11 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
05 Ekim 2016 Çarşamba, 00:46:59 Güncelleme:09:10:59

Sanatçı olamayınca ne yapsın? Gitmiş muhalif olmuş!

 

“Sanatçı dediğin muhalif olmalı” demek son zamanlarda pek bir moda!

Adam sanatında zirveye çıkmış, ardarda şâheserler veren, ayakta alkışlanan, hakikaten parlak ve kalıcı bir dehâ olsa “Belli bir yere gelip kendini kabul ettirmiş! Siyasî düşüncesinden bana ne? Biz yaptığı işe bakalım” deyip gam yemeyeceğim ama hiç öyle değil!

Mesleğini bir tarafa bırakın, ismini hiç işitmediğiniz; yazar mı, ressam mı, sinemacı mı, tiyatrocu mu, neci ve neyin nesi olduğunu bilmediğiniz zâtın biri gazetelere kasıla kasıla pozlar verip “Sanatçının görevi muhalefettir. İktidara karşı çıkacaksın kardeşim! Muhalif olmayana ben sanatçı demem” gibisinden sözler ediyor, derken eşinden-dostundan bir-ikisi bu vecizeleri alıp sosyal medyada oraya buraya gönderiyor ve derken “büyük sanatçı” artık gündemde!

Tam iki defa merak ettim, “Muhalif olacaksın kardeşim” buyuran böyle önemli isimleri “Cehaletime verin ama kim bu beyefendi?” deyip gazetedeki arkadaşlara sordum; tiyatroculuktan yazarlığa ve reklâmcılığa kadar uzanan değişik mesleklere yayılan dörde kadar farklı cevap aldım. Tiyatrocuya benzettikleri “sanatçı” bir ideolojik derginin yazarı, “galiba yazar” dedikleri de yine ideolojik bir tiyatro grubunun yönetmeni çıktı!

YETENEK YOK, NANAY!

Ortada birkaç ay önce “Eseri olmayan akademisyen sadece bildiri kaleme alır” diye yazıp birilerini gayet güzel hiddetlendirdiğim meselenin bir benzeri var: Adamcağız oyunculuk etmeye çalışıyor fakat seyredeni yok, zira ideoloji mebzul miktarda ama oyunculuk kabiliyeti nanay; öteki birşeyler yazıyor ve kimselere okutamıyor, çünki sadece ideoloji yapıyor, üstelik ideologluğu bile tam beceremiyor, yani Allah vermemiş, yazamıyor!

Dolayısı ile yapabileceği başka bir şey kalmadığı içim hazret “muhalefet” denen o ulvî sanata dalıveriyor ve bir eylem, iki röportaj, birkaç da resim derken işte buyurun, huzurlarınızda ter ü tâze, Cihangir sâkini ve Çeşme meftûnu entel bir muhalif sanatçı, hem de büyük sanatçı!

Seyircinin karşısına birkaç senede bir tenezzülen çıkan, hattâ “Sen kim oluyorsun da bana rol yazıyorsun?” diye yönetmenin üzerine yürüyen ama TV dizilerinde hiç nazlanmadan bol bol arz-ı endâm eden bankamatikten kadrolu resmî tiyatrocularımızın muhalefeti ise, normal! Birileri kalkıp da senelerdir kimselerin ilişemediği sistemi değiştirmeye kalkınca üstad muhalefet etmeyecek de ne edecek?

Sanatçının muhalifi tabii ki olur, hattâ olmaması tuhaftır ama “mutlaka muhalif olması” gerektiğini düşünüp söylemek çok daha tuhaftır.

‘PATRONAJ’, YANİ ‘HİMAYE’

Unutmayalım: Sanat alanında geçmişi yüzlerce, hattâ bin küsur sene öncesine dayanan, Batı’da “patronaj”, bizde “himaye” denen bir sistem vardır. Klâsik sanatı bu destek ayakta tutmuş, eserleri zamanımıza kadar gelebilen birçok sanatçı bugün hayran olduğumuz o eserleri “patronları”, yani “hâmîleri” sayesinde verebilmişlerdir.

Batı’da “patronaj”ın ayakta tuttuğu sanatçıların arasında Leonardo’dan Bach’a ve Çaykovski’ye kadar dünya kadar isim mevcuttur. Bizdeki “himaye” nin klâsikler arasına kattığı isimleri merak edecek olduğunuz takdirde de, rahmetli Halil İnalcık’ın konusundaki tek eser olan “Şair ve Patron”unu okuyun...

Hele gidip de Cumhuriyet Arşivi’nde çok değil, şöyle yarım saat-kırk beş dakika çalışacak olsanız neler bulursunuz neler! Cumhuriyet döneminin en baba, en meşhur sanatçılarının Ankara’ya yazdıkları ve neredeyse tamamı “Mübarek ellerinizden öperim” diye biten dünya kadar mektup ve mektuplara iliştirilmiş “Şu kadar yüz lira gönderilmiştir...” notları ile dolu dosyalar...

Rağbet gören eser sahiplerinin muhalif olmasını anlarım, zira hakiki sanatçının beyni zaten farklı çalışır, başka türlü düşünür ve adamı uçukluğa kadar götürebilir... Ama bir baltaya sap olamamış ve nereye el atsa kurutmuş şöhret meraklılarının Cihangir merkezli o kolay muhalefetleri yok mu?

Dedim ya, adamcağız yazamıyor, oynayamıyor, konuşamıyor, meramını anlatamıyor ama bilinmek, tanınmak istiyor! Muhalif olmayıp da ne yapacak?

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 09 Ekim 2016 Pazar 10:57
    Harika bir yazı olmuş. Tebrikler
  • Misafir 05 Ekim 2016 Çarşamba 19:00
    üstadım şöyle lozan ile ilgili yazmanızı çok isterdim
  • Misafir 05 Ekim 2016 Çarşamba 13:21
    kalemine sağlık murat bey
  • Misafir 05 Ekim 2016 Çarşamba 11:29
    yazan elleriniz dert görmesin murat bey, içimden geçenleri yazmışsınız
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Cumartesi 17 MPH 13°
Kısmen Güneşli