Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BURSASPOR’un oyun anlayışı, iç sahada oyunu rakip takımların üzerine yıkmak, golü bulduktan sonra rölantiye almak üzerine kurulu. Ancak son haftalarda Bursaspor’un bu oyun anlayışı özellikle iç sahada hiç tutmadı. Bursaspor genel anlamda ‘deplasman takımı anlayışına’ bürünmüştü. Açıkçası maçtan önce Bursaspor’un Trabzon’u yenebileceğini düşünmüştüm. F.BahçeBursaspor maçını da göz önünde bulundurursak, Bursaspor takımı iyi kapanan ve elinden geldiğince de kontraatağa çıkmaya çalışan bir takım. Ancak Şenol Güneş ve Trabzonsporlu oyuncular, Bursaspor’u iyi çözmüşler. Rakibin ‘deplasman tuzağına’ düşmediler, oyuna gelmediler.

        Bildiğimiz Trabzonspor evinde daha baskılı, daha atak başlardı. Ancak Bursaspor’un bu oyun şablonu, Trabzonspor’u daha çok kendi yarı alanında oyunu kabul eden bir hale dönüştürmüştü. İlk 20 dakikada Bursasporlu oyuncuların kaptırdıkları toplarla hızlı kontralara çıkıp, özellikle Burak’la gol bulabilirlerdi. Ama bu gol gelmese de, Trabzon oyun anlayışından vazgeçmedi ve disiplinden kopmadı. Maç dengede geçerken bu sezonun bence Alex ile birlikte en değerli adamı olan Burak’ın attığı gol, Trabzonspor için çok değerliydi. Çünkü Burak’ın golü olmasa ve devre arasına 0-0 gidilse, Trabzonspor ikinci yarıda şablon değiştirip, rakibin üzerine gidip gol arayacaktı. Burada Bursasporlu oyunculara da daha rahat kontraya çıkacakları bir alan kalacaktı. Özelilkle Jaja ve Alanzinho büyük ihtimalle oyun disiplininden kopacaktı ki, Trabzon’un puan kaybı olası bir hal alırdı. Bu açıdan Burak’ın attığı gol, Galatasaray maçıyla birlikte sezonun en değerli golüydü.

        Trabzonspor’da Giray, ilk yarıda biraz Jaja ve Burak takımlarını sürükledi. Jaja oyunu ciddiye alıp, sorumluluk üstlendiği zaman tam Trabzonspor’un istediği bir oyuncu. İlk yarıda bunu gördük. Ama ikinci yarıya bakarsak, yine oyun disiplininden koptu, yine sorumluluk almadı. Şenol Güneş’in onu oyundan alması çok doğru bir karardı.

        Alanzinho ilk yarıda Volkan Şen’i durdurmak amacıyla sol kanada konulmuştu. Ama, defansif gücü olmadığı için Volkan’ı durduramadı. İkinci yarıda Alanzinho’nun yerini değiştiren ve o kulvara Umut’u kaydıran Şenol Güneş, çok kiritik bir hamle yaptı. Ve o da, ikinci yarıdaki futboluyla Trabzon’u galibiyete taşıyan isimlerden biri oldu.

        Bursaspor, ikinci yarıda oynadığı maçları iyi analiz etmeli. Takımın sistemi ve sahadaki duruşu açısından bir sorunu yok. Tüm problem, futbolcuların performanslarının çok altında oynamaları. Örnek verecek olursak, geçen senenin yıldızı Sercan ortada yok. Volkan Şen vasatın altında, Ömer bir oynayıp bir oynamadığı için performansını kaybetti. Batalla’nın fizik gücü çok düşük, Ozan İpek ortalarda gidiyor, Svensson yok, Altidore yok, Ali Tandoğan yok, Vederson vasat... Bu kadar performansı düşük bir takımın bu durumda olması da çok doğal.

        Genel anlamda bakacak olursak, F.Bahçe de, Trabzonspor da araya karbon kağıdı konulmuş gibi benzer maçlar oynuyor. Stresleri yüksek olmasına karşın konsantrasyonları üst düzeyde ve şampiyonluğu çok istiyorlar. Futbol olarak iyi olmamaları da çok doğal. “3 puan olsun, nasıl olursa olsun” düşüncesi şu ortamda kimsenin yadırgamayacağı bir durum.

        Bence haftanın konuşulması gereken tek olayı, hakemdi. Hakemlerin çok kötü performans gösterdiği bir haftada Fırat Aydınus çok iyi maç yönetti, 10 üzerinden 10 puan aldı.

        Diğer Yazılar