ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
30 Aralık 2016 Cuma, 03:33:33 Güncelleme:09:39:02

Gaflet ve günahı hoş görmeyelim

 

Muhteşem ve mükemmel olan din manzumesi içerisinden işimize geleni alıp diğerlerini yok gibi kabul etmek dindarlıkla asla örtüşmez. Din “mânâ”dır. Mânâ; hayata, dünyaya geliş ve gidişten maksud olunan şeye denir. Geliş ve gidişini dünyaya göre ayarlayanlar mânâsız yaşadıkları için diğer canlılarla aralarındaki farkı göremezler.

Hoş görmek, hoş olanı görmeye çalışmak demektir. Güzel olmayanı iyi görmeye çalışmak, hoş görüyü horlamaktır.

Geçen sohbetlerimizde dünyevileşmek, dünyaya dalmak meselesini sizlerle paylaşmıştık. Mesele dünya nimetlerinden istifade etmemek, ticaret yapmamak, meşru olan sahada bu nimetlerden faydalanmamak değildir, bunlar bahane edilerek yapılan ve artık bütün Müslümanlar tarafından bile meşru sayılan yanlışlıklara dikkat çekmektir. “Yâhû hoca sen de mi bu mevzuya takıldın?” demeyin. Bu âdetlere, bu yanlışlıklara ortak olmak, ufak ve basit bir şey değildir.

Hangi bir yerinden başlamak lazım bilemiyorum. Haydi, yılbaşı indirimi bahanesiyle pahalıya alacağınız bazı ürünlerin ucuza satılması sebebiyle alışveriş çılgınlığımıza bir kulp bulduk diyelim. Ama içinde ahlâk ve hayânın zerresi bile bulunmayan, eğlence ve kutlama çılgınlıklarına hangi makul gerekçeyi bulabiliriz bunu düşünüyorum. Milli Piyango denilen, ülkece iştirake davet edilen kumar ve haram çılgınlığı ayrı bir gaflet.

Her ağzımızı açtığımızda şunu söylüyoruz: “Ülkemiz çok önemli bir süreçten geçiyor. Özkaynaklarımızı şöyle kullanmalıyız, gençlerimizi şu hedeflere koşturmalıyız, böyle yardım yapmalı, şu şekilde derde derman olmalıyız.”

“Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?” demezler mi adama?

Benim en çok üzüldüğüm mevzu ne biliyor musunuz dostlar? Bu; ahlâk, izan ve insaftan yoksun şekildeki davranışlar değil. Bunları meşru kabul etme ve buna karşı direnen insanları da marjinal, toplumun dışında kalmış insanlar muamelesine tabi tutmamız... Kim derdi ki şehit, şühedâ, evliya kanıyla sulanmış bu topraklarda günah ve isyanların bu denli revaç bulacağını?

BAŞKALARINA BENZEMEMEK

Efendimiz (SAS) giydikleri kıyafeti hatta mübarek saçlarını tarayışını bile İslâm dışı cemiyetlerin örf ve âdetlerine benzetmekten fevkalade kaçınır, kendisine tâbi olan ümmet ve ashabını da bu hususta sakındırırdı. Ki o zaman için şu anda yaşadığımız tehlikeler belki mevzubahis değildi. Hatta bu benzeyişler haram diyebileceğimiz bir durum da arz etmiyordu belki.

Şimdi lütfen Efendimiz’in (SAS) şu hadis-i şerifini bir düşünün: “Kim bir topluma benzemek için gayret eder, kendisini benzetirse, bilsin ki onlar da aynı kavimdendir, aynı topluluğa âitlerdir.”

Meâlen aktardığım bu hadis-i şerif ciddi şekilde gözden geçirilmelidir. Meselenin bir başka boyutu durumun vahametini daha da artırıyor.

DİN BİR BÜTÜNDÜR

Din; tam ve mükemmel şekliyle tarif edilmiş, tanımlanmış, hatta Kur’ân-ı Kerîm ve sünnet metinleriyle ne olduğu en güzel şekilde açıklanmıştır ve din bir bütündür.

İnsan; dininin bütün hükümlerini bilmese de en azından çerçevesini ve kendine has özelliğini bildiğinde o kişiye “dindar” denilebilir. Bu çerçeveyi de amentü esasları en özet şekliyle inanmak isteyenler için açıklamıştır.

Hayatımızda bazen dinî motifler, parçalar, fiil ve hareketler bulunabilir. Ancak dinin özünü, mahiyetini kavrayamamışsak bunlar taklit ve âdet olmaktan öteye geçemeyebilir. Fiilen uygulayamasak bile dinimizin özelliğini ve ana hatlarıyla üslubunu bilmek mecburiyetindeyiz.

Sözü uzatmayalım. Aslında şunu demek istiyorum:

Muhteşem ve mükemmel olan bu din manzumesi içerisinden işimize geleni alıp diğerlerini yok gibi kabul etmek dindarlıkla asla örtüşmez. Din; insanı şekillendirir, dindar yani Allah’a (CC) ve Resul’üne (SAS) muhabbetle insan olduğunu fark eden kişi bu güzelliğe kendisini uydurmaya, adapte etmeye çalışmalıdır. Kendi heva hevesine, arzularına ve yaşantısına göre Allah Teâlâ’nın dinini uydurmaya çalışan bir kişiyse bu sahada ne kadar bilgili olursa olsun dindar olarak nitelendirilemez.

Din “mânâ”dır. Mânâ; hayata, dünyaya geliş ve gidişten maksud olunan şeye denir. Geliş ve gidişini dünyaya göre ayarlayanlar mânâsız yaşadıkları için diğer canlılarla aralarındaki farkı göremezler.

Dinin motifi, bir parçası, fikri, ahlaki hatta fiili, davranışı, parçalar hâlinde bir yerlerde bulunabilir ama bu parçaların bulunmasıyla tam bir dinden bahsedemeyebilirsiniz.

 

HAVA DURUMU
Çarşamba15 MPH27°
Az Bulutlu