeple, din dersi zorunlu kalmalı ve müfredatı da Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenmelidir. Aleviler, İslam dışı bir inanca sahip oldukları kanaatinde iseler, bu derslere katılmayabilirler, kendileri için başka taleplerde bulunabilirler. Bu son derece doğaldır. Ama din dersinin kaldırılmasını istemek çelişki ve insan haklarına aykırı bir taleptir.

‘Laikliğe de insan haklarına da aykırı, zorunlu olmamalı’
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı ALİ BALKIZ

Evet, kaldırılmalı. Bir kere böyle bir ders bu müfredatıyla ve zorunlu haliyle laik eğitim ilkelerine, laikliğe ve insan haklarına aykırı. Olması gereken şu:

Seçmeli olmalı, propaganda amacı taşımayan, objektif, bilimsel, tüm din ve inançlara eşit mesafeden bakan, dinler tarihi, sosyolojisi, psikolojisi gibi konuları ve elbette Aleviliği de konu eden, bu bölümün de Alevi eğitmenler tarafından yazılıp anlatıldığı, haftada 1 saat ve nota tabi olmayan bir şekilde verilmesi yararlı ve gereklidir. Böylelikle Alevi çocuklar Sünnilik, Sünni çocuklar Alevilik hakkında objektif bilgilere sahip olurlar, toplumsal bütünleşmenin bir aracı haline gelebilir bu ders.

Bu dersin bu haliyle okutulmaması lazım çünkü idare mahkemesinin, Yargıtay’ın ve AİHM’nin de kararları var. Hükümet bu kararları ısrarla görmezden geliyor, bu anayasal bir suçtur. Kenan Evren döneminden devralınan ve zorunlu din dersi aracılığıyla misyonerlik ve asimilasyona tabi tutulan bu tablo işlerine geliyor. Türban için inanç özgürlüğü teziyle çalışmalar yapılırken, Aleviliğin aynı kavram doğrultusunda ele alınmaması ne büyük bir çelişki.

‘Tamamen kaldırılırsa tepki çeker’
TBMM Milli Eğitim Komisyonu Üyesi - CHP Milletvekili NECLA ARAT

Ben uzun zamandır zorunlu din dersinin kaldırılmasının gerekli olduğunu, seçmeli bir ders olarak verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kimseye zorlama yapılmasın, seçmeli ders olsun, isteyen alsın. Ancak içeriği değişmeli, tüm dinler bilimsel bir yaklaşımla anlatılmalı. Tamamen kaldırılması da savunulabilir ama bu da çok tepki alır kanaatindeyim. Seçmeli ders olmasının hiçbir sakıncası yok, mukayeseli dinler tarihi şeklinde bir müfredatla verilebilirse.

‘İstemezlerse girmezler, kaldırmak olmaz’
Avukat KEZBAN HATEMİ

Alevi vatandaşlarımız isterlerse din derslerine girerler, istemezse girmezler. Kimse kimsenin çocuğuna ne din dersi vereceğine de karışmamalıdır. Alevi vatandaşlar din derslerine girmek istemiyorlarsa önceden bildirirler. Yoksa dersi kaldıralım diye bir şey olmaz. Bu çok yanlış. Bilakis, sadece kendi dinlerini değil başka dinleri de öğrenmeliler. Bu aynı zamanda bir zenginliktir, yaratıcının farklı yarattığının da bilincinde olmaktır.

Diğer Yazıları

Spor yapmak kalp krizini tetikler mi?

  • Yayın Tarihi: 06/06/12 15:43
  • [javascript protected email address]
Devamını Oku

Haliç Köprüsü'nde neler oluyor?

  • Yayın Tarihi: 24/05/12 18:59
  • [javascript protected email address]
Haliç Köprüsü'nde bir ihmal söz konusu mu, diğer köprülerde risk var mı? İstanbul Aydın Ünv. AFAM Başkanı Yard. Doç. Dr. Kubilay Kaptan, İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe ve İnşaat Yüksek Mühendisi Altok Kurşun, Bloomberg HT'de...
Devamını Oku

"İmam hatip mezunlarının sınavı iptal edildi!"

  • Yayın Tarihi: 22/05/12 20:36
  • [javascript protected email address]
Şehir tiyatrolarındaki yönetmelik değişikliği ile başlayan, Başbakan Erdoğan'ın "Tiyatrolar özelleşecek" açıklamasıyla büyüyen tiyatro tartışması Bloomberg HT'de Gülin Yıldırımkaya ile Gündem programında değerlendirildi.Programa tiyatro sanatçıları Can...
Devamını Oku

Adalet Sarayı’nı özel güvenlikçiler koruyabilir mi?

  • Yayın Tarihi: 10/05/12 05:59
  • [javascript protected email address]
SALI günü İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde görülen duruşma sonrası tarafların birbirine girmesi ve silahlı saldırı sonucunda 1 kişinin ölmesi 2 kişinin yaralanması "Adalet Sarayı'nda güvenlik zafiyeti mi var?" sorusunu gündeme getirdi. Saldırganlardan...
Devamını Oku

Özel güvenlik güçlerinin halka karşı zor kullanma hakkı var mı?

  • Yayın Tarihi: 06/05/12 06:52
  • [javascript protected email address]
'Özel güvenlik, polis gelene kadar önlem almakla yükümlü' Bilgi Üni., Polis Akademisi ve Güv. Bil. Enst. Öğretim Üyesi Doç. Dr. Önder AYTAÇ BURADA çok ince bir çizgi var, özel güvenliğin bu dozdaki müdahalesi doğru mu değil mi noktası tartışmalı. Özel...
Devamını Oku
Tüm Yazıları

Polemik Haberleri

Tüm Polemik Haberleri