10 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
10 Kasım 2016 Perşembe, 00:39:20 Güncelleme:09:40:19

Altay tankı ihalesinde ipi kim göğüsler?

 

Savunma sanayiinde model sıkıntısı olduğuna sık sık vurgu yapmakta fayda var. Son örneklerden biri olarak Modern Piyade Tüfeği (MPT)-76 piyade tüfeğinin üretim serüvenini verebilirim. Aynı silah, aynı şartlarda İngiltere’de üretilmek üzere yola çıkılmış olsaydı, şimdiye çoktan MPT- 76 Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterine girmiş olurdu. Bu yorum bana ait değil. Savunma sanayimizde elini taşın altına koyan önemli bir ismin bu ifadelerinde hem bir serzeniş hem de daha hızlı hareket edilebilmesi için bir model arayışına vurgu var. Benzer meselenin milli tank projesi Altay’da yaşanmaması için zaman kaybedilmemesi gerekir.

Altay muharebe tankı projesi için Koç Grubu görev üstlenmişti. Yaklaşık 7 senelik bir çalışma sonrasında prototip tamamlandı. Ancak bu aşamada kamuoyu Altay tanklarının seri üretimini de Koç Grubu yapacak zannediyordu. Halbuki iş modelinde bu şekilde değil. Yani prototipi Koç Grubu şirketlerinden Otokar yapacak, sonra seri üretim için ihaleye çıkılacak. İşte bu noktada tasarımın veya prototiplerin bir yerde, seri üretimin başka yerde yapılmasına dair tartışmalar oluyordu. MPT-76’da tasarımı Kalekalıp yaptı, seri üretimi de üstlenmesi beklerken görev, MKE, Kalekalıp ve Sarsılmaz arasında ihalesiz olarak dağıtıldı. Modelin başta belli olmaması sebebiyle de seri üretim tarafında ciddi anlaşmazlıklar ve zaman kaybı ortaya çıktı.

Otokar Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç da Altay tankının 250 adetlik seri üretimi için Otokar teklifini sunduklarını, hükümetten talimat bekleme konumuna geçtikleri ifade ediyor. Hatta Otokar, seri üretimi için gerekli bütün altyapıyı planlama ve programlamayı da yapmış. Karar verildiği an 18-22 ay arasında seri üretime de geçilebilmesi söz konusuymuş. Sözleşme kapsamında seri üretim için ilk teklifin tasarım çalışmalarını ve prototipi yapan firmadan alınması gerekiyor, ama bu kesinlikle üretimi de aynı firma yapacak anlamına gelmiyor.

Ancak Altay tanklarının, piyade tüfeği örneğinde uygulanan bir yöntemle, sektörde tank yapma kapasitesi olan şirketlere seri üretim için dağılımı mı söz konusu olacak, yoksa ihaleye mi çıkılacak, bunu zaman gösterecek.

Bu yılın başında Savunma Sanayii İcra Komitesi’nde (SSİK), MPT-76’nın seri üretimine geçilmesi yönünde karar alındığında, toplam 38 bin adetlik üretim görevi Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (20 bin), Kalekalıp (15 bin) ve Sarsılmaz’a (3 bin) verildi. MPT-76’nın 2009’da imzalanan ana sözleşmesinde seri üretimin nasıl yapılacağı hususu net olmadığından konu çeşitli yönleriyle tartışılmıştı.

Milli Savunma Bakanlığı’ndan önemli bir yetkili tank ihalesinde önce Otokar’ın teklifinin değerlendirileceğini, çıkan sonuca göre genel ihaleye çıkılıp çıkılmayacağına karar verileceğini söyledi.

 

NEW YORK'LU DİLENCİNİN OYU MU? NEW YORK TİMES'İN OYU MU?

Çoban ile aydının oyunun aynı olup olmayacağını tartışma sırası Amerika’da. New York Times Genel Yayın Yönetmeni ile New York sokaklarındaki dilencilerin oyunun ağırlığını bakalım Amerikalılar nasıl tartacak? Türkiye’deki en son seçim sonuçlarına yönelik aydın kesimin, anket şirketlerinin ve egemen medyanın yanılgısının bir benzerinin ABD’de Donald Trump’la yaşanmış olması da son örnek değil.

Seçimden bir gün önce açıklanan anketlere göre Hillary Clinton, Trump’ın 4 puan önünde gösteriliyordu. Bir puan farkla yenilgi geldi. 2015’te İngiltere’de Muhafazakâr Parti’nin tek başına iktidara geleceği, AK Parti’nin de yüzde 49.5 ile konumunu güçlendireceği tahmin edilememişti. Brexit oylamasında da benzer yanılgılar oldu. Kolombiya’da da barış anlaşmasına halkın vereceği tepki ölçülememişti. Tüm dünyada insanların verdiği tepkiler farklılaşıyor, ama dünyayı iyi okuduğunu sanan aydınlar bu değişime ayak uyduramıyor.

Dünyada yaşanan bu kırılma aslında başka gerçekliklere işaret ediyor. Savaşlar bile artık bir bilgisayar oyunu gibi sanal dünyada gerçekleşiyormuşçasına algılanıyor. Hayat akışı düzenlenirken sanal ortamda programlama yapılması da gerçek ile sanal dünya arasında bir karmaşaya sebep olabiliyor. Hatta neyin ne kadar gerçek olduğu bile tartışılır hale geliyor. Bir psikiyatrın deyimiyle sanal hayal âleminde yaşama moduna geçiyoruz. Sorunun önemli kaynaklarından birisi bu.

Mesele Amerika veya Türkiye meselesi değil. Tüm dünyada insanların eğilimleri konularında çalışan şirketlerin, şimdiye dek belli kalıplarla toplumlara yön veren kesimlerin ve medya kuruluşlarının meselesi, ama hepimizi etkiliyor. İletişim çağında toplum mühendisliği yapmanın getirdiği yol kazası olarak da bakılabilir.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Cumartesi 11 MPH 13°
Kısmen Güneşli