İstikrarın devamı güven ortamına bağlı
Ekonomik ve siyasi istikrarın “hazırlayıcısı” ve “sürdürülebilir” kılanı, halkta ve iş çevrelerinde oluşan “güven ortamı”dır.
Toplumda var olan “güven ortamı”ndaki en ufak bir “sarsıntı”, ekonomik hayatta da siyasi yaşamda da istikrarın “sürdürülebilir”liğini zorlaştırır.
Toplumsal refahın ve geleceğe güvenin en önemli göstergesi, halkın tüketim eğilimidir.
Gelecek endişesinin olduğu toplumlarda bireyler, tüketimden vazgeçerek “tasarruf”a yönelir.
Bireylerin tüketimden cayarak “tasarruf”u tercih etmesiyle geleceğe olan “güvensizlik” arasında “doğru orantı” vardır.
Tüketim; ekonominin çarkını döndüren, üretim, yatırım ve istihdam ortamını hazırlayan en temel iktisadi ve sosyal faaliyettir.
Tüketim azalmışsa üretim ve yatırım azalır, işsizlik ise artar. Çünkü üretici, ürettiği malı satamaz, üretim olmadığı için yatırım olmaz, yatırım yapılmadığı için de istihdam olmaz, böylece işsizlik artar.
Ekonomide soğuma
Vatandaşın harcamalarının yavaşlaması; “talep daralması”na yol açar, bunun doğal sonucu da üretimin ve yatırımın hız kesmesi, ekonominin “soğuması”dır.
Harcamaların yavaşladığının, piyasalarda “talep daralması”nın oluştuğunun göstergesi; KDV ve ÖTV gibi “dolaylı vergi”lerdeki azalmadır.
Maliye Bakanlığı’nın bu yılın ilk dört ayındaki KDV ve ÖTV vergi gelirleriyle ilgili olarak yayınladığı tabloda; “dolaylı vergi gelirleri”nde önemli bir azalma olduğu görülmektedir.
Buna göre içerideki her türlü alışverişten alınan KDV, geçen yılın ilk dört ayında yüzde 20.5’lik bir artış gösterirken 2012’nin ilk 4 ayında bu artış oranı yüzde 8.9’a gerilemiştir.
İthal mallarından alınan KDV de geçen yılın ilk dört ayında yüzde 38.2 oranında bir artış gösterirken 2012’nin ilk dört ayında yüzde 0.6’ya kadar bir azalma meydana gelmiştir.
Aynı şekilde “lüks tüketim”den alınan ÖTV de geçen yılın ilk dört ayında yüzde 16.2 oranında artarken bu yılın aynı döneminde yüzde 3.6 düzeyine inmiştir.
Bu arada; aynı dönemlerdeki toplam vergi gelirlerindeki artış oranı da yüzde 21.4’ten yüzde 10’a inmiştir.
Sanayi üretimi geriledi
Harcamaların azalmasının doğal sonuçları; vergi gelirlerinin düşmesi, üretimin ve yatırımın azalması, işsizliğin de artmasıdır. Kısa süre önce açıklanan “Sanayi Üretim Endeksi”nin yılın ilk üç aylık verileri; sanayi üretimindeki dramatik düşüşü göstermektedir.
Geçen yılın ilk üç ayında sanayi üretimindeki büyüme yüzde 14.4 iken, 2012’nin aynı döneminde sanayi üretimi, yüzde 2.8’e gerilemiştir.
Ekonomide, tüketimde, yatırımda, üretimde hızlı bir düşüş yaşanmasının izahı; halkın gelirinin azalması, vergilerin yükselmesi, vatandaşın tasarrufa yönelmesi şeklinde olabilir. Ya bu nedenlerin tamamı ya da biri ekonomideki “yavaşlama” sonucunu doğurur.
Mevcut durumda; vergilerde bir artış olmadığı gibi, halkın gelirinde de dramatik bir düşüş olmamıştır.
O halde halk “tasarrufa” yönelmiştir. Merkez Bankası’nın verilerine göre; 31.12.2011’de bankalardaki döviz hesabında 117.7 milyar dolar varken 27.04.2012’de 130 milyar dolar olmuştur. Halk, parasını dolara yatırmıştır.
Sonuç olarak: Bu eğilim; Türk Lirası’na olan güvensizliği göstermektedir.