• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Hakan Özyıldız

Hakan Özyıldız

[javascript protected email address]

Borçluluk ve maliye politikasının etkinliği

01 Şubat 2012 Çarşamba, 10:17:25

Bugünlerde iktisatçılar maliye politikasının toplam talebi canlandırmadaki etkinliği konusunda bir tartışma yürütüyorlar. Bazıları, genişleyici maliye politikalarının toplam talebi tetikleyeceğini düşünüyorlar. Vergi azaltma veya bütçeden transferleri artırmanın hanehalkının ve şirketler kesiminin tüketim ve yatırımlarını büyütmesine yol açacağını iddia ediyorlar. Bu bağlamda kamu borçlarını ödeyebilmek için mali sıkılaştırma yönündeki adımların yanlış olduğunu öne sürüyorlar. Yunanistan deneyini buna örnek gösteriyorlar. Yunanistan'ın borçlarını geri ödeyebilmesi için önce ekonomisinin büyümesi gerektiğine vurgu yapıyorlar.
Para politikasının tüketimi canlandırmada daha yararlı olduğuna inanlar ise, başta FED olmak üzere ECB ve BoJ gibi büyük merkez bankalarının genişleyici para politikası izlemesinin yararlı olacağını ileri sürüyorlar. Onlara göre piyasaya bırakılacak daha fazla para ekonomide harcanabilir gelirleri yükseltiyor. Geliri artan kesimler tüketime yönelecek ve talep canlanıyor. Dolayısıyla ekonomide işsizlik azalıyor.
Her iki seçenekte de en önemli varsayım hanehalkına ve şirketler kesimine yönelik harcanabilir geliri büyüten politika seçeneklerinin sonucunun tüketimi tetikleyeceği. Belirtmekte yarar var. Bu "1929 Büyük Buhranı"nın sonrasındaki ekonomik yaşama dayanarak geliştirilmiş bir varsayım.
Oysa bugün sanayileşmiş ülkelerde en büyük yapısal sorunların başında, tüm ekonomik kesimlerin borçluluklarında inanılmaz artışlar geliyor. Sorun sadece kamunun aşırı borçlanması değil. Bazılarında kamunun borç oranı dert edilecek kadar büyük bile değil. Ama diğerleri!
Tablo, bazı ülkelerdeki ekonomik kesimlerin borçluluklarını gösteriyor. Toplam milli gelirleri 36.1 trilyon dolar olan bu ülkelerin borçları yaklaşık 94 trilyon dolar. Borçların büyük çoğunluğunun vadesinin 10 yıl civarında olduğunu hatırlamakta yarar var. Ama borçlar milli gelirin neredeyse üç katı. Ama ülke ülke verilere bakınca GSYH'nın beş-altı katından daha büyük borçluluk toplamları dikkat çekiyor.
Yapılan araştırmalar hanehalkının, reel ve finansal sektörün aşırı borçlu olmasının, ailelerin tüketime şirketlerin yatırıma olan ilgilerini olumsuz etkilediğini gösteriyor. Görünen o ki, ellerine bir yerden para geçen borçlu kesimler öncelikle borçlarını azaltma yolunu tercih ediyorlar. Diğer bir deyimle gelen para harcamaya değil borç geri ödemeye gidiyor. Dolayısıyla genişleyici politikaların büyümeyi tetikleyici etkisi, beklendiği kadar olamıyor.
Anlaşılan o ki; sanayileşmiş ülkelerin borçlarını düşürmeden istenen büyüme oranlarını yakalamaları biraz zaman alacak. Buna 5 ila 7 yıl arasında zaman biçenler var. Bu sürenin kısalması için, Çin, Brezilya, petrol ihracatçıları ve Almanya gibi borcu çok olmayan ama cari fazlası olan ülkelerin ivedilikle iç tüketimlerini canladırıcı önlemleri hayata geçirmeleri isteniyor.
Kısacası, aşırı borçlu ülkelerin borçlarını azaltması, yeni dünya ekonomik düzeninin belirleyici süreci olacak. Bunun diğer ülkelere ticaret ve finansman kanallarından etkilerini izlemekte yarar var.

 

Diğer Yazıları

Yunanistan, Euro'dan çıkarsa

  • Yayın Tarihi: 26/05/12 12:05
  • [javascript protected email address]
Konu risk hesaplarının içine girmeye, alternatifler çalışılmaya başlandı. Olasılığın kuvvetli risk olarak değerlendirilmeye başlanmasının nedeni, Yunanistan'daki son seçimlerin sonuçları. Seçmenler, AB Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve IMF...
Devamını Oku

Euro Bölgesi'ni ortak bono kurtarır mı?

  • Yayın Tarihi: 23/05/12 09:36
  • [javascript protected email address]
Fransa bugün yapılan Avrupa Birliği maliye bakanları toplantısında ortak Euro Bölgesi bonosu ihraç edilmesini masaya getirecek.Yeni Fransız hükümetinin parlamento seçimlerinden daha güçlü çıkabilmek amacına yönelik attığı bir adım olarak...
Devamını Oku

Gençler okul camlarını silerken 19 Mayıs 1919'u anmak

  • Yayın Tarihi: 19/05/12 08:21
  • [javascript protected email address]
Bugün 19 Mayıs. Gazi Mustafa Kemal'in Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı gün. Gençlerin bayramı. Aradan 93 yıl geçmiş. "Geçen sürede gençler için neler yaptık?" sorusuna çeşitli cevaplar verilebilir.Ancak en çok üzerinde durulması gereken şey, eğitimde...
Devamını Oku

Memur da haklı hükümet de

  • Yayın Tarihi: 16/05/12 09:37
  • [javascript protected email address]
Geçmişte memur zamları, bütçe Meclis'e sunulduğu zaman haber olurdu. Artık toplu sözleşme görüşmeleri yapılıyor. Mayıs ayı geldi geçiyor, memurlar ve emekliler yıllık zamların ne kadar olacağını bilmiyorlar. Nedeni 2010 yılında yapılan Anayasa...
Devamını Oku

Cari açık düşüyor ama finansmanındaki sorunlar aynı

  • Yayın Tarihi: 12/05/12 12:40
  • [javascript protected email address]
S&P'nin ülke notu açıklamasından sonra cari açık konusu tekrar ekonomik ve siyasi gündemin ön sıralarına taşındı. Bu yıl cari açığın düşüş eğiliminde olması nedeniyle geleceğe yönelik öngörülerde, yüksek enflasyona ve yüksek cari açığa dayalı...
Devamını Oku
Tüm Yazıları