Zeus'un ödülü...
DURDUK yerde adının başına ekleyip, “Anadolu” dememişler. Yakın zamana kadar günü ilk kutlayanların da bu topraklarda yaşayanlar olduğunu bilmiyordum. Hem de öyle çok uzakta değil, Ankara’nın hemen yanı başında Sivrihisar civarında; koca kulaklı Midas’ın topraklarında... Mitolojiye bakılırsa asırlardır ana tanrıça olmakla kalmamış; çamların her mevsim yeşil kalmasını sağlayan kişi de olmuş. Sözünü ettiğim Antik Romalıların onuruna kutlamalar yaptığı ana tanrıça Kibele (Kybele)... Yapılan kazılar, heykel ve figürlerinin MÖ 6500-7000’e dayandığını gösteriyor. Dişiliği, analığı, üremeyi, hayatın canlılığını, sınırsız egemenliği temsil ediyor. İnanış odur ki, Zeus rüyasında görüp kendisine hâkim olamayacak kadar etkilenince hayat bulmuş. Cilalı Taş Devri’nden kalma heykelciliklerindeki koca kalçaları, iri göğüsleri, düzgün vücudu ve yanına aldığı iki aslan veya kutsal leoparları ile genç kızların koruyucusu olmuş. Kendi kendine doğurduğundan dolayı bütün tanrıların anası kabul edilmiş. Antik Roma’dan Friglere, Hititlerden Lidyalılara, Yunanlılardan Galatlara ve Roma’ya kadar tüm çağların ana tanrıçası kabul edilmiş.
ÇAM YEŞİLİ
Asırlar geçse de her dönemde hikâyesi değişmemiş. Mitolojiye göre, Frig Krallığı’nda yaşarken Attis’e âşık olmuş. Ancak Attis, Kibele’ye verdiği evlenme sözünü unutup Frig Kralı, koca kulaklı Midas’ın kızına gönlünü kaptırıp nişanlanmış. Buna içerleyen Kibele, Attis’in düğününe gidip kendisine döndürmek istemiş. Attis, Kibele’ye verdiği sözü anımsayınca pişman olup cinsel organını kesmiş. Kasığından akan kanlar yerde menekşeleri, kır çiçeklerini oluştururken, sevgilisinin acıdan kıvrandığını gören Kibele, Attis’i çam ağacına çevirmiş. Onu sonsuzluğa bağışlamış, çam ağacının her mevsim yeşil kalması da bundanmış.
ZEUS’UN ANNESİ
Pessinus Mabedi’nde Tanrıça Kibele adına düzenlenen törenlerde papazların hadım edilmesi de buradan gelir. Hatta, Sami ırkında erkeklerin sünnet edilmesinin temelinin de bu mitolojiye dayandığından söz edilir. O günden bu yana da ana tanrıça Kibele için kutlamalar yapılır. Antik Yunan mitolojisine göre de günün başlamasının nedeni Zeus’un annesi Rhea’dır... Rhea, eşi Kronus’un 6 çocuğunun 5’ini yemesi üzerine oğlu Zeus’u kaçırır. Kocasına kundağına sardığı bir taşı yedirirken, Zeus’u İda Dağı’na saklar. Gökyüzünün, şimşeklerin kralı olan Zeus da babası Kronus’un karnını yarıp 5 kardeşini kurtarır. O tarihten bu yana da Zeus’u evrene bağışlayan ana tanrıça Rhea için her yıl ilkbaharda festivaller düzenlenir. Anneler Günü geleneğinin Eski Yunan’da böyle başladığından söz edilir. Çağımızda ise 1908’de ABD’de Anna Jarvis’in kaybettiği annesi adına başlatıp, 1914’te Mayıs ayının ilk haftası olarak resmileşmesiyle hayat bulur. Kutlamaya diğer ülkeler de katılır. İster asırlar öncesindeki mitolojiden, ister bugünden gelsin... Günlerin en güzelidir... Yokluğunda geçmiş her yıl, hayallerimde akıp giden anılarıyla yüreğimde sevgisi daha da büyür...