19 Mayıs ruhu
Milli bayramlarımızın içinde barındırdığı ruh; birlik-beraberlik, dayanışma, kurtuluş azmi, bağımsızlık ve egemenlik iradesidir. Dün, statlar ve okullar yerine yeni düzenlemeyle meydanlarda kutladığımız 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nın ruhu da “ulusal kurtuluş”un meşalesinin yakıldığı ve Anadolu’nun milli egemenlik ve bağımsızlık “ortak irade”sinin harekete geçirilmesi için Samsun’da Atatürk’ün attığı ilk adımda saklıdır. Atatürk’ün bu bayramı gençliğe armağan etmesinin felsefesi de genç kuşaklara özgürlük, bağımsızlık ve egemenlik bilincini aşılamaktır. 19 Mayıs, 23 Nisan ve 29 Ekim milli bayramlarımızın “ruhunu zedeleyecek, içini boşaltacak” düzenlemeler; toplumun Cumhuriyet’i sahiplenme, birlik-beraberliği koruma iradesini zayıflatma sonucunu verir. En önemlisi de “alternatif” kutlamaların “toplumsal kutuplaşma”ya yol açabileceği tehlikesidir.
Samsun, Amasya, Erzurum, Sivas..
Ulusal kurtuluş mücadelemizde ve Cumhuriyetimizin kuruluşunda, Atatürk’ün Samsun’da attığı “ilk adım” ve onu izleyen Amasya, Erzurum ve Sivas adımları, Amasya Tamimi, Erzurum ve Sivas Kongreleri özgür, bağımsız ve onurlu bir ulus yaratmış; Anadolu’yu “kurtuluş iradesi” ortak paydasında toplamıştır. Atatürk’ün Samsun’a ayak bastıktan sonra, “ulusun durumunu ve isteklerini anlatacak, hukukunun sesini dünyaya duyuracak her türlü etkiden ve denetimden uzak bir milli heyetin varlığı zorunludur...” şeklindeki söylemi, aslında bağımsız ve egemen Türkiye Cumhuriyeti’nin “temel atma töreni”ndeki sözlerdir. Atatürk, attığı her adımda ulusun sağduyusuna, erdemine, özgürlük sevdasına, bağımsızlık aşkına ve kurtuluş iradesine güvenmiş, her türlü “resmi sıfatı”nı bir tarafa bırakarak kendisini “milletin sinesi”ne terkederek “kurtuluş yolculuğu”na milletle beraber çıkmıştır.
Ulusal direniş ‘İzmir mitingi’
Atatürk, Samsun’dan sonra Havza’ya geçerek “ulusal bilinç”i kuvvetlendirmek için “Havza Bildirisi”ni yayınlamış; bu bildiride İzmir, Manisa ve Aydın işgallerini kınayan mitingler düzenlenmesini istemiş, bu mitinglerle halk harekete geçirilmiştir. Havza’dan sonra Amasya’ya gelen Atatürk “Amasya Genelgesi”ni yayınlayarak “Vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı tehlikededir. Ulusun bağımsızlığını, yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır” tamimiyle hem işgalci devletlere hem de Osmanlı hükümetine karşı halkı “ortak mücadele”ye çağırmış; milli egemenliğin gerçekleştirilmesini hedef göstermiştir. Atatürk Amasya’dan geçtiği Erzurum’da askerlikten istifa etmiş, “Erzurum Kongresi”ni toplayarak “Kurtuluş Savaşı’nın temel programını oluşturmuş, milli sınırları ve vatanın bölünmez bütünlüğünü” kayda geçirmiştir. Sivas Kongresi’nde de “irade-i milliye” gazetesinin yayınlanmasına karar verilmiş, Erzurum Kongresi’nin kararları teyit edilmiştir. Sonuç olarak: Milli bayramlarımızın ruhu; “fikri hür, vicdanı hür” bağımsız ve egemen bir ulus bilincidir.