HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.
Mehmet Açar

Mehmet Açar

[javascript protected email address]

Nasıl yönetmen olunur?

16 Mart 2009 Pazartesi, 11:35:56Güncelleme: 11:35:56

SON günlerde sıklıkla duyduğum soru malum:
"Güneşi Gör düm, nasıl bir  film?" Cevabı olumlu olunca  hemen ikinci soru geliyor:
"Mahsun Kırmızıgül'ü gerçekten  bu filmi kendisi mi çekmiş?" Kendi imzasıyla çıkan her iki filmin de temel anlatım sorunlarını aşmış, belirli bir tarza ait olduğunu söylediğimizde ise "Yönetmenlik nasıl bir şey, her isteyen yönetmen olabilir mi?" gibi başka sorular geliyor.
  Evet, eğer bir yapımcı bulunursa herkes film yönetebilir. Ama önce şu aşağıdaki koşulların oluşturulması gerekiyor.
  ■ Her şeyden önce sizi asla yarı yolda bırakmayacak, profesyonelce yazılmış, sağlam bir senaryo gerekli.
  ■ İşinin ustası bir yönetmen yardımcısı olmadan hiçbir şey olmaz. Onunla beraber film grameri kurallarına göre bir çekim senaryosu hazırlarsanız, hem montaj aşamasında ortaya çıkabilecek sorunları önceden çözmüş hem de çekimlere hazırlıklı gelmiş olursunuz.
  ■ Film grameri kurallarını çok iyi bilen, aks atlama gibi birtakım temel anlatım hatalarını engelleyecek tecrübeli bir görüntü yönetmeni ve kamera ekibi olmadan zaten kimse film çekmiyor. Onların görevi senaryodaki bütün planların doğru ve aksaksız bir biçimde çekilmesi...
  ■ Çekimlerden sonra da bütün diğer yönetmenler gibi siz de profesyonel bir montaj ve miksaj ustasıyla çalışırsanız, iş tamamdır.
  Özetle herkes film yönetebilir ve söz-konusu film pazarlanabilecek bir ürün haline gelebilir. Ama vurgulamakta fayda var: Herkes senaryo yazamaz. İyi bir film hikâyeniz olabilir ama senaryo yazmak bir uzmanlık işidir.
  Birinci yönetmen yardımcılığı da ciddi bir tecrübe ve bilgi işidir. Dört yıl sinema okumuş bir öğrenci bile tecrübe kazanmadan bu işi yapamaz.
  Görüntü yönetmeni olmak için de yıllar gerekir. Çekimin merkezidir görüntü yönetmeni, hem kamera hem de ışık ekibi direkt ona bağlıdır.
  Montaj ve miksaj ise açıkçası sihirbazlık gibi bir iştir. Onları ilk kez çalışırken görenler hayranlık duymaktan kendilerini alıkoyamazlar.
  Sinema endüstrisini bu isimsiz kahramanlar ayakta tutarlar. Kimse onlarsız film çekemez. Ama yönetmen olmadan da hiçbir şey olmaz!
  Yönetmenlik bir vizyon işidir. Anlatacak bir hikâyeniz ve yukardaki koşulları oluşturacak maddi, manevi gücünüz varsa, liderlik yapmayı da biliyorsanız, hodri meydan. Herkes yönetmen olabilir...
  Okullu ya da alaylı olmanız dahi gerekmez. Zaten kimse size yönetmen olmayı öğretemez.
  Mesela Quentin Tarantino. Ne okullu ne de alaylıydı. Yukarda saydığım koşulları oluşturdu ve ilk filmini çekti. Bugün dünyanın en iyi yönetmenlerinden biri olarak anılıyor.
  Özetle önemli olan, bir sinema vizyonunuzun ve söyleyecek sözünüzün olmasıdır.

 

Diğer Yazıları

Film içinde oyun

  • Yayın Tarihi: 21/12/14 09:18
  • [javascript protected email address]
Fransız yönetmen Olivier Assayas'ın yazıp yönettiği "Sils Maria ve Perde" (Clouds of Sils Maria), bir tiyatro oyununa hazırlanan Avrupalı ünlü bir yıldızla (Juliette Binoche) genç asistanı (Kristen Stewart) arasındaki ilişkiyi konu alan seyre değer bir...
Devamını Oku

Tiyatro üzerine en iyi filmler

  • Yayın Tarihi: 21/12/14 09:34
  • [javascript protected email address]
Bu hafta gösterime giren "Sils Maria ve Perde" tiyatro ve tiyatrocular üzerine çekilen filmleri getirdi aklımıza. İçinden tiyatro geçen sayısız filmin arasından daha çok prova ve oyun sürecine odaklanan öykülere odaklandık Olmak ya da Olmamak 1942 ...
Devamını Oku

Bir ‘Yüzüklerin Efendisi’ değil

  • Yayın Tarihi: 19/12/14 09:27
  • [javascript protected email address]
Hobbit üçlemesinin son filmi "Hobbit: Beş Ordunun Savaşı"nda (The Hobbit: The Battle Of The Five Armies) yönetmen Peter Jackson, Tolkien'in masalsı dünyasını yine görkemli bir çağdaş aksiyon sinemasına dönüştürüyor ama "Yüzüklerin Efendisi"ni de...
Devamını Oku

Ezber bozan aşk

  • Yayın Tarihi: 14/12/14 09:27
  • [javascript protected email address]
İlk kez geçtiğimiz Antalya Film Festivali'nde gösterilen "Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku", erkeğin cephesinden bir aşk hikâyesi anlatıyor. Çiğdem Vitrinel'in yönettiği filmde başrolleri Erdal Beşikçioğlu ile Sezin Akbaşoğulları oynuyor. Çiğdem...
Devamını Oku

Türk sinemasının en iyi aşk filmleri

  • Yayın Tarihi: 14/12/14 12:14
  • [javascript protected email address]
Bu hafta gösterime giren "Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku" vesilesiyle Türk sinemasının en iyi 10 aşk filmini seçtik. İyi bir aşk filminin yıllara meydan okuması gerektiğini düşünerek klasiklere ve Yeşilçam'ın altın çağına ağırlık verdik 1. Sevmek...
Devamını Oku
Tüm Yazıları