Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin aldığı izinle bir grup İzmirli gazeteci, Silivri’de tutuklu meslektaşlarımız Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’ı cezaevi koşullarında ziyaret ettik. Balbay’ın da Özkan’ın da “suç fiilleri”; gazetecilik faaliyetleridir. Gazeteci; bildiğini, gördüğünü yazarak ya da televizyon ekranında, radyo mikrofonunda anlatarak toplumu bilgilendirmekle ve kamuoyunun “serbest oluşum”una katkı sağlamakla sorumlu, yükümlü ve görevlidir. Gazetecilerin bu görevlerinin hukuksal dayanağı, meşruiyet kaynağı da düşünce, ifade ve basın özgürlüğüdür. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM); basını, dolayısıyla gazeteciyi “demokrasinin bekçisi” olarak tanımlamaktadır. Gazetecinin “çalışma alanı”nı şekillendiren düşünce ve ifade özgürlüğü, bir başka anlatımla medya özgürlüğü; aynı zamanda, özel yaşamın gizliliğine ve kişilik haklarına “tecavüz” etmemek kaydıyla ülkeyi yönetenleri, iktidardakileri “eleştirme” hak ve özgürlüğüdür. İktidardakiler de ülkeyi yönetmeye aday olmakla; eleştirilmeyi ve özel yaşam alanlarının da sade yurttaşlara oranla daha “dar” olduğunu “peşinen” kabul etmişlerdir. AİHM’nin kararları da bu doğrultudadır.

        Demokrasilerde ‘tutsak kalem’ olmaz

        Demokrasilerde “tutsak kalem” olmaz, “kalemin özgürlüğü” esastır. Çok sayıda gazeteci meslektaşımızın tutuklanması, uzun tutukluluk süresi ve iktidar sahiplerinin gazetecileri hedef alan sözleri; bir yandan “oto sansür” uygulamalarını özendirmekte, basın özgürlüğünün alanını daraltmakta, diğer yandan da Türkiye’nin “özgürlük sicili”ni ve dış dünyadaki imajını gölgelemektedir. Silivri’de ziyaret ettiğimiz Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’ı, cezaevinin “ezici, yıpratıcı, kişiliği törpüleyici” ağır koşullarına rağmen umutlu ve “özgürlük özlemi” içinde gördüm. Balbay ve Özkan, tek silahlarının kalemleri olduğunun bilinciyle “hücre”lerinde de düşünmeye, üretmeye, yazmaya devam ediyorlar. Balbay, Özkan; “kalemlerin tutsak edilemeyeceği”ni kanıtlamaya çalışıyorlar.

        Basın özgürlüğünde Türkiye ne durumda?

        Türkiye Gazeteciler Cemiyeti; tutuklu gazeteci sayısını “97” olarak açıkladı. ABD Merkezli düşünce kuruluşu Freedom House “Özgürlük Evi”; 3 Mayıs “Dünya Basın Özgürlüğü Günü” öncesinde yaptığı açıklamada, 197 ülkenin bulunduğu listede Türkiye; 117’nci sırada yer alarak “kısmen özgür” ülkeler kategorisine girdi. Öte yandan; Türkiye’nin basın özgürlüğü notu da “dünyada en fazla gazeteci tutuklanan ülke olduğu” gerekçesiyle geçen yıla göre bir puan geriledi. Türkiye; içeride ve dışarıda basın özgürlüğü üzerine düşen bu “koyu gölge”yi kaldırarak imajını tazelemek zorundadır. Sonuç olarak: Demokrasiyi ete-kemiğe büründüren özgür basındır. Not: Ailenin ve toplumun temel direği annelerimizin Anneler Günü’nü en içten, sevgi ve saygıyla kutluyorum

        Diğer Yazılar