08 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
28 Eylül 2016 Çarşamba, 01:43:51 Güncelleme:08:42:17

G.Saray’a dikkat...

 

Beşiktaş-Galatasaray derbisi tüm sporseverleri ortaya konulan mücadele adına sevindirdi. Her iki takımın futbol iştahı, korkak teknik adamlar döneminin kapandığını gösteriyor.

Yıllarca izlediğimiz savunma ağırlıklı, yenilmeden atlatma mantığının artık modasının geçtiğini herkes anlamış. Artık günümüz futbolu daha mücadeleci ve ofansif bir anlayışa sahip. Kazanmak için rakibin üstüne gitmek, daha çok koşmak, topa sahip olma oranını yükseltmek, hataları en aza indirmek ve takım oyununu sahaya yansıtarak maçtan kopmamak...

Teknoloji ve bilimselliğin futbolumuza ivme kazandırdığını fark etmek mümkün. Süper Lig’de yer alan takımların her geçen gün daha iyi bir futbol ortaya koyma isteklerinin altında yatan gerçek, çalışma metotlarının modern futbol anlayışı ile örtüşmesidir. Genç teknik adamların kendilerini yenilemeleri, dünyayı yakından izlemeleri bu gelişimin en önemli gerçeğidir.

 

MİLYONLARIN SEVGİLİSİ FUTBOL

Futbolumuzun kalitesinin yükseldiğini, değerinin arttığını görüyoruz. Geçen hafta oynanan ilk derbi karşılaşması bunun en güzel örneğidir. Beşiktaş ve Galatasaray taraftarlarını mutlu eden bir performans sergiliyorlar. Oynanan iyi futbola rağmen hataları görmek ve buna göre bir yorum yapmak işin bir parçası. Sanırız, bizim gördüğümüz ve dillendirdiğimiz eksiklikler teknik adamların da dikkatini çekmiştir.

Bu noktada şunu da hemen belirtelim. Yerli hocalar, yabancı meslektaşlarına göre yapılan eleştirileri daha sert karşılamaktadırlar. Futbolun öteki spor dallarına göre daha büyük kitlelere hitap etmesinin temel nedeni kurallarının kolaylığıdır. Böyle olunca, toplumun her kesiminden futbolseverler kendilerini teknik direktör yerine koymayı hak görürler. Kaçan goller için ise, ”ben olsam atardım...” hayıflanmasını yapmaktan çekinmezler. İçten, çocukça inanarak her maç kendilerini o sahanın içindeymişçesine kandırırlar... Milyonların bir topun peşinde koşmasının anlaşılır sihri de burada yatmaktadır.

 

BEŞİKTAŞ’IN KADRO ZENGİNLİĞİ

Geçen yılın şampiyonu Beşiktaş iyi bir kadro kurdu. Çok sayıda yetenekli ve hazır futbolcunun olması avantaj gibi gözükse de bazen sorun olabilir. Bu sorunu en iyi yönetecek kişiler teknik adamlardır. Şenol Güneş, bol malzemeden iyi bir yemek yapmakta ustadır. Zaman zaman eleştirilse de Şenol Hoca bunların üstesinden gelebilir. Galatasaray karşısında ilk yarı sahaya sürdüğü kadronun, istediklerini ortaya koymakta sıkıntı yaşadığını gördük. Herkesin merak ettiği sorular var. Örneğin, Talisca’nın neden yedek soyunduğu. Olcay’ın üretkenliği sınırlı iken neden vazgeçilmez oluşu gibi. Tolgay gibi seri bir oyuncunun oyuna girmemesi, hatta Barcelona’dan büyük umutlarla alınan Adriano’nun sıradan bir futbolcu gibi unutturulması en can alıcı sorudur.

Geçen yılın hızlı pas trafiğinden, bu sezon uzun topa geçiş sıkıntılı gibi gözüküyor. Tüm bunları bizim gibi Şenol Hoca da düşünüyordur. Sistem değişikliği her zaman kendi açmazını da getirmiştir. Fakat, pratik düşünce eldeki oyuncularla ve rakibe göre taktiksel değişiklikle sonuç alabilir. Bugün oynanacak Dinamo Kiev karşılaşması Galatasaray derbisi gibi olmayacaktır. Daha kontrollü bir takımın sahaya çıkacağını göreceğiz. İyi futboldan çok, sonucun hesap edildiği bir 90 dakika izleyeceğiz...

 

G.SARAY‘IN SAKATLARI İYİLEŞİYOR

Sarı-Kırmızılılar sezon öncesi en çok eleştirilen takımlardan biriydi. Fakat, ilerleyen süreçte yanılanların çok olduğunu görüyoruz. Altyapının sorumlusu Riekerink’in teknik patron olması önce yadırganmıştı. Görülüyor ki, Hollandalı teknik adam her geçen gün yerini sağlamlaştırıyor. G.Saray’ı seyircisiyle bütünleştirmeyi başardı. Üstelik henüz forma giymeyen Podolski, Serdar Aziz, Sigthorsson ve De Jong gibi iyi oyuncuları var. Galatasaray, ekim ayından sonra şampiyonluk iddiasından öte güzel futboluyla da fark yaratacaktır...

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Perşembe 15 MPH
Kısmen Güneşli