Öne Çıkanlar
Son Dakika
18.11.2016 - 02:22 | Güncelleme:

Diline sahip olamayan, dinine sahip olabilir mi?

 

Tabii ki, böyle bir yazı başlığı gördüğünde herkes kendine göre bir yorum yapacaktır. Mevzu dil olunca insanın aklına neler geliyor neler!

“Acaba biz neyi kastediyoruz?” diye sorarsanız, cümlenin yapısına baktığınızda bunu açıklamanın pek çok yolu aklıma gelmiyor değil.

“Dile sahip çıkmak” hususunda eğer biz buradaki “dil” kelimesini lisan, konuştuğumuz, yazdığımız lügat manasında ele alırsak, millet olarak bu işin altından kalkamayacak bir vebal altında olduğumuz ortadadır. İyisi mi biz o noktalara hiç temas etmeden, doğrudan dil, ahlak ve din ilişkisini konuşalım.

Bir insanın yaşaması, ölmesi, yemesi, içmesi ve bilgi alması milyonlarca diye ifade edebileceğimiz birçok sebep ve vesilelere bağlıdır. Milyonlarca insan şu veya bu sebeple hayatlarını sürdürmekte, gene milyonlarca insan sayamayacağımız kadar sebeplerle ölüp gitmektedir.

Aynen bunun gibi insanın manevi ölümü ve hayatı da birçok sebeplere bağlı olabilir. Dil ve dili kullanma şekli insanı manen ihya eder, diriltir veyahut kalbini ve manasını idam sehpasında sallandırır, imhasına sebep olabilir. Çok küçük zannettiğimiz sözler, bazı kelimeler de maneviyatımızın elimizden akıp gitmesine sebep olabilir. Çok küçük gördüğümüz mikrop ve virüslerle hayatımızın elimizden kayıp gitmesi gibi...

Dile sahip olabilmek için insanın ilk önce kendisine sahip olması gerekli değil midir? Aklı yerinde olmayan bir insanın sözlerine itibar edildiğini hiç gördünüz mü? Aklî muvazeneyle söz ve konuşma birbiriyle orantılı olduğu için “Konuşuyorum o hâlde düşünüyorum, düşünüyorum o hâlde ben bir varlığım” sözü bile bize bir şeyler anlatmıyor mu?

Akıl nûrlandığında, yani kalpteki mâneviyat ışığı aklı parıldattığında elbet insanın fiili de sözü de bambaşka bir şekil alır, almalıdır. Düşünün ki imanla dopdolu olan bir kalpten ve bunu idrak eden bir akıldan ilk önce istenilen şey kelime-i şehâdettir. Dille ikrar ettiği, kalben tasdik ettiği bir söz insanı bir anda iman dairesi içine alır. Bir sözle girilebilen bu mukaddes daireden, manen kendimizi kaybettiğimizde sarf edebileceğimiz bir sözle çıkılabilir. Bu anlattıklarımızın işi zorlaştırmakla hiç alakası yoktur. Hele bir “Evet” sözüyle, bir imza ile hayatımızın kaç kere değişik hâller aldığını düşünürsek, bunun maneviyatta da benzerliği olduğunu söylememiz sizler için sürpriz olmamalıdır.

Demek ki konuşmak, dilini muhafaza etmek yani sahip çıkmak gerçekten de çok önemliymiş. İşte bundan dolayı dilimizle imtihan olunmaktan kendimizi hiçbir zaman kurtaramadığımızı çok iyi anlamalıyız.

 

DİLİN HASTALIKLARI NELERDİR?

Dilin afetleri saymakla bitmez. Fakat ana hastalıklarını şöyle bir hatırlayalım:

YALAN

Yalan konuşmak, hele dinini ve insanların inançlarını direkt olarak etkileyen yalan beyanda bulunmak asla bir mü’minin sıfatı olamaz. Bu nevi yalanla iman, aynı kalpte ve dilde bulunamaz. Herkesin üç aşağı beş yukarı bu hususta bilgisi ve dikkati vardır diye ümit ediyorum.

GIYBET

Yani sizi görmeyen yahut yanınızda bulunmayan bir kişi hakkında, duyduğunda hoşlanmayacağı bir sözü sarf etmek... Elbisesiyle, fiziki yapısıyla, huyuyla ilgili onda gördüğünüz, var olan bir şeyi gıyabında söylemek, ezcümle o kişiye ihanet etmek... Cenâb-ı Hakk, Kur’ân-ı Kerîm’inde gıybeti aleni olarak yasaklar, ayrıca “ölmüş kardeşinin etini koparıp yemek” tabiriyle, dilden kaynaklanan bu musibetin çirkinliğini de bizlere açıklar. (Hucurât Sûresi-12. âyet)

İFTİRA

Laf taşımak, söylenilen sözleri başka meclislere, başka insanlara taşımak, neticesinde de insanların arasında fitne, dedikodu, nefret tohumları saçmak...

İftira dille işlenen en büyük günahlardandır. Olmayan bir şeyi başkası hakkında söylemek, hele bu iffetli bir hanım ise altından kalkamayacağı bir günah ve vebalin dibini boylamaktır ve tam bir şahsiyetsizlik alâmetidir.

Gıybet yahut iftira eden kişi çok kötü biri olmakla birlikte aynı zamanda bu fiiliyle kendi iğrenç karakterini ortaya koyar. Bu fiili işleyen; laf alıp götürmeyi, şahsiyetsiz, karaktersiz olmayı kendine huy ve şekil olarak seçmiş kimsedir. Nitekim cemiyette bu nevi insanları herkes aynen ifade ettiğim şekliyle tanır ve tiksinir.

Ama bizde bir enformasyon, haber alma hastalığı var ya... Böylesi adi insanlardan bile bir şekilde bilgi(!) almak iştahımız yüzünden, onları dinlemekten bir türlü kendimizi alıkoyamayız.

İNSANLARI KIRMAK

Dilin afetlerinden biri de insanları diliyle taciz etmek, kırıcı yahut küfürlü konuşmaktır. Karşısındaki insana hakaret etmeye lüzum yok, cemiyet içerisinde bağırarak, ahlâksızca konuşmak gene aynı şekilde dilin afetlerindendir. Hepimizin televizyonlarda, sokakta, toplu taşıma araçlarında maalesef şahit olduğu, konuşma şeklindeki seviyesizlik bu kötü örneklerden sayılabilir.

BOŞ KONUŞMAK

Boş konuşmak, hiçbir faydası olmayan, lüzumsuz lakırdılar etmek de ufak bir afet değildir. Kalbi karartır, dinleyenleri hevâ ve hevese sevk eder, neticede bu kendini bilmezlik ve hakikatten uzak konuşmalar Allah Teâlâ’nın gadabını celp eder.

Bunları okuduktan sonra “Hiç mi konuşmayalım?” diyeceksiniz. “Yukarıda anlattıklarımızı yapıyorsanız hakikaten hiç konuşmayın!” diyesim geliyor. Cemiyette güzel bir söz kalmadıysa, o cemiyet çöker. İnsan olmak, akıl ve dil sahibi olmakla ifade edilirse, o dile yakışan; güzellikleri, doğruları konuşmak değil midir?

Din insanı terbiye eder ve etmelidir. Madem ki İslâm’ın ilk şartı şehâdet yani kalpteki duyguları, aklî melekeyi istikâmet üzre kılıp bunu dille ifade etmektir, o hâlde dinin dilimiz üzerindeki terbiyesine riâyet etmek biz inananlar için en mühim şeylerin başında gelmelidir.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Cuma 7 MPH 15°
Kısmen Güneşli