SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Kader denen şey

14 Eylül 2016 Çarşamba, 08:49:48 Güncelleme:09:07:33
Kartal Yiğit

Kartal Yiğit

[javascript protected email address]

 

Aslında Beşiktaş, Benfica’yı ilk 15 dakika istediği şekilde durdurup ani baskı ile şaşırtınca Lizbon’dan başı önde dönmeyeceğinin sinyallerini vermişti. Ta ki Tolga o hatalı ve şanssız golü yiyene kadar. Tolga gibi bir kaleci, böyle bir topu rakibin önüne çelip adeta ‘al da at’ dememeli.

O golden sonra Benfica’nın güveni tavan yaptı, Beşiktaş’ın ise tabana indi. Tolga zaten en ufak hatasında günah keçisi ilan edilecekti. Bu yüzden maça çıkarken bile hiç olmadığı kadar heyecanlı gözüktü. Taraftar buradan sonra Tolga’ya nasıl yaklaşır orası da muamma. Ancak asıl sorun Tolga’nın oynaması değil, Şenol Güneş’in son maçın iyisi, moralli Fabricio’ya yer vermemesiydi. Bence irdelenmesi gereken bu. Yoksa kaleciler hatalı gol de yer, kahraman da olur.

Genel görüntüye baktığımızda Tolga’nın yediği o gol dışında galibiyeti daha çok isteyen taraf Beşiktaş’tı. Hakem Talisca’nın yere düşürüldüğü ve penaltı gözüken pozisyonda beyaz noktayı gösterse, sonlarda Cenk Tosun yüzde yüzlük fırsatı gol yapsa ya da Atiba’nın kafası gol olsa, Tolga’nın hatası bu kadar konuşulmayacaktı.

Üstelik aynı Tolga Zengin, daha sonra 84’te Quaresma’nın top sevdası ile kaptırdığı topu ağlara giderken mükemmel şekilde önlemeyi başardı.

Ancak Allah’tan sahanın en etkisiz isimlerinden olan Oğuzhan’ın yerine giren Talisca, son dakikadaki müthiş frikiğiyle Kartal’a hayat veren o golü attı. O gol hem önemli bir 1 puan kazandırdı hem de Tolga’nın bugün linç edilmesini önledi. Özellikle ikinci yarıda Benfica’ya göre maçı daha çok isteyen Beşiktaş’ta savunmanın uyumunun öne çıkması, Beşiktaş adına sevindirici bir gelişmeydi.Tartışılan Tosic’in ise belki de maçın en iyisi olması ayrı bir husus.

Talisca girene kadar Oğuzhan’ın bu kadar kötü oynayıp Beşiktaş’ın hücum gücünü keseceği pek aklımıza gelmezdi. Şenol Hoca’nın erken oyuncu değişikliği maçı kurtardı. Çünkü Oğuzhan kötü olunca Beşiktaş kanatlara yöneldi. Orada da Quaresma istekli ama gününde olmayınca yük tamamen sola kaydı. Adriano da bu açığı kapatamayınca ihale Caner’e kaldı. Bu durumda Aboubakar tamamen yalnızları oynadı. Gökhan İnler de zaman zaman gereksiz toplar kaybedip ileriyi desteklemeyince oyunun bir bölümünde pozisyona girmekte zorlanan bir Beşiktaş izledik.

Yalnız Aboubakar şu an için Beşiktaş’ın aradığı isim değil gibi geldi bana. Kalabalık savunma arasında kayboluyor, fiziğini kullanmak istiyor ama izin verilmiyor. Zaten bir Gomez değil ama alışana kadar Cenk oynamalı ya da ikisi beraber. Cenk girdikten sonra da zaten Aboubakar sanki biraz canlandı.

Talisca eski takımına adeta “İşte beni bırakırsanız başınıza bu gelir” mesajını verdi attığı akıl dolu ayak içi frikik ile. Henüz tam hazır olmasa da bu tip fırsatları kaçırmaz gibi geliyor. Beşiktaş ikinci yarıda oynadığı oyunla beraberliği değil, galibiyeti bile hak etti. Şimdi Devler Ligi’ne moralli başladılar, böyle de gider gibi geliyor. Yalnız sosyal medyada yediği gol yüzünden yerden yere vurulan Tolga’nın 85’te kurtardığı pozisyon, maçın kırılma anıydı. O pozisyon gol olsa Talisca’nın jeneriklik golü hiçbir işe yaramazdı. Kader denen şey bu işte.

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN