Öne Çıkanlar
Son Dakika
26 Eylül 2017 Salı, 09:37:35 Güncelleme:09:39:36

İlkay’ın öyküsü bizde yazılabilir mi?

 

“DUVARIN öte yanındaki boğuk sesler İlkay Gündoğan’ın kulağına kadar geliyordu. Zıplayanların döşemelerde çıkardığı sesleri, Manchester City’deki takım arkadaşlarının mırıldanmaları ve en sonunda da hocası Guardiola’nın konuşmasını duyabiliyordu, duvarın diğer tarafından...

” 2016’nın aralık ayında Watford maçında çapraz bağları kopan İlkay Gündoğan’la 10 ay geçiren ve dizinin eski haline gelme sürecini anbean izleyen New York Times muhabiri Rory Smith yazısına bu cümlelerle başlıyor...

Smith, İlkay’ın sahada sakatlandığı ilk anda hissettiklerinden başlayıp adım adım bir ‘spor haberi’ değil ‘insan öyküsü’ anlatıyor...

“Karşılaştığı şey korkutucuydu... Saatler süren ameliyatlar, geçmek bilmeyen istirahat günleri, ayağa kalkma, yürümeye, koşmaya ve en sonunda tekrar top oynamaya başlama... Acılı ve yorucu bir süreç. Yalnızlığın gölgesinde, takımdan, ‘sahne ışıklarından’ uzakta unutulmamak için mücadele edecekti... Hepsinden önemlisi bütün bunları takımın bir parçası değil, duvarın öbür tarafında tek başına sıkışmış bir halde başarmak zorundaydı...”

TABUTTA RÖVAŞATA!

Hafta sonu F.Bahçe- Beşiktaş ve Bursa-G. Saray maçları öncesi ve sonrası ekranlarda konuşan yorumcuları, meslektaşlarımı dinlerken “Rory Smith’in yazdığı gibi bir öyküyü bizim gazetelerde ne zaman okuyabiliriz?” diye düşündüm.

Bu yüzyıl için pek iyimser değilim doğru!

Geçenlerde maç yorumlamak yerine ‘sloganlar’la, ‘afili cümlelerle’ tribüne oynayan bir yorumcumuz, söylediklerini ‘yanlış anladığını’ düşündüğü izleyiciler için “Hiçbir şeyden anlamıyorlar” diye yakınıyordu.

Ekranın bir köşesine ‘hashtag’ koyan, Twitter’da atılan 300-500 tweet’l ‘TT’ olmayı başarı ölçüsü olarak alan, program boyunca telefonunu ekranından başını kaldırmayıp ‘timeline’ı takip eden birinin sosyal medyada ‘hiç anlaşılamamaktan’ dertlenip “Hiçbir şeyden anlamıyorlar” diye tespitte bulunması en hafif tabiriyle ‘tabutta rövaşata’ oluyor maalesef!

Oyunun ruhu değil, ‘şekli’ ile ilgilenen, sorulduğunda “Seyirci böyle istiyor” diyen, maç yorumlarken ‘nah, nah’ diye stüdyoyu inleten adamlar, ‘sosyal medya’daki küfürler, ‘eleştiriler’ için ‘organize işler bunlar’ diye birbirini gazlıyor.

“Bu kadar kolay mı? Evden, odada otur salla ha. Bunu yazanları tespit ettiriyoruz. Bizler gazeteciyiz, bir nevi dedektifiz...” diye gözdağı veriyor biri, öbürü atılıyor: “Ben şikâyet ettim, karşımda ağlayan oldu yaaa...”

‘Filozof’ teknik direktörün hakeme “O.... Ç...” dediği, adının geçtiği her yerde ‘adam’lık sıfatının belirdiği bir diğer hocanın rakip takım için “... Özgüvenleri çok yüksekti aslında bir başka kelime daha var ama söylemeyeyim...” diye vecizeler yumurtladığı, bir yöneticinin tribünde el hareketi çektiği, diğerinin eski futbolcusunun ‘özel hayatına’ göndermeler yaptığı, eski futbolcunun taraftar goygoyu için ‘diz çöktüğü’ futbolumuzun ‘ruhu’nun ayağa kalkması bu ortamda zor görünüyor.

Yabancı futbolcudan değil, ‘futbola yabancı’ insanlardan kurtulmak gerekiyor en önce... Yoksa Rory Smith’inki gibi ‘destansı spor öyküleri’ değil her hafta ekranlarda, sayfalarda yeniden yazılan ‘ucuz romanlar’ okumaya devam ederiz...

ACIDAN MUTLU OLDU!

Rory Smith, İlkay Gündoğan’ın tedavi için gittiği Barcelona’da Arda Turan’ın tuttuğu dairesinde geçirdiği bir ayın sonunda Manhchester’a dönüşünü şöyle anlatıyor:

“Tesislere gittiği ilk gün takım arkadaşlarının ilgi odağıydı. İkinci, üçüncü, dördüncü gün ilgi gittikçe azaldı. Kalabalığın içindeki herhangi biri gibiydi. İlkay da böyle olmasını istedi. Pazartesi-cuma kondisyon, salı-çarşamba-perşembe dayanıklılık, cumartesi kardiyo çalışıyordu. Pazar ise ona aitti... Ama genel hissi yalnızlıktı...”

“İlkay 9 ay boyunca acının geri dönmesini bekledi. Acı bir ceza değil, ödüldü onun için. ‘Acıyı hissedene kadar zorlamam gerekiyordu. Acı yenilenmenin işaretiydi’ diyor İlkay...”

Smith, 276 gün sonra Watford maçıyla sahalara dönen İlkay’ı anlattığı yazısını şöyle bitiriyor: “Duvarın diğer tarafından dönmekten mutluydu. Zıpladı, ısındı, sahanın kenarına yürüdü ve tribünlerin sesi kulaklarında yankılandı...”

Rory Smith’in ‘öyküsü’ New York Times’ta yayınlandıktan bir gün sonra, geçen cumartesi, West Bromwich Albion maçında İlkay Gündoğan dizinden yeniden sakatlandı...

Mourinho’nun dediği gibi ‘futbolda hafıza kısa’ belki ama öyküler çok çok uzun, yazabilene...


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazartesi 11 MPH 23°
Az Bulutlu