Son Dakika
23.10.2017 - 07:05 | Güncelleme:

Bizde demokrasi mi?

 

DÜN, Atatürk’ün 1937’de İsmet Paşa’yı başbakanlıktan azletmesi ile ilgili bazı belgeleri yayınlarken seçimle gelen yöneticinin seçimle gitmesinin Batı, özellikle de Anglo-Sakson sistemine mahsus bir kural olduğunu; bizim ve diğer Şark milletlerinin geleneklerinde böyle bir kaidenin bulunmadığını ve tarih boyunca liderin “Bırak!” dediği anda görevin bırakıldığını yazdım ve “Nasıl böyle söylersin? Demokrasilerde bu iş olur mu?” diyen dünya kadar mail aldım.

Türkiye’de sanki tıkır tıkır işleyen mükemmel bir demokrasi varmış yahut daha önce mevcutmuş da şimdi bozulmuşmuş gibi...

Sözü hiç uzatmadan, kıvırmadan ve eğip-bükmeden söyleyeyim: Demokrasi bizde sadece var gibi görünmüştür yahut biz öyle zannetmişizdir ama hiçbir zaman tam olarak mevcut olmamıştır, daha asırlar boyunca da olmayacaktır; sebep de “Şarklılığımız”, yani Batı’nın ve bilhassa Anglo-Sakson geleneklerinin mahsûlü olan demokrasinin “Haydi alalım!” demekle gelmeyeceğini idrak edemememizdir.

Demokrasiyi o kadar uğraşmamıza rağmen bir türlü inşa edemememizin sebebini tekrar hatırlatayım: Şarklı olmamız; bir Garp sistemi olan demokrasi elbisesinin geleneklerimizden, hattâ genetik denebilecek özelliklerimiz sebebi ile üzerimize bir türlü oturmaması, meselâ bir kolunun kısa kalması, belinin darlığı, yakasının yamulması yahut ilikler yanlış açıldıkları için düğmelerin aşağısında yahut üstünde olmalarıdır! 

KÂBUS DA AYNI, RUYA DA...

Uyumsuzluklardan kaynaklanan bu gibi sebepler ile beraber tarihî, sosyal ve ekonomik gelişimlerini tamamlayan toplumların asırlar boyunca ağır bedeller ödemekle sahip olabildikleri sistemleri “Alıyoruz!” demekle alamayacağımızı düşünmediğimiz için Batılı mânâda demokrasiye bir türlü sahip olamadık. Ama olduğumuzu zannettik, yaşanan bazı hadiselerin demokrasi ile bağdaşmadığını görünce de “Böyle şey olmaz! Ah gözümüzün nûru demokrasi, neredesin, yetiiiiiş?” diye feryâda başladık!

Üstelik sadece demokrasi kâbusumuzdan değil, tâââ 18. asır ortalarından itibaren gördüğümüz “Batılılaşma” ruyasından da aynı çığlıklarla uyanıyoruz.

1980’lerden itibaren Avrupa sevdası ile demeç üzerine demeç verdiğimiz, kongreler, sempozyumlar düzenlediğimiz, havai fişekler attığımız, “uyum yasaları” çıkartma maratonuna girdiğimiz, yani kendi kendimize gelin-güvey olduğumuz günleri hatırlayıp şimdi bulunduğumuz nokta ile mukayese edin, kâfi...

Bir iki kanun değişikliği ile, nutuklarla ve temennilerle Batılılaşabileceğimizi düşündük, kendilerini şu anda Batılı hissedenlerimiz de mevcut ama bu işin mümkün olup olmadığını hatırımıza getirmeyip Batılılaşmayı “Avrupa’ya vizesiz gidebilmek” seviyesine indirdiğimiz için netice yine aynı oluyor; yani hüsran ve hicran!

“Hüsran”, Avrupa’ya elimizi-kolumuzu sallayarak gidebilme konusundaki hayal kırıklığımız; “hicran” da çoğumuzun plâtonik bir aşk ile bağlandıkları ama hiç görmedikleri Avrupa şehirlerine bir türlü kavuşamamanın verdiği hasretin ıstırabıdır.

DÜZELTİLİR AMA ATILAMAZ

Bu bir türlü kavuşamama imkânsızlığı üstelik sadece bize değil, bütün Yakın Şark’a mahsus bir hayal kırıklığıdır ve imkânsızlığın ardında Şark’a mahsus ve belki de genlere kadar işlemiş olan kendine mahsus âdetler, meselâ liderlik anlayışı, idare şekli, adalet sistemi ve toplumun birbiri ile ilişkileri yatar.

Peki, Şark’ın bu sistemler manzumesi öyle bir tarafa atılmayı gerektirecek kadar berbat, pespaye ve perişan bir kurallar yığını mıdır?

Yooo, birçok tarafının aşınıp bozulmuş olmasına rağmen mükemmel tarafları vardır, üstelik bize mahsus bir modeldir, yani alışkanlıklarımızın ve geleneklerimizin sistemidir, aksaklıklarının tabii ki elden geçirilmesi ve hatalarının tekerrür etmemesine çaba gösterilmesi gerekir, bunu yapmak üstelik şarttır ama sistemi bir tarafa atıp yenisini benimsemenin mümkün olamayacağını unutmadan...

Eskilerin “zehî tasavvur-ı bâtıl, zehî hayâl-i muhâl”, yani “ne kadar yanlış bir düşünce, nasıl da boş bir hayâl” dedikleri, işte bu demokrasi hülyamızdır!


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 00:07
    batidaki cogu devletler hala kraliyettir
  • Misafir 25 Ekim 2017 Çarşamba 05:29
    Daha iyi konular ve yorumlarla, sizin bilgilerinizi dökmenizi ve daha iyi makale yazmanızı ve okumayı isterim. Bence sizi bozan tv programlarında modoretorluk yapmanızdı. keşke yapmasaydınız
  • Misafir 25 Ekim 2017 Çarşamba 01:00
    bati kendisinde demokrasi varmis gibi gosteriyor yoktur, arastirin belediye baskanlarini atanir,bolgesel memurlar dolayli secilir vb.
  • Misafir 24 Ekim 2017 Salı 22:30
    çevreme bunu yıllardır anlatayıroum cahiller diye anlamıyorlar demorkasi hiç yoktu artık birazcık var sevinin işte :D devamı için uğraşın
  • Misafir 24 Ekim 2017 Salı 22:06
    saygılar.
  • Misafir 24 Ekim 2017 Salı 17:23
    Anglo sakson dediğin ulkeler krallikla yonetiliyor demokrasi oralarda semboliktir afyon yani millet kendi kendini yonettigini zanneder.
  • Misafir 24 Ekim 2017 Salı 11:57
    bravo hocam işte bu be helal sana kıssadan hisse sen seni bil sen seni eğer bilmezsen kendini patlatırlar enseni
  • Misafir 24 Ekim 2017 Salı 11:37
    SİZ ATATÜRKLE GUNUMUZU MUKAYESE ETMEYIN BILE BENCE
  • Misafir 24 Ekim 2017 Salı 08:22
    bence bizde fazla demokrasi var,
  • Misafir 24 Ekim 2017 Salı 00:11
    sanki butun avrupa da demokrasi mi var?
  • Misafir 24 Ekim 2017 Salı 00:09
    bu yazdiklariniza katilmiyorum, cogu bati devletlerinde belediye baskanlari dahi ataniyor, bolgesel yoneticiler ataniyor, iki sistemli meclis sistemi var(bakiniz hollanda yonetim sistemine).yargi ve sosyal adelet baska bir mesele.
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 23:46
    Kara Vasıfta "mali durumumuz istiklal sahibi olmaya müsait değildir" demişti, iyi ki dinlememişiz
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 22:57
    Demokrasinin ne kadar gelişmiş olduğunu tabi ki biliyoruz! Hasan Pulur rahmetli de güzel ifade ederdi sık sık: "Demokrsai güzel şey, benim dediğim olursa!"Kaplumbağa süratiyle..! Ama, madem yavaş ilerliyor; bırakıp dönelim eskiye mi diyelim? Ki dönmekteyiz. 100 yıl önce Vahidettin’in söylediği “ Ben çobanım!” sözü 100 yıl sonra da kabul gördü!
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 22:30
    demokrasiye ben de karşıyım sayın bardakçı, zamanında aysun kayacıda karşıydı "dağdaki çobanla benim oyum bir mi?" diyerek...
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 20:08
    KURAL 1- DEMOKRASI OYLA IKTIDARA GELMEK DEGILDIR KURAL 2- 1INCI KURALI 634113267385 KERE OKUYUNUZ.
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 18:40
    cok guzel bir yazi, sarkda demokrasi olmazsa ne olur? keske adini da koysaydiniz.
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 18:17
    Adamsindusuncerinize katiliyorum bundan guzel anlatilamazdi zaten
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 16:58
    Demokratik sistemin uzun yıllar popilerliğini koruyabileceğini pek sanmıyorum.Çok açıkları var.300 400 sene sonra demokrasi yerine başka bir sistem popiler olabilir.
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 16:33
    Yazdiklariniz cok dogru. Ülkemizin halini cok iyi bir sekilde yansitiyor. Geldigimiz nokta, evet, berbat!
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 16:18
    güzel bir yazı
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 15:27
    okunmasi gerekli ve cok sahane hatirlatmalar,bayildim...
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 14:46
    Demokrasimiz;"Orient Express "ile gelirken kargoda kaybolmuştur. Halen aranmaktadır. Bulanların TC -Ankara adresine iadeleri rica olunur...
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 13:17
    Bizde demokrasinin yerlesmemesinin en onemli sebeplerinden biri de aydın dedigimiz insanların iktidardan medet umar guce tapar hale gelmeleri degilmidir
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 12:23
    Demokrasinin, batı, özellikle de Anglo-Sakson sistemine göre bir kural olduğunu (su götürmez bir şekilde bunun böyle olduğunu gösteren pek çok delil de saymak mümkündür), bu batı tipi demokrasi sistemine illa da girmek mi gerekir! Yoksanatının özellikle kendi proto-tipi dışındaki ülkelere, bunları bir açmaz içine düşürmelerini amaçlayan bir yutturmamak Mısır?!
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 11:56
    bom
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 11:12
    Sizin söylediğinizi on siyasetçi ve aydın söylese şimdiye özümüze dönmüştük ama ne yazıkki taklit bizi bitiriyor
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 10:38
    demokrasi nin küfür olmasının sebebi hakimiyeti halk a izafe etmesi ALLAH in hakimiyetini reddetmesidir. Halbuki hüküm verme ve hakimiyette ortak kabul etmeyeceği hakkında açık ayet vardir
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 09:46
    Murat Bey, Son derece yerinde bir yazı kaleme almışsınız; fakat ufku karartmamak gerek. Yazınızın sonundaki şu ifâdeniz: "ama sistemi bir tarafa atıp yenisini benimsemenin mümkün olamayacağını unutmadan..." Neden olmasın Murat Bey, pekala bu sistem çöpe atılıp bir yenisi inşa edilebilir. Biz içinde bulunduğumuz hayat tarzından başlayarak rejime dek bize dayatılan düzene mahkûm değiliz. Ki bu sistemin, bize ancak forsa rolünü biçtiği bu denli açıken, neden olmasın?..
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 09:42
    Yazınız "bizde demokrasi tam anlamı ile yoktur" diyerek, çubuğu fazla bükmüş gibi çünkü, anglosaksonlarda tam bir demokrasi var gibi bir sonuç doğuruyor.
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 09:30
    Sn. Bardakçı netameli konularda ve günyüzüne çıkmamış hususlarda yapmış olduğunuz araştırmalarla sadece gerçekleri günyüzüne çıkarmış olmuyorsunuz aynı zamanda belge ve vesika ile hareket ederek gelecek neslin gazeteci ve araştırmacılarına da örnek oluyotsunuz...
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 09:11
    saygilar Sayin Bardakci. Size katilmamak nemümkün.
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 08:13
    Dünya'da kitablarda anlatılan demokrasi'nin olduğu tek bir devlet bile yok ! Yakın zamanda Avusturya'da ırkçılar iş başına gelmişti ! AB adamı tanımamış ve istifaya zorlamıştı ! Bugün hâlen ABD'de darbeden söz ediliyor ! Mısır'da ki darbeyi ilk tanıyan Batılılar ! Burada ki 15 Temmuzu el ovuşturarak bekleyenler Batılılardı ! Katalanlar özgür tercihte bulundular güyâ ! Ne oldu ? Hepsi beraber Hayır dedi ! Sonsuz Özgürlükte, Sonsuz Demokrasi'de Batıya ait kuyruklu yalanlardır ! Olmalarıda mümkün değildir !
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 07:44
    Olmaması, eksik olması, vb. durumları tartışılabilir; ama olmamasının doal olduğu ve bu durumun eleştirilmesinin doğal olmadığını iddia etmek, hatta savunmanınsa, tartışılabilir bir tarafı bile yok. Biat edecek kul olarak kendilerini veya başkalarını görenler, anca kendi özgür iradelerini teslimden sorumludur; bizimkilerine karışamazlar.
  • Misafir 23 Ekim 2017 Pazartesi 07:19
    Demokrasi bireyde başlar .
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Cumartesi 11 MPH 26°
Kısmen Güneşli ve Sağanak Yağışlı