Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        AK Parti uzun süredir Seçim ve Siyasi Partiler Kanunu üzerindeki değişiklikleri Mart ayında yapmayı planlıyordu.

        MHP lideri Devlet Bahçeli’nin dünkü açıklaması bu sürecin gongunu da dün itibarıyla vurmuş oldu.

        Şunu baştan belirteyim, Siyasi Partiler ve Seçim kanunlarının yeni sisteme uydurulması zorunluluktu.

        Ancak aradan geçen 4 yıl içinde yapılamadı.

        Geçen seçim de aslında iki kanun da mevcut sistemin usullerini karşılamıyordu, Anayasa kerpeteni ile sağı solu eğilip bükülerek uygun hale getirildi.

        Bütün partiler de bunu gördüğü için partilerinin ilgili birimlerine talimat vererek gerekli hazırlıkların yapılmasını istedi.

        Araya salgın dönemi girip, Meclis’in çalışmalarında aksamalar meydana gelince, konu geçen dönem bu yılın Mart ayına ötelendi.

        Nasıl olsa bir yıl içinde yapılacak erken genel seçim gözükmediği için de bütün partiler bu konuda rahat davrandı.

        Nitekim AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı da dünkü sohbetimizde şunları söyledi:

        “Siyasi Partiler ve Seçim kanunları üzerinde partimizde bir heyet çalışıyor. Neler olabilir diye bakıyorlar. Henüz tekamül etmiş değil. MHP ile de ortaklaştırarak bu konuya ilişkin adım atarız.”

        MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da uzun süredir hazırlıklarının devam ettiğini belirtti, Siyasi Partiler ve Seçim kanunları üzerinde Genel Merkez’de bir çalışmanın olduğuna dikkat çekerek, bunun AK Parti ile bütünleştirilebileceğini söyledi.

        Benzer şekilde başta CHP ve İYİ Parti olmak üzere TBMM’de grubu bulunan diğer siyasi partiler de bu konuda hazırlığını bitirdi.

        YÜZDE 10 İNSİN UZLAŞISI

        Hepsinin de ortaklaştığı tek nokta geçmişten bu yana tek maddelik kanun değişikliği ile çözülebilecek seçim barajı konusunda bu kez uzlaşmış olmaları.

        İstisnası yok ki hepsi seçim barajının %10’un altına indirilmesini istiyor.

        Bunun için de oranları %3 ile %7 arasında değişiyor; ortaklaştıkları nokta ise %5…

        CHP Grup Başkanvekili Ergin Altay, barajın tamamen kalkması gerektiğini, yüzde 1 oy alan partinin bir milletvekilini TBMM’ye göndermesini uygun bulduklarını öteden beri savunduklarını söyledi.

        İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan da barajın aşağı indirilmesine yönelik görüşleri öteden beri savunduklarını anımsattı.

        MHP lideri Devlet Bahçeli de dünkü açıklamasında partisinin 1995’ten bu yana süregelen %10 barajının aşağı çekilmesine yönelik çağrısını yineledi; makul düzeye indirilmesi gerektiğini belirtti. BARAJ İTTİFAKTA UYGULANSIN MI?

        Üzerinde tartışma yaratan ise seçim barajının ittifak halinde de uygulanması konusu.

        MHP lideri Bahçeli, getirilen barajın ittifak kurulması halinde de uygulanması gerektiğini söyledi.

        Buna göre diyelim ki baraj %5’e çekildi, ittifaka girecek partilerin bir önceki seçimde bu oy oranına sahip olması gerekiyor.

        Bu da yeni kurulan partiler veya uzun süredir %5 oranına ulaşmakta sıkıntı çeken, az oy almış partiler açısından sorun üretecek.

        Onları parti kimlikleri ile değil de bir diğer partinin listesinden seçime girmeye zorlayacak.

        Ancak yeni kurulan DEVA Partisi Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, ittifaka da baraj getirilmesinin kendileri açısından sorun teşkil etmediğini belirtti.

        “Bununla kalınmamalı siyasetin finansmanında da değişiklik yapılmalı, olabiliyorsa dar bölge veya daraltılmış bölge sistemine gidilmeli” dedi.

        DARALTILMIŞ VE DAR BÖLGE

        Yeneroğlu, bu talepte bulunuyor olsa bu konuda seçim barajında olduğu gibi uzlaşı yok.

        Nitekim MHP lideri de açıklamasında temsilde adalet ilkesinin geçersiz kılacağı, dini yahut belirli yapıları öne çıkaracağı, parti disiplini ve kurumsallığını ortadan kaldıracağı gibi riskleri nedeniyle dar ve daraltılmış bölgeye karşı olduğunu bildirdi.

        İYİ Parti’deki bakış da bundan farklı değil.

        İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cihan Paçacı, dar veya daraltılmış bölgeye sıcak bakmadıklarını belirtti, “Partiler arası eşitsizlik yaratır, sadece çok oy alan partilerin işine yarar ve iki partili sistemi zorlar” dedi.

        CHP ise konuya daha farklı bakıyor, aslında AK Parti ile yakın bir uygulamayı savunuyor.

        EN AZ 7, EN ÇOK 5

        Bu da her bir bölgeden tek milletvekilinin çıkacağı dar bölge yerine, daha çok sayıda milletvekilinin seçilmesini olarak tanıyan sistem.

        Buna göre her bir bölgeden en çok 5 veya 7 milletvekili seçiliyor, milletvekili sayısı daha az olanlar da tek bölge kabul ediliyor.

        Bu durumda İstanbul 20, Ankara 5 seçim bölgesine ayrılması gerekiyor…

        CHP Grup Başkanvekili Altay, AK Parti’nin büyük kentlerde uygulamayı başlatma gibi bir çabası olduğuna geçmişte tanıklık ettiklerini anımsattı, bu konuda bir uzlaşı sağlanması gerektiğine vurgu yaptı.

        AK Parti yöneticileri ise daha önce de açıklamalarında yer verdikleri gibi dar bölgeye sıcak bakmıyor.

        Bunun yerine 5-7 milletvekilinin seçilmesine olanak tanıyan daraltılmış bölgeyi savunuyor.

        Bu konuda tam bir uzlaşı sağlanmış gözükmüyor…

        BİR YIL SONRA UYGULANIR

        Daha önce de belirttim, ağacın çiçeği görülmeden gelen bahar havası gibi, seçimin sandığı görülmeden mevsimi erken geldi.

        Seçim ve Siyasi Partiler yasalarında değişiklik ise bu beklentiyi kaçınılmaz olarak arttıracak.

        Ancak seçim yasalarında yapılan değişiklikler bir yıl geçmeden yapılacak bir seçimde uygulanamıyor.

        Bu da Mart ayında yapılacak bir değişikliğin uygulanması için en erken 2022 Mart’ından sonra seçime gidilmesi gerekiyor…

        Bununla birlikte, uzun süredir devam eden ittifak çatlatma oyunu da devam ediyor.

        ÖTEKİNİ KAÇIRMA

        Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, SP’nin etkin ismi Asiltürk’ü ziyareti muhafazakar kesimde etki yaratırken, SP lideri Temel Karamollaoğlu buna MHP ve Vatan Partisi ile yanıt verdi.

        MHP lideri Bahçeli ise Cumhurbaşkanı’nın ziyaretlerinden rahatsızlık duymadığını, Cumhur İttifakı'nı bozmayı hiçbir şart altında aklının ucundan geçirmeyeceğini belirtti.

        “Net olarak söylüyorum, neye mal olursa olsun Cumhur İttifakı sonuna kadar yaşayacaktır” dedi.

        Meclis’in üç haftalık aranın ardından gelecek hafta çalışmalarına başlamaya hazırlanırken Ankara’da siyaset de ısınıyor.

        Ancak bunun, erken seçimi getireceğini de kimse beklemesin…

        Almanya'yı ikiye katladı…

        Almanya'yı ikiye katladı…
        0:00 / 0:00

        DAHA önce de belirttim Sağlık Bakanlığı örgütlenmesi ve bunu dijital ortama aktarımı mükemmel.

        Daha önce filyasyon ekiplerinin çalışmasında buna tanıklık etmiştik, şimdi de aşılama sürecinde sistemin başarısına tanıklık ediliyor.

        Türkiye’nin neresinde hangi aşının kime, kim tarafından hangi saatte yapıldığı, aşı olan kişinin geçmişte geçirdiği hastalıklara kadar her bilgiye anında ulaşılma imkanı var.

        Bu sayede dün Cumhurbaşkanı aşı olduğunda sayı 256 bin idi, akşam saatlerine kadar 300 bin aşıya ulaşıldı…

        Bu da aşı çalışmasını Türkiye’den önce başlatan Almanya’yı ikiye katladığını gösteriyor.

        Çünkü Almanya ilk gün 140 bin civarında aşı yapmayı başarmış ve büyük başarı olarak gösterilmişti.

        Bu da gösteriyor ki vatandaşa aşı yapılmaya başlandığı anda bu sayının üçe katlanması ve günlük 900 bin kişiye ulaşması önemli.

        Peki bu kadar çok sayıda aşının takibi mümkün mü?

        Sağlık Bakanlığı’ndaki sistemin bir görüntüsünü buraya bırakıyorum; her bir noktada yapılan aşı anında görülüyor, yetmiyor sistem aşı olanı takibine de alıyor…

        Eğer 22 Ocak gibi ikinci grup aşı da ulaşırsa Türkiye’nin aşılanması kısa sürede tamamlanmış olacak.

        Aşıya olan ilgi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün aşı olması ile çok daha artacak…

        Diğer Yazılar