Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        10 günü aşkındır süren Taksim Gezi Parkı eylemlerinin temeli, o bölgeye "Topçu Kışlası"nın yapılacak olmasına dayanıyor.

        Ancak ilk gün, yani bölgeye dozerlerin girdiğinde amaç Topçu Kışlası için inşaata başlamak değil, Taksim'in yayalaştırma projesi için kaldırım çalışması yapılıyordu.

        Yayalaştırma projesinde 10 kadar ağacın sökülüp taşınmasını öngören İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararının altında, CHP'nin desteği vardı.

        Meclise katılan tüm CHP'li üyeler, bu işe onay vermişti.

        Eğer o zaman, AK Parti-CHP işbirliğiyle o kararlar alınmasa, vatandaşın sokağa dökülmesi Gezi Parkı yüzünden olmayacaktı..

        Ama oldu..

        Demokratik bir tepkiyle başladı..

        Vatandaş, "Benim fikrimi de sor.. Bana da danış.. Biz bu kentte yaşıyoruz, oraya AVM yapacaksan izin vermeyiz" dedi.

        Tepkisini de meydanlarda gösterdi.

        Bu güzelliğe fırsatçılar karıştı, olaylar başladı.

        Çatışmalar, şiddet, yağmalar..

        İzmir'de Alsancak ve çevresi ilk 3 gün savaş alanına döndü.

        Kışkırtıcılar, yalan haberler yaydı.

        Polisler Kordon'da oturan çocukları tokatladı, saçını çekti.

        Hırsızlar, esnafın dükkanlarını talan etti, 'fırsat bu fırsat deyip' işyerlerini boşalttı.

        Parti binaları yakıldı, kamu mallarına zarar verildi.

        Ortamı yumuşatacak mesajlar yerine, gerecek demeçler verildi.

        Derken, herkesi mutlu eden muhteşem bir değişim oldu.. Gezi Parkı eylemlerinde ezici çoğunlukta olan aklı selimler, kışkırtmayı gördü.. Fırsatçıları aralarına almadı. Oynanan oyuna gelmedi. Demokratik tepkilerinde haklılığı ortadan kaldıracak şiddet yanlılarına sırt çevirdi.

        Dün HT Egeli'nin manşetine taşıdığımız gibi eylem yerlerini bayram yerine çevirdi.

        Halay çekerek, türkü söyleyerek, kitap okuyarak, hatta ders yaparak da eylem olabileceğini gösterdi.

        Bu ortam gerginliği azalttı..

        Çatıştığı polisle bir araya geldi, su verdi, kek verdi, "Eylemime, tepkime karışma" mesajı yerine ulaştı.

        Genel anlamda bakacak olursak, Türkiye, ne muz cumhuriyetidir, ne de 'Arap Baharı'yla rejimi değişecek bir ülkedir.

        1000 yıllık devlet yönetme tecrübesi olan bu millet; ne kendi oyuyla başa getirdiği bir hükümetin istemediği bir rejimi dikte ettirmesine izin verir, ne de sokaklardaki şiddetle ülkenin elden gitmesine...

        Biz yeter ki genel fotoğrafı görelim, halktan, sokaktan, yaşananlardan ders alalım..

        ...

        OLİMPİYATLAR'IN KAPISINI İZMİR AÇACAK

        EXPO 2020 adayı İzmir, Kasım ayında yapılacak oylama öncesi, 4. sunuma hazırlanıyor.

        12 Haziran'da 4 aday kent, Paris'te rutin sunum yaparak, Uluslararası Sergiler Bürosu üyesi delegelere bilgi verecek.

        İzmir, 40 kişilik bir heyetle temsil edilecek.

        Ekibin başında Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış olacak.

        Bağış, çok önemli bir açıklama yaptı:

        ''İzmir'in Expo 2020 adaylığı bizim ulusal bir meselemizdir. Türkiye'nin AB sürecinin önündeki en büyük engel ön yargılardır. Bunu kırabilmek için de bu tür uluslararası etkinliklere, faaliyetlere ev sahipliği yapmamızın çok önemli yararlarını bugüne kadar gördük.

        İzmir'in EXPO 2020'yi alması, İstanbul'un olimpiyatları almasının ve Türkiye'nin AB'ye üyeliğinin de önünü açacaktır. Aynı zamanda Türkiye'nin hakettiği gerçek imaja kavuşmasının da önünü açacaktır. İzmir’in EXPO 2020'yi alması, İstanbul'un olimpiyatları almasının ve Türkiye'nin AB'ye üyeliğinin de önünü açacaktır.''

        Bakalım İzmir önyargıları kırabilecek mi?

        ...

        NE GÜZEL SÖYLEMİŞ

        Başkalarının bilgisi ile bilgin olsak bile, ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz.

        (MONTAİGNE)

        Diğer Yazılar