ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
01 Şubat 2017 Çarşamba, 00:26:12 Güncelleme:09:38:21

Huysuz ve tatlı değil, nâlet ve şirret kadın!

 

Bazı anneler vardır; gözlerini çocuğun üzerinden ayırmaz, yavrucağın herşeyine karışır ve bir türlü rahat bırakmazlar...

Çocuk ne yapsa, ne etse, tek bir kelime söylese, etrafa şöyle bir bakınsa ve hattâ nefes bile alsa “Yapma, etme, sakın haaaa, olmaaaaz, ayıııp!” diye haykırırlar...

Beraberce bir yere mi gittiler; çocuk bir şey isteyecek, meselâ “Anne, çişim geldi!” diyecek bile olsa kaş göz işaretleri ile hemen sindirirler, ısrar etmeye kalkarsa “Bak, hâlâ konuşuyor! Sus dedim!” çığlıkları gelir..

Bu haykırışı ve çığlığı tehditler takip eder, “Uslu durmazsan o oyuncağı almam haaa, vallah rüyanda görürsün!”, “Hele bir eve gidelim, sana sorarım!” yahut “Akşam baban gelince anlarsın!” derler ve tehdit bazen imalarla dolu olur: “Ben sana ne tenbih etmiştim? Unuttun mu? Hani demiştim ya, hıııııı, hatırlasana, bak işte ona göre ha!”...

Annenin bitmeyen vıdıvıdısı sevgiden veya ilgiden değil, otorite merakındandır...

SÖZCÜ DEĞİL, KAKNEM ANNE!

Türkiye, Avrupa Birliği’nden artık böyle muamele görüyor ve bunun son örneği de, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın geçen gün Kardak’a gitmesinin ardından AB sözcüsünün yaptığı açıklama...

Yunan Başsözcü Margaritis Schinas, Orgeneral Akar’ın ziyareti konusunda huysuz annenin çocuğuna “Sana ne söylemiştim, ne tenbih etmiştim? Neden unuttun?” diye imalı haykırışı gibi “Azami iyi komşuluk ilişkilerine sahip olmak, katılım öncesi ortaklarımız için belirlediğimiz önemli bir kriterdir” yorumunu yapmış.

Schinas siyasî demeç vermiyor, çocuğunu sanki “Evden çıkarken ben sana ne demiştim? Hani uslu oturacaktın? Ne işin var Kardak’ta? Sana bugün çikolata mikolata yok, cızzzzz!” diye paylıyor, üstü kapalı tehditlerle sindirmeye çalışıyor.

Avrupa Birliği ile münasebetimiz şimdi bu vaziyette!

Muzaffer İlkar’ın o nefis Nihavend’inde “Huysuz ve tatlı kadın” ibâresi geçer: “Aşk gibi, sevda gibi huysuz ve tatlı kadın”...

Ama, tepemizde anne rolünü oynayan Avrupa Birliği artık ne aşk ne de sevda hissedilecek halde... Bir zamanlar dillere destan olan güzelliğinden eser kalmamış, zarafeti çoktaaan gitmiş, kaknemleşmiş, lime lime dökülüyor; evlâtlarından biri, İngiltere, kadının şerri yüzünden evi terketmek, alıp başını gitmek üzere, diğerleri de gidiş hazırlığında ve birliğin parası da yerlerde!

Geriye ne mi kalmış? Huysuz mu huysuz bir hatun! Huysuz, şirret, aksi ve nâlet!

Biz, işte bu huysuz kadının himayesine nâil olabilmek için “Anneeeee, beni de sevsene, aguuuuu” diye ağlayıp sızlıyor, eteklerinin altında dolaşıp duruyoruz!

 

MİLLİ EĞİTİMİN YENİ YAYINLARI

MİLLÎ Eğitim Bakanlığı, “Maarif Vekâleti” olduğu senelerde güzel kitaplar yayınlamıştı, “Maarif Klasikleri” serisinde dünyanın önde gelen eserlerinin nefis bir Türkçe ile yapılmış tercümeleri vardı.

“Vekâlet” sonradan “Bakanlık” olunca her nedense yayınların hem içerik, hem de baskı kaliteleri bozuldu; kitaplar ele alındığında cildleri ayrılıp dağılır hâle geldiler, zaten arandıklarında bulunmaları da imkânsızdı, nihayet yayıncılığa son verildi ve sadece ders kitapları çıkartıldı.

Bakanlık, şimdi çok güzel bir iş yapıyor, eskiden çıkartmış olduğu kitapları tekrar yayınlıyor. Tagore’un “Bahçıvan”ından Nizâmî’nin “Leylâ ile Mecnun”una, Lewis Caroll’un “Alice Harikalar Ülkesi”nden Sünbülzâde’nin “Lütfiyye”sine, Çehov’dan Goethe’ye, Nihad Sami Banarlı’nın artık hiç bulunmaz olan iki büyük cildlik “Resimli Türk Edebiyatı Tarihi”nden çocukluk senelerimizdeki Eflâtun Cem Güney’in masallarına kadar bir- çok eserin yeni baskılarını çıkartıyor. Bu işi bilen birine, yani profesyonel bir yayıncıya havale etmiş olacaklar ki, kitaplar iyi kâğıda basılmışlar ve kalın kapaklı, dağılmayacak şekilde cildlenmişler.

Millî Eğitim Bakanlığı, kitaplarını eskiden sadece okul kütüphanelerine gönderir ve kimselerin bilmediği yerlerdeki tek-tük mağazalarda satmaya çalışırdı...

Bakanlık gayet düzgün şekilde bastırdığı yeni yayınlarını kitapçılara da verebildiği takdirde, meraklıların Türkçe’si doğru dürüst olan eserler okumalarına ve düzgün konuşup yazmalarına katkıda bulunmuş olacaktır.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
HAVA DURUMU
Salı 15 MPH 20°
Az Bulutlu
EN ÇOK OKUNANLAR
  • 2 Cesur tercih
  • 3 'Süper Baba'nın Mine'si büyüdü, evlendi
  • 4 Harry Kewell'ın yeni adresi şaşırttı!..