Son Dakika
26.02.2018 - 04:14 | Güncelleme:

İşsiz misiniz? Ortadoğu uzmanı olun!

 

GEÇEN gün esnaftan bir dostumla sohbet ediyordum, işlerinin fena gittiğini söyledi ve “Seneye de düzeltemezsem kepenkleri indireceğim, Ortadoğu uzmanı olup televizyonlarda ahkâm keseceğim” dedi.

Şaka yapıyordu ama pek de haksız değildi, zira TV’lerde her akşam Afrin’den başlayıp Ortadoğu’nun hemen her bölgesine uzanan ve İran’dan yahut Yemen’den çıkan uzmanların saatler boyu devam eden kehanetleri artık hakikaten “İllâllah” dedirtiyor!

Konuşanlar arasında Ortadoğu’ya hakikaten hâkim, bölgede olup bitenleri bilerek yorumlayan ve doğru malûmat veren uzmanlar yok mu? Tabii ki var ama sayıları çok az, diğerleri ise maalesef hemen her konuda bilgisi, kanaati ve fikri olduğuna inanıp kapı kapı, daha doğrusu kanal kanal dolaşıp saatlerce konuşan zevattan ibaret!

Onlar için malûm olmayan hiçbir konu mevcut bulunmadığı için anlatmadıkları, bilgi vermedikleri bahis zaten yok! Programda mevzu Afrin’den yahut Ortadoğu’dan uzaklaşıp başka mevzulara, meselâ seçim ittifakına, çıkan son romanlara, hattâ sağlıklı diyet tartışmalarına bile uzandığı takdirde o konularda da hepimizi irşad ediyor, ardından tekrar Ortadoğu bahsine dönüp lisanını bilmemeleri bir tarafa, gidip görmedikleri ve oradan-buradan işittikleri ile artık herşeyini bildiklerine inandıkları memleketler hakkında tutmamış ve tutmayacak kehanetlerine devam buyuruyorlar!

TAHMİN YERİNE DEĞERLENDİRME

TV kanallarının mevcut olmadığı zamanlarda bu iş gazetelerde yapılırdı; mesleğinin erbâbı birkaç dış politika uzmanının dışındaki allâmeler o günlerin revaçtaki gazetesi “International Herald Tribune”de birkaç gün önce çıkmış yorumları makaslayıp tercümesini köşelerinde aynen yayınlarlar ama o noktada durmayı bilirler ve dış politikadan et ithâli yahut eğitim sistemi gibisinden bahislere atlamazlardı.

Dolayısı ile esnaftan olan ve işleri fena giden arkadaşım şaka niyetine söylediği işi yapıp kepenklerini indirerek TV’lerde Ortadoğu uzmanlığına başlayacak olsa, mevcut üstadlar âyarında ahkâm kesebileceğine hiç şüphem yok!

Muhabirlik zamanlarımda Ortadoğu’da senelerce yaşadım, hemen her memlekete gittim, krallardan ve başkanlardan sokaktaki adama kadar yüzlerce, binlerce kişi ile beraber oldum. 1980’den 1990’ların ortalarına kadar çıkan bütün krizleri ve savaşları yerinde gördüm, o defteri kapattıktan sonra bölgede olup bitenleri uzaktan da olsa takip etmekten vazgeçmedim, hâlâ ediyorum ama ekrana çıkıp da “Bu iş böyle biter”, “Falanca mesele şu şekilde halledilir” demekten korkarım.

Zira, Ortadoğu’da herşey anlıktır! Yaşanan bir hadisenin neticesini, krizlerin yahut çatışmaların nasıl nihayet bulacağını tahmin edemezsiniz. Dostlar düşman, düşmanlar dost oluverir, araya başka memleketler girer, dengeler bir anda bambaşka hâle gelir, ittifaklar tepetaklak olur, tahminlerin tamamen tersi çıkar ve çuvalladığınızla kalırsınız, bu yüzden sonuçları tahmine kalkışmak değil, sadece vaziyeti değerlendirmek zorundasınızdır.

BİR İNGİLİZ ATASÖZÜ

Bizzat şahit olduğum bir hadiseyi anlatayım:

Irak 2 Ağustos 1990’da Kuveyt’i işgal ettiğinde, biz gazetecilere olup bitenleri en mükemmel şekilde takip edebileceğimiz yer olan Suudi Arabistan’ın, Kuveyt’in hemen yanıbaşındaki Dahran şehrinin yolu gözükmüştü.

Vizeyi nasıl alabileceğimizi düşünürken Suudiler’in Ankara’daki şair büyükelçisi Abdülâziz el Hoca hepimizi şaşırttı, ibadullah vize dağıttı ve apar-topar Dahran’a gittik.

Irak ile İran’ın seneler önce tutuştukları savaş henüz bitmemişti, muharebeler eskisi kadar kanlı olmasa da hâlâ devam ediyordu, Saddam Hüseyin’in Kuveyt’e girmesinin ardından Tahran “Kâfir şimdi belâsını buldu” gibisinden açıklamalar yapıyordu ve herkes İran’ın Kuveyt meselesinden istifade ederek geniş çaplı bir saldırısını bekliyor, yorumlar bu ihtimale göre yapılıyordu.

Hani magazin programlarında “Şok, şok, şok!” diye çığlıklar işitirsiniz ya, birkaç gün sonra biz de öyle bir şoka girdik: İran, Irak ile senelerdir devam eden ve yüzbinlerce hayata mâlolan savaşa son verdiklerini açıkladı! Kanlı-bıçaklı iki düşman alelâcele imzaladıkları bir anlaşma ile savaştan önceki sınırlarına çekilip dost, yorumcular da mosmor oldular!

Ortadoğu, söylediğim gibi işte budur; dengeler, ittifaklar, dostluklar yahut düşmanlıklar öyle birkaç ay, hafta yahut günde değil, bir anda değişir; çünki burası “şark”tır, şarkta herşey anlıktır ve böyle ânî değişmelerin daha dünya kadar örneği vardır.

İngilizler’in çok sevdiğim “İnsanlar bilmedikleri mevzularda konuşmasalar dünya büyük bir sessizliğe garkolur” şeklindeki sözleri de sanki bugünün allâme ekran gevezeleri için söylenmiş gibidir!

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 27 Şubat 2018 Salı 13:43
    bir adam var; anket şirketi sahibi, kendisi uluslarası hukukta yorumcu , türkiyenin eğitim polikasında yorumcu, sağlık konusunda da yorumcu hatta ortadoğu konusunda da yorumcu, lisan eğitimine baktım işletme !!!!, ne alaka dedim yaa, boş adamları TV kanallarına çıkarıp konuşturuyorlar,
  • Misafir 27 Şubat 2018 Salı 12:53
    Hayır efendim bir işi beceremeyen sadece ortadoğu konusunda değil aynı zamanda askeri - siyasi - gizli örgütler konusunda da uzman oluyor. Bazılarının partileri bile var
  • Misafir 27 Şubat 2018 Salı 12:53
    tespit okadar doğruki yahu birisi çıksada bi yazsa arkadaş diyordum ömründe oralara gitmemişler ahkam kesiyorlar vallahi teşekkürler doğrusu
  • Misafir 27 Şubat 2018 Salı 11:14
    Uçakla Ortadoğunun üzerinden geçen uzman sayılıyor herhalde,cam kenarında oturmuş olmasa bile
  • Misafir 27 Şubat 2018 Salı 08:29
    Hocam sizin çalıştığınız kurumdada var uzmanlar size sıkıntı olmasın bu yazı.
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 17:05
    Halk farkında, tam yerinde NOKTA atışı yapmışsınız .Elinize sağlık. Slm.
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 16:41
    ortadoğu uzmanları da işşiz
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 16:38
    Güzel devam
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 16:37
    ​Sayın Bardakçı, Yazdığınız gibi Saddam Kuveyt'i 2 Ağustos 1990 günü işgal etti. O zaman Özal'ın Hariciyecisi Hataylı Vahit Halefoğlu TV lere çıkıp çıkıp 'Ortadoğu hiçbir zaman 2 Ağustos 1990 öncesindeki Ortadoğu olmayacak' diye kimsenin mana veremediği büyük laflar ediyordu. Bundan öncesini size hatırlatayım: İran ile 1980 den beri süren savaş Ağustos 1988 de Saddam'ın defalarca teklif ettiği ateşkesi nihayet Allah Rahmet eylesin İmam Humeyni (Şia değilim) 'ben bu kararı çok zor aldım, adeta ateşten gömlek giymek gibi' veya buna benzer cümlelerle kabul etti ve bütün cephelerde savaş durdu. 1991 Eylül ayında Gorbaçov'a darbe yapıldıktan hemen sonra İran'a gitmiştim. Kayhan gazetesinin Türkçe bölümünde çalışan Selahattin Eş adındaki bir Türk bana 'her iki ülke de 1 Trilyon dolar kaybetti, şu anda bile barış anlaşması imazlanmadı, sadece ateşkes var!' dediğini dün gibi hatırlıyorum. Saddam İran'ı başından def edince Küveyt ile olan hesap defterini açtı. Zira 8 senelik savaş müddetince Saddam batıdan aldığı borçları petrol geliri ile ödemeye çalışıyordu. Küveyt, petrol istihsalini o kadar artırmış, ve petrol fiyatları 22 dolara kadar düşmüştü ki Saddam bu fiyatlarla borcun bırak kendisini, faizini bile ödemekte zorlanıyordu. Hikayenin gerisini biliyorsunuz. Suudiler iki tarafı bir araya getirdiler, Saddam'a 10 milyar Dolar hibe teklif ettiler, Kahire'de yemek sofrasında Iraklı ve Kuveytliler birbirlerine masadaki çatal ve bıçakları fırlattılar.. Yani Kuveyt işgalinin ana sebebi, İran savaşı sırasında kaybedilen milyarlar ve 'ben bu eşekliği nasıl yaptım' pişmanlığıdır. Yani İran ile 8 senelik savaş bitmese idi Küveyt işgali diye bir şey duymayacaktık. İmam Humeyni 3 Haziran 1989 da vefat etti. Kendisini Kum şehrinde ziyaret ettim. 2 Ağustos 1990 tarihinde Irak İran ile savaşmıyordu. 40 günlük savaşın son günleri Saddam elindeki son model savaş uçaklarını bombalanmadan kurtarmak için aniden düşmanı İran'a gönderdi. Sonra ne oldu?
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 16:16
    Sıkıntı konuşanlarda değil, onları her konuda konuşturanlarda.
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 14:48
    Hocam tek kelime ile müthişsin inanki gülmekten az kalsın oturduğum koltuktan düşecektim:grinning::grinning:
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 14:37
    bilir havalarında boş konuşan insanlar kerametin kendinde menkul olduğunu sanırlar boş teneke çok ses yapar
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 14:08
    Umarım bu haklı eleştirinizi tek işi anketçilik olan tipleri uzmanmış gibi ekrana çıkaran televizyoncu iş arkadaşlarınız da okur.
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 13:14
    Stratejik derinlik kitabına dayanan politikaların geldiği nokta da ortada. Tek paragrafla çöküşün sebebini özetlemişsiniz. Ortadoğuda bir de şöyle bir durum var; burada hiç bir şey göründüğü gibi değil. İşid diyorsun islamcı, selefi, cihatçı bir gurup. Ama esasında ABD nin İsrailin maşası. Kimin için cihat ettiği belli değil. Fetö yıllarca hizmet adı altında İslama nasıl hizmet etti? Ortada! Bunlar gibi daha niceleri var... Bir diğer sorun da şu; Adam üç kuruşluk aklıyla profesör olmuş (bu coğrafyada profesör olmak için liyakata gerek yok) dinle ilgili ahkam kesiyor. Gazalinin, Mevlananın onda biri kadar entellektüel kapasitesi olmadığı halde onları yerden yere vuruyor. Yani, buralarda boyundan büyük işlere soyunma durumu sözkonusu. Bunu devletler, hükümetler de yapıyor. Her babayiğidin, her söylenenin peşinden gitmemek lazım. Janjanlı politikalara ve kişilere dikkat etmek lazım. Burada her şey çok çabuk oluyor. İki üç kişiyi yanına alan hemen kendisini Mehdi ilan ediyor. Yıllarca çalışıp çabalamaya, kitap okuyarak gözleri bozmaya gerek yok. Halkın bir kısmı da aman bir ahmak çıksa da peşinden gitsek modunda. Yani insanlara kendi işine bakmak yetmiyor. Diğer taraftan, kimse olaylara bir bütün olarak bakmıyor. Mesela Suriyede savaş yıllarca sürecek, ama bizim belediyelerde har vurup harman savurma düzeni devam ederse bu kaynaklar tükenir biz de orada tutunamayız diye düşünen yok. O başka bu başka. Çünkü insan böyle, işine geldiği gibi yaşıyor! Bu durum sayesinde de meseleler insanlar çok kolay istismar edilebiliyorlar.
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 16:54
    stratejik derinlik değil stratejik sığlık dense cukka otururmuş hamasetle yazılan yüksek sesle düşünülen her düşünce akamete uğramak durumundadır dış politika masalsı dünyanın histerilerine bırakılamayacak kadar ciddi olmalıdır
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 13:10
    Murat bey, Ağzınıza sağlık.Emin olun yorum yapan allamelerden daha iyi analiz yapacak kadar konulara vakıfız.Ancak sözlediklerinizi düşününce reyting uğruna bu allameleri daha çok dinletecekler gibi gözüküyor.Boşa söylememişler Ağzı olan konuşuyor diye.Ağzınıza ve kaleminiz sağlık.Syg.Nihat Aytemizel
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 12:50
    Hacı abi şu tarihin arka odasını başlat artık ya
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 12:37
    Hem konulanların uzman olmadığını söylüyorsunuz; hem de, zaten ortadoğu uzmanı olunamayacağını !?
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 12:25
    Bir Tarihci olarak cok buyuk yanlislik yapmisiniz. Iran-Irak savasi 20 Agustos 1988 de bitti. Yazi isleri hic tarihleri kontrol etmezmi? Irak ise Kuveyti 2 Agustos 1990 da isgal etti yani neredeyse 2 sene sonra. umarim bu duzeltmem yayinlanir, cunku yuzde yuz gercek.
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 13:04
    Önünüzde güya internet var.Bari ondan biraz okuyun.1988 de ateşkes yapıldı,barış antlaşması Bardakçı'nın dediği gibi 1990 Ağustos ayında yapıldı.
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 13:07
    "Irak 2 Ağustos 1990’da Kuveyt’i işgal ettiğinde, biz gazetecilere olup..." yukarıda bu ifadeyi murat bardakçı zaten kullanıyor.1988' de işgal edildiğini nereden çıkardın?
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 14:02
    1988'de olan ateşkesti.Bardakçı doğru yazmış...
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 15:17
    İyi araştır 1988 de ateşkes 1990 da kuvvetin işgalinden sonra ırak irandan aldığı toprakları geri verip barış ilan etti
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 15:45
    Hocanın bahsettiği cehalete bir örnek daha..Savaş bittiği tarihi yazmıyor, iki ülke arasındaki anlaşmayı yazıyor..Yazıda belirtildiği gibi İran-Irak savasışı resmen sonra erdiren anlaşma 1990 yılında imzalandı..
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 15:47
    hayır. 1990'da İranın fırsattan istifade ıraka saldıracağını bekliyordu herkes. tam tersini yaptı ve anlaştı. ateşkes başka bir şey. barış antlaşması imzalamak başka... "İki ülke arasındaki barış, ancak Irak’ın Kuveyt’i 1990 Ağustos ayında işgalinden sonra ABD ile savaşa tutuşma korkusuyla İran’dan aldığı toprakları geri vermesiyle gerçekleşti."
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 16:12
    Sekiz yıl süren savaş 1988 Ağustos ayında yapılan ateşkes ile sona erdi. Ancak daha sonra Birleşmiş Milletler gözetiminde yapılan barış görüşmelerinden bir sonuç alınamadı. İran, görüşmeler için ön koşul olarak topraklarındaki tüm Irak askerlerinin çekilmesini isterken, Irak Şatt-ül-Arap suyolu üzerinde ortak denetim kurulmasında ısrar etti. İki ülke arasındaki barış, ancak Irak’ın Kuveyt’i 1990 Ağustos ayında işgalinden sonra ABD ile savaşa tutuşma korkusuyla İran’dan aldığı toprakları geri vermesiyle gerçekleşti. (vikipedia)
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 16:26
    20 Ağustos 1988 den ateşkes imzalanmıştır.Barış antlaşması değil.Sayın Bardakçının verdiği tarihler doğrudur.
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 12:23
    Her gün tv izlerken eşime "sen bu yorumculardan daha iyi edebiyat parçalıyorsun " diyordum inanın çok sevindim bu konuda yazmanıza
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 12:23
    Ortadoğu,bu diyar,bu aşifte,artık tarihin gülücükler dağıtarak dolandığı bir yer değil .Derdine derman arayan bir biçare.Böylesine bunaltılmış başka büyük bir coğrafya var mıdır,bilmem? Onun bunun lütfuyla değil de alnının akı,bileğinin gücüyle ayakta kalmayı bilmiş belli başlı bölge ülkeleri,bizlere dayatılan savaşların,düşmanlıkların nerelerden estirildiğini bilir de yeri gelir vurur,yeri gelir durur! Bunda da şaşılacak bir yan olmasa gerek, gelmiş geçmiş bütün uygarlıkların ortak mirasıdır.. İngiliz sözüne gelince ,haklısınız,bilmediğimiz konuda konuşmak ukalalık ama bildiğimiz konuda susmak daha da beter!
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 11:07
    bir de güvenlik uzmanları var.. ağzı laf yapan konuşuyor..
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 10:32
    tam dediginiz gibi beyefendi herkes uzman olmus hemde saatlerce yorum yapiyorlar ruzgar ekip firtina biciyorlar orasi botle burasi soyle tekrar sil bastan yapip ayni cumleleri baska kanalda tekrar ediyorlar ve en sonunda biri hata yapiyor dusuyor diger hesapta yzman geliyor la havle kuvvete illabillah
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 09:52
    Elinize sağlık Murat bey.
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 09:50
    sayin Bardakci, sizinle ayni dönemde yasayip, yazilarinizi okumak gibi bir öncelige sahip oldugum icin kendimi sansli sayiyorum. Ellerinize saglik. Mustafa Demirhan
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 09:23
    Haklısınız. Birde bernard lewis in papağanı olmak Sivas tabi tarihçi deyince Onuda atlamadan yaparsak analizi hemfikirim sizinle
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 08:49
    Herkes hem Orta doğu hem de ABD uzmanı.
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 08:48
    Yazdıklarınıza aynen katılıyorum..
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 08:07
    Sesizlik kötüdür konuşsunlar hocam..
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 07:53
    Hocam elinize sağlık. Rating programları daha güzel eleştirilemezdi
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 05:26
    Uzun zamandır dertli olduğumuz konuya değinmiş Murat Bardakçı.Ekranlarda sizi tekrar görmek isteriz.
  • Misafir 26 Şubat 2018 Pazartesi 05:11
    Doğru
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazar 32 MPH 25°
Kısmen Güneşli ve Sağanak Yağışlı