Öne Çıkanlar
Son Dakika
16.11.2017 - 07:19 | Güncelleme:

Siyasi çözümün merkezi İdlib...

 

ANKARA’da 2 gündür şu soruya yanıt aradım...

ABD ile Rusya’nın Suriye’de siyasi çözüm konusundaki anlaşmasına başta olumsuz yaklaşan Ankara’nın, Soçi görüşmesi sonrası “mutabık” kalmasının gerisinde ne var?

Bölgeyle ilgilenen uzmanlar ve diplomatik çevrelerden aldığım bilgiye göre yeni durum politikasının merkezinde İdlib yer alıyor.

Anımsanırsa, Türkiye, Rusya ve İran’ın girişimiyle Astana sürecinde varılan mutabakat gereği, İdlib bölgesinde çatışmasızlığı sağlamak üzere 4 bölgede çatışmasızlık merkezlerinin oluşturulması ve garantör ülkelerin de kontrol ve gözlem noktaları kurması hedeflenmişti.

Bu kapsamda Türkiye, 12 yerde gözlem noktası kuracaktı; bunlar aracılığıyla Şam ile muhalefet arasında çatışmaların yaşanmasını engellemek, olası ateşkes ihlallerini izleyip anında müdahale etmek olası hale gelecekti.

Garantör 3 ülkeden 500 askerin görev alacağı bölgede, askerler arasındaki iletişim de Müşterek Koordinasyon Merkezi tarafından koordine edilecekti.

Türkiye bu kapsamda 12 kontrol gözlem noktasından sadece 2’sini tamamladı, kalan 10’u için de bölgedeki gruplarla çatışma olmadan sorunu çözme çabasını sürdürdü.

Bununla birlikte Rusya’nın Şam güçleri ile İdlib arasına tampon bölge oluşturma görevini de yerine getirmesini bekledi.

YENİ DURUM

Ancak Astana’da anlaşmaya varılmamış gibi El Bab sürecinde rastlanmayan ölçüde Şam yönetiminden İdlib bölgesindeki Türk güçlerine “İşgalci” suçlaması gelmeye başladı.

Bunu Rusya’nın beklenmedik iki hamlesi takip etti.

Moskova, “siyasi çözüme hazırlamak” amacıyla 18 Kasım’da Soçi’de Suriye’deki tüm etnik ve dini grupları bir araya getirmeyi hedeflediği “Suriye Ulusal Diyalog Kongresi” toplama kararı aldı.

Bu SDG adı altında PYD/PKK’nın da katılması anlamına geliyordu.

Yetmedi, Astana süreci devam ederken Vietnam’da buluşan Rusya Devlet Başkanı Putin ile ABD Başkanı Trump’ın “Suriye’de siyasi çözüm” için anlaştığı açıklaması geldi.

Türkiye İdlib’de Rusya’nın tampon bölgeler oluşturmasını beklerken yeni durumla karşılaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Soçi’ye hareketinden önce tepkisini açık koydu:

“Askeri çözüm söz konusu değilse o zaman çeksinler askerlerini. Dünya ahmak değil. Bazı gerçekler maalesef farklı söyleniyor ama uygulaması farklı oluyor...”

ŞAM’I AŞMAK

Moskova, Ankara’nın tepkisi üzerine SDG’yi Soçi Forumu listesinden çıkardı, “siyasi çözüm sürecinde sivil bir anayasa ve siyasi çözüm önderliğini Türkiye ile Rusya’nın birlikte yapması” konusunda da anlaştı.

Erdoğan da Putin görüşmesi sonrası, “Gelinen noktada siyasi çözüme odaklanabileceğimiz bir zemin oluştuğu hususunda mutabıkız” dedi.

Konuşmalarında hep “Şam rejimi” derken, bir ton yumuşatıp “Şam yönetimi” söylemini tercih etti.

Bütün bunların Ankara’daki okuması, Şam’ın Türkiye karşıtlığının kırılması için Rusya’ya serbesti kazandırılması ve Ankara’nın İdlib’de hareketinin önünün açılması yönünde...

ABD’nin DEAŞ’ı kendi bakışıyla çözmek için Kuzey Afrika’ya ve Myanmar’a sürme çabasına girdiği süreçte bölge yeni gelişmelere gebe görünüyor.

Rakka’daki görüntüler de eklendiğinde dünyanın DEAŞ sorununu uzun süre sırtında taşıyacağı anlaşılıyor...

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 17 Kasım 2017 Cuma 00:05
    DEAS araci diyelim biz ona. Kahraman! yaratmak icin once seytani olusturdular. once seytanin kendi istedikleri yerleri isgal etmesine firsat veriyor, hatta destekliyorlar (honey-net). Sonra yeni kahraman!`larini alabildigine destekleyip, uluslararasi destek olusturuyorlar. Bu sayede - Istedikleri cografyalarda istedikleri demografi muhendisligini uyguluyorlar - Cevre ulkelere silah satiyorlar - Petrol gibi yerel kaynaklarin gelecegini kontrol altina aliyorlar. - Islamofobi`yi diri tutuyorlar - Orta doguyu her 15-20 senede bir tarla gibi surmus oluyorlar, ta ki fidanlar buyumesin, 51. eyaletin cevresinde buyuk guc kalmasin. - Her ne kadar dusman gibi gorunseler de iranin guclenmesi, mezheb savaslarini baslatabilmeleri icin islerine geliyor. - Bir tasla kac kus oldu? Lakin bilmiyorlar ki Takdir-i Huda kuvveti bazu ile donmez, bir sem`a ki mevla yaka, uflemekle sonmez. Yanlizca musaade ediliyor, bakalim karsiliginda biz neler yapiyoruz, onu gormek icin. Selametle..
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Salı 18 MPH 16°
Kısmen Güneşli