Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İNGİLİZLERİN tüm huysuzluklarını, suratsızlıklarını içtenlikle anlamaya başladığım bugünlerde herkesin "güneşli günler görmek"le ilgili isyanının içinde kendi küçük deliliğimizde eriyip kaldık resmen. Her şey "çok", her şey "hızlı"... Dolayısıyla her şey çok geçici. Fena halde. Ama gazetemizin manşeti, bazı şeylerin, bazı sebeplerle asla unutulmaması gerektiğini düşündüren bir manşetti. Duyarlı, kafasına koyduğunu muhakkak yapan biridir Kutlu (Esendemir). Manşete imzasını atan da o.

        Anneler Günü için gazeteler "iyi bir anne hikâyesinin peşine düşer. Gündemde Anneler Günü vardır ve dünyanın en şeker, en ilginç annesi aranır. Bu defa bizim gazetenin "annesi" bir uyuyan güzel, oğlu Efe'yi okuldaki çürük lavabo yüzünden kaybeden Nurdan Boz. "Yavrumuzu görmek için uyuyoruz" diyor. Ve 730 gündür eksik yaşıyor. Hem de bir hiç yüzünden... Pisi pisine...

        Saçmasapan! Evet insan ister istemez isyan ediyor, hemen empati kurabiliyor, hemen o annenin derdine ortak oluyor, değil mi? Ama ben, eğer bana yıllardır annemin dediği gibi "Anne olunca anlarsın"ı da bu işin içine katarsam, katabilsem; ne havanın kapalı olması, ne İstanbul trafiğinin cinnet hali, ne birbirinin boğazına yapışan Galatasaraylı ve Fenerbahçelilerin ortaklaşa yediği biber gazı canımı sıkabilir. Büyüklerimiz boşuna dememiş, taş yerinde ağır.

        'KİŞİNİN SEVDİĞİNDE YOK OLMASI'

        Ben manşete dalmışken biri dedi ki, "Başbakan aşk hakkında konuşmuş". Dikkatim dağıldı bir an, neymiş dedim. Şuymuş, tam olarak alıntılıyorum, içinde Nurdan Boz'un Efe'sine aşkı da var mı bilemem, ama bence bu aşk tarifini herkes okumalı: "Mesele âşık olmak. Aşk bu çok önemli bir şey. Aşk öyle sıradan, basit bir olay değil. Erkeğin kadınla bir araya gelmesi değil. Aşkı böyle tanımlarsan çözemezsin. Aşk kişinin sevdiğinde yok olmasıdır, mesele budur. Biz vatanımızı öyle seviyoruz, milletimiz öyle seviyoruz ve sizde yok oluyoruz, olacağız. Dağı delersin ama dağı Ferhat deler. Öyle sıradan kişiler delemez ve biz Ferhat olmaya azmettik. İşte karşınıza da çıktık. Onun için vuracağız dağlara, çoğu gitti azı kaldı diyeceğiz.''

        KEÇİLERE BAKMAYA GİTMEK...

        "Bu arada acaba Nurdan Hanım'ın eşine ne oldu?" derseniz, o "keçilere bakmaya" gidecekmiş. Nurdan Hanım'ın dediğine göre işi gücü bırakıp keçi beslemeye karar vermiş. Allah sabır versin diyeceğim... Zaten öylesi bir sabır anca keçilerin, kuzuların yanında gelir insana herhalde...

        YAZ GELEMEDİ festival zamanı geldi

        İSTANBUL Uluslararası Sanat ve Kültür Festivali İstancool başlıyor. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen festival 25-27 Mayıs tarihleri arasında. Kendisi de adı gibi iddialı olan bu festivalin konukları arasında öyle isimler var ki... Üstelik festival herkese açık ücretsiz. Öncelikle, onur konuğu Karl Lagerfeld. Dünyanın belki de en ünlü tasarımcılarından olan Lagerfeld'in dışında İtalyan fotoğraf sanatçısı Mario Sorrenti, Givenchy'nin kreatif direktörü Riccardo Tisci, Amerikalı çağdaş sanatçı Nate Lowman gibi önemli isimler bir araya gelecek. Daha kimler kimler var bakın, bir kısmını sayayım: Courtney Love, Kristen Dunst, Sam Taylor Wood, Sophie Calle, Hakan Günday, Murathan Mungan, Atilla Dorsay, Murat Daltaban, Nurgül Yeşilçay, Serra Yılmaz, Reha Erdem, Zaha Hadid, Daphne Guiness, Gore Vidal, Michael Nyman, Vecdi Sayar, Leyla Umar, Elif Şafak...

        Uzun lafın kısası: Bu festival cidden kaçmaz! Bir şekilde, "birazcık" bile olsa, fotoğrafla, sinemayla, yazmak çizmekle ilgisi olan herkese bu festivale dikkat buyurmalarını öneririm.

        Mürekkebi kurumadan

        YAPI Kredi Yayınları Küçük Prens hayranlarına sürpriz yaptı. Exupery'nin ölümsüz eserinden "esinlenilerek" hazırlanmış bir kitap yayınladı: Küçük Prens- Ateş Kuşu Gezegeni. Bazı tutucu hayranları beğenmedi ama benim hoşuma gitti. Küçük Prens ile Avatar arası bir şey düşünün... Prens mi? Her şeye rağmen o tabii yine naif, yine güllere zaafı var, yine çok kibar.

        OSMAN EFENDİ NE YAPTIN SEN!

        OSMAN Efendi'den daha önce söz etmiştim. Ama ben Selma Merter'in kedisi sanıyordum onu. Meğer sadece güzel kadınlarla dudak dudağa poz vermeyi çok severmiş! Müge Büyüktalaş uyardı: "Şşşt bakma sen onun diğerleriyle poz verdiğine, asıl kadın benim!" dedi:) Aşkınıza, bağlılığınıza saygılarımı sunarım. Not: Evet bu poz da başka bir güzelle... Ahh Osman Efendi aahh!

        Diğer Yazılar