ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
08 Mayıs 2017 Pazartesi, 01:05:32 Güncelleme:10:22:46

Enflasyonda nereden, nereye...

 

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TUİK) açıkladığı Nisan ayı enflasyon oranına göre tüketici fiyat endeksi %1.31’lik artışla yıllık %11.87’ye çıkarak tırmanışını sürdürdü. Bu artışla enflasyon, 9 yılın zirvesine çıkmış oldu.

Ekonomistler; %12’ye doğru tırmanışta olan enflasyonun yıl sonuna dek “tek hane”ye inmesinin mümkün olamayacağını belirtiyorlar.

Kaldı ki; AB başta olmak üzere iç ve dış politikada yaşanması muhtemel gerginliklerin enflasyona ve ekonomiye “olumsuz” etkilerinin “kaçınılmaz” olacağı da değerlendiriliyor.

Ayrıca; Nisanda gıda fiyatlarındaki artışın devam etmesi; Mayısta da “yeni sezon” dolayısıyla giyimde fiyatların artması beklentisi hakim.

Bu arada; Nisanda %11.87’ye çıkan enflasyon, geçen yılın Nisan ayında yıllık yüzde 6.57, Mayıs sonunda ise bu oran yüzde 6.58 seviyesindeydi.

Denilebilir ki; enflasyon rakamları son 1 yıl içinde ikiye katlandı. Bu tablo; enflasyonla mücadelede istenilen başarıya ulaşılamadığını göstermektedir.

Enflasyonun Nisanda yüzde 1.31 oranındaki artışla yıllık yüzde 11.87’ye ulaşmasında domates ve et fiyatlarındaki artışla giyimde yeni sezon zamlarının etkili olduğu değerlendirmesi yapılıyor.

Öte yandan; et fiyatlarındaki artışın devam ettiği ve Nisanda giyim ve ayakkabı grubunda yüzde 15-25 arasında bir fiyat artışının olduğu görülüyor.

EMEKLİNİN ZAMMI KUŞ OLDU

Bu arada; Yurtiçi Üretici fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) Nisanda Marta göre yüzde 0.76 oranında bir artış göstererek yıllık üretici enflasyonu da yüzde 16.37’ye yükseldi. Bu tablo; 2003’den bu yana üretici fiyat endeksindeki en yüksek seviyeyi gösteriyor. Üretici fiyatındaki bu tırmanış; tüketici enflasyonunu da baskılıyor.

Gerçek olan şu ki; insanların gelirlerindeki artışın üzerinde çıkan fiyat artışı fakirleşmeye neden oluyor, yaşam şartlarında gerilemeye yol açıyor.

Özellikle et ve gıda fiyatlarındaki yükseliş; ev kadınları açısından mutfak masraflarındaki artış anlamına geliyor, bu da; tencerenin “daha az kaynaması” demektir.

Daha da önemlisi; enflasyondaki bu hızlı yükseliş memur ve emeklinin maaşına yapılan zamları eritiyor, tüm emekli ve çalışanların gelirini “eksiye” düşürüyor. Temmuzda yapılacak enflasyon farkı zammına kadar emekli ve çalışanlar cepten yiyecekler.

Yılbaşında memur ve memur emeklilerine yüzde 3, işçi, esnaf ve çiftçi emeklilerinin aylıklarına da yüzde 4.73 oranında zam yapılmıştı. Böylece; memur ve memur emeklilerinin aldığı zam enflasyonun yüzde 2.71 puan, işçi, esnaf ve çiftçi emeklilerinin aldığı zam da yaklaşık yüzde 1 puan altında kaldı. Reel olarak maaşlar bu oranlarda eridi. Enflasyondaki 2 aylık artış memur ve emeklilerin maaşını sildi.

Bağ-Kur ve SGK emeklilerin zammının da üçte ikisini götürdü. Bunun anlamı; emeklilerin ve çalışanların fakirleşmesidir.

Sonuç olarak: Enflasyon; yoksulluk getirir.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
Ziyaretçi
2000
Kalan karakter : 2000
HAVA DURUMU
Çarşamba13 MPH31°
Güneşli