SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

‘Zafer, zafer benimdir diyebilenindir’

31 Ağustos 2016 Çarşamba, 01:54:10 Güncelleme:08:43:42
İbrahim Yıldız

İbrahim Yıldız

[javascript protected email address]

 

“Tek başına kayalıklar arasında, dalgın ve düşünceli dolaşmaya başladı. Bir aralık o kayalık tepenin ucuna geldi. Hafifçe eğilmişti. Başparmağı dudaklarının arasındaydı...Saat 11’di.”

Mustafa Kemal’in Kocatepe’deki ikonik fotoğrafını çeken Ethem Tem, Büyük Taarruz’un ilk gününün tanığıydı. Taarruz şafak vakti saat 5’te başlamıştı. Mustafa Kemal Paşa, günler ve geceler süren yorgunluğuna rağmen ayakta, vaziyeti adım, adım takip ediyordu. Bir ara kumandanların yanından ayrılmıştı... İşte, tam o esnada, nefes alınamayacak kadar bir sessizliği bozan Ethem Tem’in deklanşörü olmuştu....

30 Ağustos Zaferi’ne giden bir milletin sesiydi o deklanşör..

Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere, her kesimden kutlama mesajları verildi. Ortak dilek, Büyük Taarruz ruhunun diri olduğuydu. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından, ülkemiz de çok şey değişiyor. Sınır içi ve dışı terörle mücadelede büyük bir kararlılık söz konusu..

Tıpkı Kocatepe’de olduğu gibi, günler ve geceler süren yoğunluğu şimdi yine askerlerimiz yaşıyor... Bu kez, sessizliğin derinliklerinden silah ve top sesleri geliyor...

Unutmayalım, 94. yılını kutladığımız 30 Ağustos Zafer Bayramı, bu milletin dünyaya haykırdığı bağımsızlık sesidir...

 

ANTALYA’DA BAŞLANGIÇ

Dünya Kupası eleme maçları öncesi önemli bir hazırlık maçımız var. Üstelik bugünkü rakibimiz bir süredir Suriye nedeniyle sorun yaşadığımız Rusya. Düşürülen uçak sonrası, diplomatik ve ekonomik ilişkilerimizin askıya alındığı Rusya ile yeniden eski güzel günleri yaşamak istiyoruz. Her iki ülkenin halkı, Erdoğan ve Putin’in attıkları adımdan, tutumlarından çok mutlu. Bu akşam Antalya’da özel bir karşılaşma olacak. Antalya bilindiği gibi Ruslar’ın en çok tercih ettiği kentimiz. Yalnız tatil amaçlı değil, bu kente yerleşen, çalışan kendi mahallelerini, hatta okullarını kuran ciddi bir Rus topluluğu var... Bugün oynanacak maç, yalnız bir 90 dakikaya sığdırılamayacak futbol etkinliğinden daha büyük anlam taşıyor... Dost iki ülkenin Batı’ya verdiği önemli bir mesajdır Antalya buluşması...

Başlıkta kullandığımız, Mustafa Kemal’in “Zafer, zafer benimdir diyebilenindir” cümlesi, inanmışlığın bir ifadesi olarak milletlere ışık olmuştur. Fatih Terim ve futbolcularımız da Dünya Kupası elemelerine başlarken; zaferin, başarının, kazanmanın Türk halkı için bir futbol oyunundan çok daha büyük anlamlar taşıdığını sanırız biliyorlardır. Dileriz, Ethem Tem’in yolundan giden foto muhabiri arkadaşlarımız, futbolcularımızın sessizliği için değil, tribünleri coşturan golleri için deklanşörlerine basarlar...

 

FENERBAHÇE’DE NE OLUYOR?

Başkan Aziz Yıldırım, Fenerbahçe’nin en uzun süreli başkanlığını yapma onurunu yaşıyor. Şike sürecinde yönetici arkadaşları ile hapis yattı. Hiçbir takımın altından kalkamayacağı sorunlarla uğraştı. Taraftarın büyük desteği ile zor günleri atlattı. Türkiye’de en çok tesisi, okulu olan kulüp unvanını elde etti. Basketbolda Avrupa’nın imrendiği bir takım yarattı. Her sezon liderliğe oynayan basketbolcular, yepyeni bir taraftar modeli ile tribünlerini her maç doldurdu...

Ne var ki, futbol takımında işler istenildiği gibi gitmiyor. Hatta, Aziz Yıldırım’ın başkanlığı süresince en çok kupayı Galatasaray kazandı. Bu kadar transfer, yabancı oyuncular, büyük paralar başarıyı neden getirmiyor?

“Fenerbahçe, kimsenin çiftliği değil” diye yazan Halit Deringör ağabeyimiz çok haklı. Her sezon yanlış karar vermek herhalde ayrı bir özellik. İşte, taraftarın tepkisi ortada. Tribünler boş. Bir an önce doğru yolu bulmazsanız bu sezon da sıkıntılı geçecek..

 

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN