Son Dakika
03.04.2018 - 03:59 | Güncelleme:

Nefis bir rüya ‘Kelebekler’

 

Bardağın dolu mu boş mu olduğunu bırakın, çoğu zaman ortada bir bardak bile görmeyen biriyim ben! Böyle olduğum için de kendimden nefret ediyorum.

Bir süredir bunu değiştirmek için kendimle kavga halindeyim. Bazen hiçbir yere gitmeyen trafiğin orta yerinde, bazen herkesin gülüp eğlendiği bir masanın kenarında bir bardak suda fırtına koparıp kendime kafa göz girişiyorum. Ortada bomboş duran bardağın dolup taştığına kendimi inandırmak için bin dereden su getiriyorum. Pollyanna’nın kulağına “Ne diye iyi olacakmışım ki, eninde sonunda hepimiz cehenneme gideceğiz işte...” diye şarkılar söylüyorum berbat, akortsuz sesimle…

Bıktım usandım kendimin bu karamsarlığından...

Bu konuda pek yalnız da sayılmam doğrusu. Çevremde birçok insan bu dertten mustarip. Kiminle konuşsam ‘tarif edemediği’ bir mutsuzluktan bahsediyor. Herkesin dilinde bir ‘gitmek’ var. Nereye, neden, kimden kaçıyoruz, her yere en büyük düşmanımız kendimizi de götüreceğiz eninde sonunda!

Sanki hepimiz aslında ‘mutluymuşuz’ da bir trende, çok moda bir ‘duyguya’ ayak uydurmak için ‘mutsuz’u oynuyormuşuz gibi hissediyorum. Daha doğrusu hissediyordum! Ta ki geçenlerde Kanadalı ‘nefis’ müzik grubu Arcade Fire’ın lideri Win Butler’ın sözlerini okuyana kadar:

ESPRİ ANLAYAMAMAK

“Komedyenler artık kolejlerde sahneye çıkamadıklarını, espri yapamadıklarını söylüyor. Çünkü insanlar bir espriyi anlama yeteneklerini kaybettiler. Sanki bir kömür madeni içindeki kanarya gibi hissediyorum, bu çok Orwellian bir durum... Komedyenler her zaman söylenmekten korkulan şeyleri söylerler. Bunu kaybettiğiniz zaman baş aşağı gidersiniz...”

Söylenmeyeni söylemekten korkulan, ‘espriyi anlama yeteneğinin’ bile kaybedildiği bir çağda yarısı dolu bir bardağın içinde başımı suyun üzerinde tutabilmek için Dr. Jekyll gibi, ‘kötümser, mutsuz’ yanımı bedenimden ayırmaya karar verdim!

Böyle bir ortamda başka türlü hayatta kalmak da mümkün değil zaten... En azından ben böyle düşünüyorum. Kötülüklerden şikâyet etmek yerine güzelliklerin peşine düşeceğim artık. İşte tam da bu yüzden şimdilerde iğneyle kuyu kazıp kendime ‘küçük mutluluk adaları’ oluşturuyorum...

Bu ada bazen, beni uzun süredir hiç olmadığım kadar mutlu eden bir güzellikle bol kahkahalı uzun bir akşam yemeği oluyor, bazen eski bir dostla soğuk bir bira...

En son geçenlerde ‘gerçeklik’ denilen bu lanet olası ana karadan ‘Kelebekler’ adasına kaçtım.

PATLAYAN TAVUKLAR

Yönetmen Tolga Karaçelik’in, Kültür Bakanlığı tarafından desteklenmeye değer bulunamadığı için ‘imece’ usulü, 18 günde çektiği, Sundance Film Festivali’nde Dünya Sineması Büyük Jüri Ödülü kazanan filmi ‘Kelebekler’, benim için gerçekten küçük bir ‘mutluluk adası’ oldu.

Uzaya gidemediği için canlı yayında kendini yakan astronot Cemal, çocuklarla anlaşamayan anaokul öğretmeni Suzan, ‘Mahallenin Dibi’nden kariyerinin dibine dikey düşüş yapmış oyuncu Kenan adlı, en az benim kadar mutsuz 3 kardeşin, 30 yıldır görmedikleri babalarının çağrısı üzerine köylerine yaptığı yolculukta onlarla yol arkadaşı olmanın keyfini burada kelimelerle anlatamayacağım.

Bilimle inancın maçında, inanç takımı formasıyla ‘bilim’ lehine tezahürat yapan ‘acayip’ imam, sorumluluk makamında oturan ama ne zaman bir sorumluluk alması gerekse ‘kaçan’ muhtar ve olur olmaz yerde patlayan tavuklarıyla Hasanlar Köyü anlatılmaz yaşanır... Siz de bir süreliğine bile olsa içinizdeki ‘karamsar’dan kurtulmak için bu köyü mutlaka görmelisiniz.

Şahsen ben geçenlerde içimdeki Mr. Hyde’ı Hasanlar Köyü’nde kucağına bir ‘tavuk’ verip havaya uçurdum!

Günün sonunda kör bir çobana 500 lira borçlu çıksam da habire boyumu aşıp duran hayatın orta yerinde, yüzümde gülücükler açtıran 1 saat 57 dakikalık bu nefis rüya için Tolga Karaçelik’e teşekkürler...

‘Kelebekler’ resmen boş bir bardağı taşıran damla oldu benim için. ;)

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 03 Nisan 2018 Salı 09:07
    Sizin oldukça uxun bir zaman önce Mehmet Erdem hakkında yazdığınız olumsuz ve biraz da küçük gören yazınızdan sonra, nerede adınızı ve yazınızı görsem pas geçiyordum..Hiç tanımadığım halde size karşı olumsuz düşüncelere sahiptim. Arada denk geldiğinde, "yine ne kadar sert ve ukala üslup" kullanmış diyordum..Ama bu yazınızı başlığından dolayı okudum ve aslında nekadar insani duygularınız olduğunu, bu sert halinizden sizin de memnun olmadığınızı, ve birbirimize nekadar benzediğimizi farkettim.. Şu anda size karşı olumsuzu bırakın içimde bir sevgi bile oluştu :) ben de bu kötü dünyadan uzaklaşıp mutluluklar adasına bir geçiş yaptım sanırım:) Teşekkrler
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Çarşamba 10 MPH 26°
Kısmen Güneşli