7 maddede Uludere...
WSJ’nin haberiyle birlikte Uludere’de 34 kişinin hayatını kaybettiği acı olay tekrar gündeme geldi. Başbakan Erdoğan da WSJ’nin haberini yalanladı; “kara propagandanın” gerisinde Türkiye’nin ABD’den almak üzere olduğu Predatorların bulunduğunu ima etmekle kaldı. Peki, hükümette bu meseleye nasıl bakılıyor? İşte, etkin bir ismin 7 maddelik derin bakışı:
1- Yetkiyi yanlış kullanan varsa da gereği yapılmış; o kişinin rütbe yükselmesi durdurulmuş, emekli edilmiş. (Genelkurmay Komuta Kontrol Daire Başkanı Tuğgeneral Salim Cüneyt Kavuncu.)
2- Sürekli operasyona kimin talimat verdiği sorgulanıyor. TBMM’deki 4 partinin 3’ü tam kadro hükümete yetkiyi verdi. Hükümet bunu doğrudan veya yetki devriyle kullanıyor. Bunun nesini soruyorlar?
3- Görüntüyü ilk kimin verdiğinin ne önemi var? ABD Başkanı’nın onayıyla alınma aşamasına gelmiş, 2’si silahlı
4 Predator’un önünün kesilmesi için başlatılmış kara propagandaya destek veriliyor. 4- Bu kişilerin terörist mi yoksa kaçakçı mı olduğu konusunda hata yapılmış. Bu hatayı TBMM Komisyonu ile birlikte devlet de araştırıyor. Sorumluları hakkında gereken işlem de yapılacak. “34 yurttaşımız ölmüş ne yapalım” denilmiyor. Tam tersi, ortaya çıkarılması için uğraşılıyor. İdamı kaldırarak Öcalan’ı ömür boyu hapse mahkûm ettirmiş hükümet niye kaçakçıyı öldürme yönüne gitsin ki...
5- Kimse de şu soruları sormuyor: Irak’ta kaçak mal almaya gittikleri yer PKK’nın önemli kamplarının bulunduğu bölge. Doktor-Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin’in telsizi de o tarihlerde o bölgede tespit edilmiş. Kaçakçılar ise korucu köyünden; yani hepsinin ailesi korucu.
6- Peki, PKK’nın bu kadar etkin olduğu bölgeye gidip kaçak malı kimden, nasıl bu rahatlıkta alıp gelebiliyor? Devletin yanındaki korucular böyle bir kaçakçılığa nasıl izin veriyor? Onlar izin verdiyse, oradaki mülki amirler, kamu görevlileri bunu bildiği halde nasıl göz yumuyor? Para bölgede kaçak malla nasıl dönüyor, bundan kim yararlanıyor?
7- Detay ama korucu köyünden de son seçimde yüzde 90 oranında BDP’ye oy çıkıyor. Kimse de bunları sorgulamıyor.
YETKİ DEVRİ
Bütün bu anlatılanlardan çıkardığım kadarıyla; hükümet işin üzerine gitmekte kararlı. Sadece olayı değil, kaçakçılığın boyutu ve seyri dahil tüm gerçeklerin ortaya çıkarılma amacında. Daha ilerisi, bu işin gerisinde eğer hükümetin veya Genelkurmay Başkanı’nın yıpratılmasına yönelik bir amaç varsa onun da gün yüzüne çıkmasını istiyor. TBMM’den alınan sınır ötesi operasyon yetkisinin kullanılmasına gelirsek... Anladığım kadarıyla yetkiyi tamamen işin uzmanlarına, yani askere devretmiş. Eğer bir terörist faaliyet söz konusu ise bu konuda zaman kaybetmeden harekete geçilmesi için yetkisini vermiş. Ancak bu konuda karşılıklı bir bilgi akışının olmasını da talep etmiş. Zaten bugüne kadar da bu konuda bir aksaklıkla karşılaşılmamış. Eğer devredilen yetkinin yanlış kullanımında bir sıkıntı varsa, o konunun da araştırma sonucunda ortaya çıkarılması hedeflenmiş. Başta da belirttiğim gibi, hükümetin bakışı böyle...