08 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
23 Kasım 2016 Çarşamba, 02:01:12 Güncelleme:08:52:57

Galatasaray’ın sorunu: Abi!

 

Futbol ülkemizde bir başka seviliyor. Bu bir gerçek. Taraftar olmak, takım tutmak, her maça koşa koşa gitmek bir başka eğlence... Bazen bu sevgiyi anlatabilmek mantık ölçülerinin dışına çıkıyor... Her yaştan, her meslekten insanın tek bir amaç uğruna bir araya geldiğini ancak spor alanlarında görmek mümkün oluyor...

‘Üç büyükler’ diye adlandırdığımız Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray’ın taraftarı olmak ayrı bir ayrıcalık gibi kendini gösteriyor... Sıradan bireyler bile tuttukları takımın yanında olmayı söylerken, tribünde bağırırken, özgüvenlerinin yükseldiğini görüyorlar. Birey olmanın, hatta büyük grubun bir parçası olarak kendini görmenin hazzını yaşıyorlar...

 

ELEŞTİRİLER ACIMASIZ

Dünyanın her yanında futbol sevdası ile yatıp kalkan, fanatizmden, holiganizme varan taraftar kimliklerini görüyoruz. Zaman, zaman istenilmeyen olaylar hatta şiddetin her türlüsü yaşanıyor. Ne yazık ki, her taraftar tutkuyla sarıldığı takımının her zaman ve daima kazanmasını istiyor. Yenilince, büyük sevgi beslediği futbolcuları yerden yere vurmaktan geri kalmıyor.

En son oynanan Fenerbahçe-Galatasaray karşılaşmasında aynı senaryoyu yeniden okuyoruz. Sarı-Kırmızılı taraftarlar, takımlarının kötü oyunu sonrası yöneticifutbolcu kim varsa hedefe koyup eleştirinin en ağırını yapmaktan kaçınmadılar. Duygusal tepkileri anlamak mümkün. Fakat, her maçı skora göre değerlendirmek ve acımasızca konuşmak hangi mantıkla açıklanabilir. Kaldı ki, daha sezonun yarısı bile olmamışken...

 

GALATASARAY’IN EKSİĞİ YÖNETEMEMEK

Galatasaraylılar 17 yıldır yenemedikleri Fenerbahçe’ye karşı kötü oynadıkları için kızabilirler. Sonuçta bir maç. Unutulmasın ki, bu takım en çok eleştirildiği dönemde şampiyonlukları almıştı. Yönetimin mali bir çıkmazda olduğu gerçeğini görmemiz gerekiyor. Riva ve Florya tesislerinin satışa çıkması çok eleştirildi. Ekonomik kaynak yaratmak için çırpınan bir yönetim var. Üstelik, futbolcuların uzun bir süredir para almadıkları biliniyor.

Bu tür bir ortamda Fenerbahçe maçına çıkmak oldukça zordu. Futbolcular arasında bir ortak anlayış ve birliktelik eksikliği söz konusu. Şu bir gerçek ki, Hollandalı teknik adam Riekerink ile çok büyük başarılar beklemek biraz hayal gibi. İşler iyi giderken “idare eder” deniliyordu. Ne var ki, ezeli rakipler karşısında alınan sonuçlar en iyi testtir. Yine de sezon içi yapılan teknik adam değişiklikleri çoğu kez ters tepmiştir. Eldeki oyuncuların kapasitesi ve kalitesi ortada. Öncelikle, yabancı ve yerli gruplaşmasının giderilmesi gerekiyor. Futbolcu-antrenör kavgası gibi olayları çözecek ise yönetimdir.

Ancak şu gerçeği unutmamak gerekir. Futboldan anlayan, oyuncuların saygı göstereceği bir ‘abi’ye kesinlikle ihtiyaç var. Galatasaray yönetimi bir yandan para sorununa kafa yorarken, sahanın içine hakim olacak eski futbolculardan yardım almalı... Bu eksiklik giderilirse sorunlar büyük ölçüde çözülür. Her zaman söylüyoruz; hangi iş olursa olsun, konuyu bilen, saygınlığı olan, profesyonelce düşünen kişilere görev vermekten korkmayın...

 

DİGİTÜRK’ÜN KULÜPLERE JESTİ

Futbolumuzun naklen yayın hakkını bir kez daha Digitürk kazandı. Önümüzdeki 5 yıl, yine Lig TV ekranlarından maçları izleyeceğiz. Önceki gün yapılan ihale kısa sürede sonuçlandı. 3 milyar dolarlık bir bütçe futbolumuza aktarılacak. Kulüplerin yaklaşık %30 oranında gelirleri artacak. Katarlı grubun ortaya koyduğu bu irade, yayın kalitesini de arttıracaktır. Ekonomik göstergelerin aşağıya doğru eğilim gösterdiği bir ortamda ortaya konulan rakamlar moral olmuştur. Avrupa liglerinin birçoğunu geride bırakan bir mali tablo görüyoruz. Dileğimiz, bu tür bir girişim ve bütçe, futbolumuzun kalitesini yükseltsin. Marka değerine katkı yapsın...

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Perşembe 11 MPH
Güneşli