Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        SON günlerde iktidar partisi Meclis grubuna ciddi anlamda kafa karışıklığı hâkim.

        AK Parti'de tecrübeli isimlerin bakan veya genel başkan yardımcısı olmasından veya grup başkanvekillerine danışılmadan yasa tekliflerinin yukarıdan inmesinden olsa gerek, birçok yasada yapboz yaşanıyor.

        Bazılarının üzerindeki mürekkebi kurumadan, ya Anayasa Mahkemesi'ne dava açma sürecinde veya uygulanmaya başlandığı anda aksaklığı fark edilip yenisi çıkarılıyor.

        GEREKÇE UNUTULDU

        Son örneği de geçen hafta KCK operasyonu kapsamında savcıların MİT Müsteşarı ile bazı eski, yeni mensubu hakkındaki soruşturmanın önüne geçilmesi için hazırlanan kanun teklifinde görüldü.

        Teklifte "madde gerekçesi" yazılmasının unutulması bir yana, hazırlıklar yapıldıktan sonra gerçekleştirilmek istenilenin bir "usul hükmü" olduğunun farkına varıldı.

        Usul hükmünün de geçmiş uygulamaları kapsamayıp geleceği ilgilendirdiği geç anlaşıldı.

        Yani, MİT mensupları veya Başbakanlık Müsteşar yardımcılarından birinin, geçmişte yasalar çerçevesinde yaptığı bir uygulamanın, yeni kanun çıksa bile kapsam içine girip giremeyeceği tartışması başladı.

        "CMK 250 alanına giren suçları işlemeleri halinde haklarında soruşturma yapılması Başbakan'ın iznine tabidir" hükmünün eklenmesinin usul hukuku açısından geçmişi kapsama almayacağı uyarısıyla karşılaşıldı.

        YAPILABİLİR Mİ?

        Bu durumda ne olacak?

        MİT Yasası'ndaki değişiklik teklifinin altında imzası olan AK Parti Milletvekili Özel'in dün arkadaşlarımıza söylediği gibi, "Başbakan'ın izninin daha önce başlatılan soruşturmaları da kapsamına alan" bir geçici madde mi eklenecek?

        Yoksa Başbakanlık koridorlarında yankı bulan, "Eğer böyle bir adım atarsak geçmişteki tüm soruşturmalarla ilgili sıkıntıya gireriz" kaygısı mı dikkate alınacak?

        Çünkü yargılaması süren birçok davada da karşılarına izin mekanizması çıkacak.

        Yani Erzincan'daki MİT görevlileri hakkında açılmış olan davaya ilişkin izin sürecinin hangi yöntemle çözümleneceğinin ortaya konulması gerekecek.

        Geriye dönük izin mekanizması nasıl çalıştırılacak?

        Daha ilerisi Anayasa 1 38'in görüşülmekte olan bir davayla ilgili olarak, yasama Meclis'inde bırakın yasa çıkarmayı, soru sorulup konuşulmasını dahi yasaklayan maddesi nasıl aşılacak?

        Yarın bir yargıç veya savcının, bir başka davayla ilgili farklı bir adımıyla karşılaşıldığında yeni soruna çözüm nasıl üretilecek?

        Şu kadarını söyleyebilirim ki bütün bunlar dün AK Parti'nin akil isimlerinin de gündemindeydi.

        Aranan formül son dönemde ortaya çıkan olumlu eleştiri ve uyarıların hangi formülle yasaya yansıtılacağıydı...

        Çünkü bir yandan usul hukukunun gözden kaçan, "Başlamış soruşturma için başladığı tarihteki usul kuralları esastır" hükmünü aşma yolu aranırken, diğer yandan da devam eden davaların düzenlemeden nasıl etkilenmeyeceğine dönük arayış söz konusuydu.

        Komisyonda bugün görüşülecek olan yasa teklifi üzerinde mutabakat ise dün akşama kadar bulunmuş değildi.

        Diğer Yazılar