Öne Çıkanlar
Son Dakika
01.01.2018 - 06:45 | Güncelleme:

Yılbaşı, Noel ve Güneş Tanrısı Mitra!

 

YILBAŞI geldi ve “Hristiyan bayramıdır, kutlamak gâvur işidir, kutlayan hem gâvur hem ateisttir” gibisinden senelerdir vârolan tartışmalar tekrar canlandı.

Hristiyan olmayan Türkler’in Noel münasebeti ile evlerine ağaç getirip süslemeleri ve 24 Aralık gecesi kiliseye gidip papaz efendinin önünde kutsal ekmek kuyruğuna girmeleri gibisinden meraklar, bana uçukluğun da ötesinde, tuhaf bir özenti gibi gelir... Kaldı ki Noel ile yılbaşı birbirlerinden tamamen farklıdır; Noel eski ama değişik kültürlere ait inançların içiçe geçip karmakarışık bir hal almış şeklidir ve Hristiyan âdeti zannedilmesine rağmen geçmişi çok daha eskilere gider.

Noel ve yılbaşı hakkında daha önce yazdıklarımı bugün toparlayarak ve maddeler hâlinde tekrar veriyorum:

- NOEL, HRİSTİYANLIKTAN ÖNCE DE VARDI: Noel’in temelini eski İran’ın güneş tanrısı Mitra için 25 Aralık’ta yapılan “aydınlığın karanlığa galip gelmesini kutlama festivali” teşkil eder. Bu âdet Baltık ülkelerine kadar gitmiş, oralarda Hazreti İsa’dan önceki devirlerde yılın en uzun gününün gecesinde yapılan ve aydınlığın gelmesini engelleyen kötü ruhların borular çalınarak kovulduğu “karanlığın sonu” âyini olmuştur. Baltık memleketlerinde gündüzler Aralık ayında birkaç saat sürmekte, günler ayın sonuna doğru uzamaktadır ve kutlanan işte günlerin bu uzaması, yani karanlığın azalmasıdır.

- NOEL AĞACI, ESKİ MISIR VE ÇİN ÂDETİDİR: Noel ağacının geçmişi eski Mısır ile Çin’de varolan “sonsuz hayat” inancına dayanır ve yeşil olan herşey, bu sonsuz hayatın sembolüdür. Yeşil ağaç Hristiyanlık öncesi dönemlerde Baltık memleketlerine de gitmiş ve tapınak mekânı olarak ormanların kullanıldığı bölgelerde “karanlığın sonu” âyinlerine girmiştir. Bu inancın 16. asır Almanya’sında, Aralık ayının sonlarına doğru evlere yeşil ağaç koyma geleneği hâline gelmesi daha sonra bütün Avrupa’ya yayılmış, 17. asırda Alman ve Hollandalı göçmenler tarafından Amerika’ya da götürülmüş ve tabiata tapma zamanlarından kalan bu âdet “Noel ağacı” haline gelmiştir.

- NOEL BABA, HRİSTİYAN AZİZİ DEĞİLDİR: Beyaz sakallı, kırmızı elbiseli ve kukuletalı Noel Baba, aslında Kuzey Avrupa ülkelerinin mitolojik kahramanıdır ve o da Hristiyanlık’tan önceki asırlardan kalmadır. Adı “Santa Claus”tur, zannettiğimizin aksine kilise azizi falan değil, değişik kültürlere ait eski inanışların sentezidir. Çocuklara hediye dağıttığı inancının gerisinde ise Roma ve eski İran efsaneleri vardır. Noel Baba’ya yakıştırılan sakal, ilhamını eski İran’daki “mog” denilen ateş rahiplerinin sakalından almıştır, kırmızı kukuletası da “mog”ların, yani ateş rahiplerinin başlığıdır ve aynı başlık Fransa’da 1789’daki ihtilâlden sonra bir ara resmî serpuş olmuştur.

- DEMRELİ AZİZ NİKOLA BAŞKA, NOEL BABA BAŞKA KİŞİLERDİR: Dördüncü asrın ortalarında ölen ve “Noel Baba” olduğu söylenen Aziz Nikola başka, Hazreti İsa’dan önceki çağlarda yaşayan, Baltık ülkelerinin folklorik kahramanı olan ve asıl “Noel Baba” diye bilinen Santa Claus başka kişilerdir. Aziz Nikola eski Roma tanrılardan olan ve denizcileri koruduğuna inanılan Poseidon’un Hristiyan versiyonu gibidir ve Noel Baba ile benzerliği, her ikisinin de hediye dağıttıklarına inanılmasıdır.

- HAZRETİ İSA’NIN GERÇEK DOĞUM GÜNÜ TARTIŞMALIDIR: Katolikler ve bazı Ortodokslar 24 Aralık’ı Hazreti İsa’nın doğum günü kabul ederler. Ama o günle ilgili olarak Eylül’den Ocak’a uzanan zaman dilimi üzerindeki tartışmalar hâlâ devam etmektedir ve bazı Hristiyan mezhepleri, peygamberin doğumunu değişik günlerde kutlarlar. Katolikler’in Hazreti İsa’nın doğumunu 24 Aralık’ta yani Noel gecesinde kutlamalarının temelinde de, eski İran ve Baltık geleneği olan “karanlığın sonu” âyini yatar. Yılbaşının ise din ile yahut İsa’nın doğumuyla hiçbir alâkası yoktur, sadece bir takvim başlangıcıdır.

Yeni seneniz kutlu olsun!

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 02 Ocak 2018 Salı 21:27
    murat bey irandaki olaylar hakkında bir yazı kaleme alabilirmisiniz.
  • Misafir 02 Ocak 2018 Salı 21:14
    Noel i güzel anlatmışsınız. Ancak asıl yılbaşı kutlaması adından da anlaşılacağı üzere Miladi Takvim e göre bir yılın bitip yeni bir yıla başlangıcı ifade ettiği için yeni bir yıla giriş için kutlanıyor. İsteyen yeni yıla başlamayı kutlar, istemeyen de kutlamaz. Bunun dinle imanla da direkt bir ilgisi yoktur. Sadece kullanılmakta olan takvimden kaynaklı bir durumdur. Ayrıca Miladi Takvim, Hz. İsa nın doğumuna göre mi yoksa yıldızların ve dönencenin konumuna göre mi belirlenmiştir? Orası da muamma. Ama neticede Hz. İsa yı görevlendiren, yıldızları yaratan ve dönenceyi oluşturan da aynı ilahi güç yani Yüce Allah değilmidir?
  • Misafir 02 Ocak 2018 Salı 20:57
    Umarım, bu yazıyı, Diyanet İşleri Başkanı okur. Murat Beyin ağzına ve kalemine sağlık.
  • Misafir 02 Ocak 2018 Salı 19:54
    Murat bey Hz.İsanın doğumununHurma ağaçlarının meyva verdiği bir ayda olduğuna Kur'an da işaret ediliyor.Hz.Meryeme doğum anı sonrası hurma ağacını sallaması ve onlarda yiyebilirsin deniliyor.
  • Misafir 02 Ocak 2018 Salı 19:41
    Guzel yaziydi
  • Misafir 02 Ocak 2018 Salı 16:23
    Durumu aydınlattığımız için ne kadar teşekkür etsek azdır.
  • Misafir 02 Ocak 2018 Salı 16:13
    Bizde ne zamandan belli yılbaşı kutlanıyor, neden kutlanıyor, kim önayak oldu tarih kronolojisi içinde anlatsanız o daha da güzel bir yazı olurdu teşekkürler..
  • Misafir 02 Ocak 2018 Salı 15:58
    Noel ve baba kelimelerini kim ve hangi ideoloji ile yanysna getirip sevimlilestirdiklerini de merak ediyorum. Tabii admin efendinin sansürüne takilmaz ise. :-)
  • Misafir 02 Ocak 2018 Salı 12:38
    tesekkurler
  • Misafir 02 Ocak 2018 Salı 12:34
    Teslis fikri de Hıristiyanlık öncesi geleneklerde (Mısır’da İsis, Osiris ve Horus, Hint’te Brahma, Vişnu, Şiva yahut Brahma, Narayana, Rudra vb.) ve yahudi mistisizminde farklı biçimlerde yer almıştır. Ayrıca Kur'an da geçen Hz.Meryem'in hurma ağacının gölgesinde doğum yapıp ağacı silkeleyerek hurma yemesi de doğumun yazın olduğuna işaret ediyor.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Çarşamba 13 MPH 14°
Kısmen Güneşli