Son Dakika
28.03.2018 - 03:38 | Güncelleme:

Mükemmel bir ikiyüzlülük örneği!

 

ALMANYA ayrılıkçı Katalan lider Carles Puigdemont’u gözaltına aldı ve çıkartıldığı mahkeme Puigdemont’un İspanya’ya iade işlemleri tamamlanıncaya kadar yine gözaltında kalmasına karar verdi.

Gözaltı hadisesinin ayrıntıları da ilginç: İspanya’nın hakkında Avrupa ülkelerinde geçerli bir tutuklama emri çıkartmış olmasına rağmen adam elini kolunu sallayarak aylarca Belçika’da yaşamış, oradan Finlandiya’ya geçmiş, otomobil ile 1200 küsur kilometre oradan oraya dolaştıktan sonra Almanya’ya girmiş ama girer girmez polis ensesinde bitmiş ve alıp nezarete atmış.

Puigdemont’un Almanya’ya geldiğini Alman polisinin farkedip adamı hemen gözaltına aldığını da zannetmeyin. Almanlar, Katalanya’nın ayrılıkçı liderinin ismini Avrupa Birliği’nin giriş-çıkış kayıtlarının tutulduğu “Sirene” sistemine sınırdan geçişi sırasında girmişler. Puigdemont’u adım adım takip eden İspanyol Gizli Servisi ismin kendi ekranlarına da düşmesi üzerine hemen Almanya’yı uyarmış, yani İspanyol Gizli Servisi haber vermemiş olsa, Almanlar’ın uyanacakları yokmuş!

KATİLİ BİLE BIRAKTILAR

Burada mesele Carles Puigdemont’un nasıl yakalanmış olması değil, yakalanıp gözaltına alınmasıdır ve bu işin asıl önemli olan tarafı da Türkiye’nin bazı suçlular, kaçaklar, şüpheliler ve darbeciler için çıkarttığı dünya kadar yakalama kararını Avrupa’nın şimdiye kadar dikkate almamış olması, bu taleplerin hemen hiçbirine doyurucu cevap bile vermemesi, işi hep sürüncemede bırakması, PKK’sından bilmemnesine kadar Türkiye aleyhinde faaliyet gösterenlere, hattâ silâhlı eylemleri ile ölümlere sebebiyet verenlere bile göz yummasıdır...

Özdemir Sabancı’nın, Haluk Görgün’ün ve Nilgün Hasefe’nin katillerinden olan Fehriye Erdal’ın Belçika’da yirmi sene boyunca kısa süreli bir-iki gözaltı dışında elini-kolunu sallayarak dolaşmasına izin verilmesini ama işin tehlikesi kendilerine kadar uzanınca ancak 2016’da gıyabında 30 sene hapse mahkûm etmelerini fakat mahkûmiyet süresinin ertesi sene yarıya indirilmesini ve hâlâ yakalanamamış olmasını hatırlayın!

Avrupa’nın işin içinde İspanya olunca hemen harekete geçmesine rağmen mesele Türkiye olunca kıvır kıvır kıvırmasına “çifte standard” denir ve bu işin tam karşılığı da ikiyüzlülüktür!

ZÜLF-İ YÂRE DOKUNUNCA...

Hâlâ anlayamadık mı? Bizler neredeyse bir buçuk asırdan buyana “Avrupalı olacağız, medenîleşeceğiz” diye çırpındıkça Avrupa önümüze reçete üstüne reçete, ardarda talep listeleri sürüyor, hemen her defasında zayıf notlarla dolu karneler uzatıyor, sınıfta çaktırıp duruyor, bizden kaçan katillere ve darbecilere bile “Buyur ağam, meydan senin” dercesine her türlü imkânı sunuyor ama işin içine kendilerinden biri, yani İspanya girince ayrılıkçıyı hemen derdest ediveriyor!

Neden? Türkiye’nin başına bir işlerin gelmesi Avrupa’nın umurunda bile olmadığı ama İspanya’nın bölünme ihtimalinin kendilerini de etkilemesi, yani günün birinde zülf-i yâre dokunması ihtimali mevcut olduğu için...

Almanya’nın Carles Puigdemont’u gözaltına almasının bize karşı mükemmel bir ikiyüzlülük örneği olduğunu farkettiğimiz anda “Biz de Avrupalıyız, aranıza bizi de alın, ne olur reddetmeyin, alın, alın alın!..” gibisinden yakarışlarımızın mutlaka bir son bulması gerekir ama o idrak henüz nerelerde dersiniz?

Katalanya’nın bahsi geçmişken, tarihçilerimizin şimdiye kadar üzerinde pek durmadıkları bir hususa dikkat çekeyim:

Osmanlı Devleti, 19. asırdan itibaren, özellikle de Tanzimat sonrasında Katalanya’da olup bitenleri yakından takip etmiştir. Barcelona’da resmî yahut fahrî her zaman bir konsoloshanemiz mevcut olmuş, diplomatlar Katalanya’daki hadiseleri ve İspanya’nın Katalanya politikasını neredeyse günü gününe İstanbul’a rapor etmişlerdir.

Konunun üzerinde çalışmadığım için bu yakın alâkanın sebebi hakkında bir yorum yapamayacağım ama o dönemin uzmanı tarihçilerimize arşivlerimizde Katalan meselesi hakkında dünya kadar belge olduğunu söylemekle yetiniyorum.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 29 Mart 2018 Perşembe 16:53
    yani
  • Misafir 29 Mart 2018 Perşembe 16:46
    Sayın Bardakçı yazdığınız yazının altına imza atmak adına Face de paylaşmak isteyince şöyle bir uyarı çıkıyor. "Mesajın, Facebook'taki diğer insanların kötü amaçlı olduğu yönünde şikayet ettiği içerikler içerdiği için gönderilemedi." Ben insanları rahatsız eden bir içerk göremedim, sizce?. Zülfü yare dokunduğunuzdanolabilir mi?. Teşekkürler
  • Misafir 29 Mart 2018 Perşembe 12:56
    Bardakci Hocam cok güzel izah ettiniz.Ben 28 senedir Almanyada yasayan bir akademiker olarak, bu tip iki yüzlü tavirlari devamli sahidi oluyoruz. Türkiyenin artik bu yalvarma politikasindan vazgecip sadece ekonomik anlanda hangi anlasmalar yapilacaksa, ülke faydasina ne olacaksa teferruatli inceleyip, gerekli anlasmalari yapmasi vede ortaklik düsüncesinden bir an önce vazgecmesi lazim. zaten almayacaklari belli. ekonomisi bizden kat kat asagida olan. otobanlarinda hala atarabasi dolastiran ülkeleri aldilar, bize binlerce zorluklar cikariyorlar. bu sadce kurt un kuzuya bahanesindan baska bir sey degildir. selamlar Dr.Ömer Yilmaz Leverkusen
  • Misafir 29 Mart 2018 Perşembe 16:53
    Sen ilk önce “slav” yazmasını öğren sonra Murat Bardakçı’ya akıl ver.
  • Misafir 01 Nisan 2018 Pazar 15:26
    Sn. Yilmaz;zaten almayacaklari belli demissiniz,belli ne demek,acik acik söylüyorlar,hem de taa isin basindan beri ama asil aymazlik bizde.Ne umut ediliyor ki su AB üyeliginden haala israrla girmeye calisiyorlar ki icerde olanlar cikmak icin yol ararken,bilemiyorum.Türkiye yi yönetenlerin (sadece simdikiler degil,öncekiler de,Ecevit dahil)Türkiye cikarlarini düsünmediklerini yada Aziz Nesin in verdigi oranin büyük olan tarafindan olduklarini düsünmekten baska birsey gelmiyor elden.. Saygilar..
  • Misafir 29 Mart 2018 Perşembe 10:25
    Bardakçıyı bu konuları konuşacak son kişi olarak görüyorum ilk önce çıksın özür dilesin sılav kozaklara kazak türkleri gibi gösterip kazak türklerini kötülediği için.
  • Misafir 29 Mart 2018 Perşembe 15:21
    şu yazıyı Türkçe yaz da biz de anlayalım..
  • Misafir 29 Mart 2018 Perşembe 09:12
    Çok doğru bir tespit, bunu yıllardır görüyoruz ve artık söyleyebiliyoruz, kendi adıma ben avrupalı değiilim ve olmayacağım
  • Misafir 29 Mart 2018 Perşembe 09:01
    kaleminize sağlık murat bey
  • Misafir 29 Mart 2018 Perşembe 08:17
    Bence AB'ye girmek bizim için kolaycılık olurdu. Girmemize gerek yok. Çin, Japonca, Rusya AB'de değil, ama bu ülkeler kadar sesi çıkıyor. Bence halen teknoloji ve sanayi ve yazılımda sürekli iyileştirmeler ve çalışmalar ve üretimler yapmalıyız. Eğer yeteri kadar bu konularda başarılı olabilirsek, ki olabiliriz, bizim AB'den kazanım olarak alacak bir şeyimiz kalmayacak.
  • Misafir 29 Mart 2018 Perşembe 07:46
    Bizim de hatalarımız çok.
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 17:21
    Sn Bardakçı, AB kime ikiyüzlülük yapıyor? Bize.. Peki biz kime ikiyüzlülük yapıyoruz? Kendi vatandaşımıza. Yani günlük haberleri olayları okuduğumuzda insanlarımızın kendi çevresine saygısı olmadığını hep görüyoruz. Biz bize riyakar olduktan sonra Avrupa nın yapması ne kadar anormal görülebilir. Önce kendimizi eğitip birbirimize saygı duymayı öğrenmeliyiz ki zaten o duruma gelindiğinde AB ye girebilme lafını bile etmeye değer bulmayacağız.
  • Misafir 29 Mart 2018 Perşembe 03:31
    Bugday uzmani kardesim. Turkiye ithal ettigi kadar da un ihracati yapiyor. Yani uretilrn ve satilan un agactan toplanmiyor. Bilmeden enseyi karartmissin sen.
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 17:13
    Bir batılıya edebileceğiniz en büyük küfür “öteki” demektir. Bu adamlar kendilerinin asıl olduğu konusunda sınırsız bir komplekse sahiptirler. Onlar moderndirler ve modernlik tarihin zirvesidir. Modernliğin ötesine geçilemez, modern olmayanlar için modernleşmekten başka bir ilerleme yolu bulunmaz. Dolayısıyla Modernizm Anti-Türk olamaz. Ancak Türklük Anti-Modern olabilir. Nitekim anti olanı asıl olan şekillendirir, yönlendirir. Son iki yüzyıldır sayısız anti-modernist çıkarmakla aslında batılıları keyiflendirdik. Çünkü onları eleştirmeye bile onları merkeze alarak başladık. Can alıcı soru şu: Modernizm insan aklının ulaşabileceği son nokta mı yoksa baskıdan kurtulan Batı’nın tepkisi mi? İlk seçenek şöyle açıklanır: Avrupalılar dini inançlardan sıyrılıp sadece kesin doğruları kabul ederek insanlığın zirvesine vardılar. İkinci seçenek de şöyle açıklanır: Avrupalılar üzerlerindeki baskıdan sıyrılacak gücü bulduktan sonra zamanında bastırılıp da yapamadıkları şeylere büyük bir iştahla saldırdılar. İlk seçenek Kuhn’dan tutun da Heidegger’e kadar pek çok filozof tarafından çoktan çürütüldü. İkinci seçenekse cazip deliller içeriyor. Avrupalılar zenginleştiklerinde pek çok şey yapabilirlerdi ama özellikle önceden baskı gördükleri alanlara yöneldiler. Özgürlük ve hız deliliğiyle bilimde, sanatta, edebiyatta, hayatta… vb. tarihte hiç denenmemiş kadar çok şey denediler. Dünyanın uzaydan görünüşünü yeşilden griye çevirdiler. Tüketim çılgınlığında sınır tanımadılar. Sahip oldukları gücü görgülü bir şekilde değil de hunharca kullandılar. Buldum deliliği medeniyeti kurdular. Neden? Çünkü öylesine bastırılmış ve açtılar ki birden ellerine geçen imkânları nasıl kontrol edeceklerini bilemediler. Dünyanın üzerinden yarısını sömürerek ve iki dünya savaşı çıkararak geçtiler. Özgürlüğü, eğlenceyi, bireyselliği, tüketimi… Vb. hayatın merkezine koydular. Bin yılların baskısının, fakirliğinin, acizliğinin acısını çıkardılar. Avrupalılar ne kadar “Anti” olmayı kendilerine yakıştıramasalar...
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 17:00
    Türkiye olarak yıllarca bu gerçeklikten uzak bir zihinle düşündürüldük.AB havucu ile kandırıldık.Hala da kandırılıyoruz.
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 16:43
    AB ye bizi almaları mümkün değil ve bunun bir çok sebebi varken ben onlar için en olumsuz nedenini yazayım: AP da ülkeler nüfusları oranında parlementerle temsil edilirler ve Almanya dan sonra en çok nüfus Türkiye olacağı için geçmişi, kültürü vs bir çok özellikleri farklı ve onlara göre uyum sağlamayan bir ülkenin temsilde 2.sırada ve dolayısıyla AB de söz sahibi olmasını istemezleeer.
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 16:14
    Türkiye Belçika'ya bir terörist iade etti. Biz iade ettik diye kendi teröristlerinden olduğunu düşünerek elini kolunu sallayarak gezmesine izin vermişlerdi. İşte Belçika hava alanını o terörist patlatmıştı.
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 16:09
    Başlık güzelmiş
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 15:12
    Avrupa birliği (cross) zaten bize karşı kurulmuş bir organizasyon ("crescent"e)... aynı dini paylaşmıyoruz, aynı kültürü paylaşmıyoruz, gavur diyoruz, imansız diyoruz... (bunlar karşılıklı tabii.. Bırak girmek istemeyi, gelin deseler bile girmek ne kadar doğrudur? olay sadece vize değilki adamların beğenmediğin değerlerini de benimsemen lazım. yani 60 yıldır kapılarının önünde hevesle beklemek yakışıyor mu bize??? bir de almanya ispanya ya yardım edince şaşırıp, bize eymeyince kızmak ne demek? onlar aynı kültür ve aynı frekansta iki dost ülke., sen ise değilsin. bu durumda burada ikiyüzlülük nerede anlamadım... bence tersi olsaydı (yani almanya bize yardım edip ispanya'ya etmeseydi) büyük saçmalık ve gerçek haber olurdu... kış kışlığını yaptı diye kızılır mı ya...
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 15:03
    bazi zihniyetler size yine karsi cikacaklar ama cok guzel bir yazi olmus avrupa birligine nicin girmeyelimin yazisi olmus ama cahiller anlayamaz
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 14:13
    Avrupa ekonomi olarak bize hic bir.katki saglamayacagi gini zarar ettirecektir özellikle tarim sektörü ab kanunlarina gore .mesela ab diyecekki brezilyadan ucuz biģday alimi yapacagim ve turkiyeye ģumruk anlaşmasi oldugu icin ucuz giris yapacak elimizde yetistirdigimiz bugdayin onlarla rekabet etmesi imkansiz süt peynir yag da ayni duzeyde .romanya bulgaristan nasil fakirken daha fakir olduysa bizdede ayni olacak Bir an önce vazgecilmeli bu uyelikten
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 16:33
    Buğday mı? Buğday üretimimiz azaldığı için Rusya dan alıyoruz. Süt, peynir ve yağ mı? Hayvancılık azaldığı için et fiyatları artmadı mı? Süt ve ürünleri de hayvansal mahsul değil mi? Siz hangi ülkede yaşadığınızı zannediyorsunuz. Pembe gözlüğünüzü çıkartıp biraz güncelliği takip edin ki gerçeklerle yüzleşin.
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 13:31
    O halde yapılması gereken, AB ülkeleri ile yapılmış olan suçluların iadesi anlaşmalarının hepsini tek taraflı olarak iptal etmek. Adamlar zaten kendi adlarına fiilen iptal etmişler. Daha doğrusu hiç uygulamamışlar.
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 13:18
    Noktası,virgülüne kadar katılıyorum,onların medeniyeti tek dişi kalmış canavar-teknolojileri-dir
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 13:15
    Avrupamı medeni? Yoksa bizmi kompleksliyiz?
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 13:14
    AB de yaşıyorum bu yazı cuk oturmuş!! Bu kadar ikiyüzlü insanlar görmedim!!
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 12:21
    Eğer almayacaklarsa, ki almayacaklar, bunu onların söylemesi gerekiyor. Bu işin kuralı bu. Uluslararası ilişkilerde ar, haya, namus, şeref, haysiyet beklemek tek kelime ile saflık olur. Karşımızdaki oluşum kendi çıkarı için herşeyi ama herşeyi kitabına uydurup yaparken bizim sürekli “tiz hazırlayın orduyu sefere çıkıyoruz” modunda öfkelenmemiz yanlıştır. Oyunu kuralına göre oynamak zorundayız.
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 11:16
    Gerçekten ikiyüzlüler, Avrupa Birliği dersinde Hocam bir ödev vermişti, bunu hazırladım ve sonuç olarak da BEN OLSAM "AVRUPA BİRLİĞİNE GİRMİYORUZ" DERDİM şeklinde kendi kanaatimi yazmıştım. Hocam birşey söylememişti fakat sanırım Avrupa Birliğine girmemizin doğru olacağını düşünüyordu. Başka bir derste benzer bir soru geldi ve ben yine Avrupa Birliğine girmemeliyiz dedim. Hocam ısrala Avrupa Birliğinin Federal bir yapıya doğru gittiğini ve mutlaka bu yapının içinde olmamız gerektiğini söyledi, Bende Ordusu olmayan bir yapı Federal bir yapı olabilir mi demiştim. Hocam biraz sinirlenir gibi olmuştu :joy: Ben haaaala aynı düşüncedeyim, bu Avrupa Birliği olayı bizim için adeta bir yılan hikayesine döndü, bir türlü sonu gelmiyor, uzadıkça uzuyor, artık olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekiyor. Eğer Avrupa Birliği karar vermiyorsa, bizim sonlandırmamızın maliyeti çok ağır olabilir fakat her çağrıldığımız da da koşa koşa gitmek zorunda değiliz. Biraz biz de kendimizi ağırdan satmamız gerekiyor bence.
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 11:12
    ıyy politika
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 10:44
    Eline sağlık Murat Bardakçı
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 10:22
    Sayın Bardakçı sizi bir kez daha tebrik ediyorum. Hem tarihi hem de guncel konularla ilgili yazılarınızı bekliyorum. Televizyon programında daha çok görmek istiyorum.
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 10:14
    Osmanlı büyük devlet
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 10:08
    Avrupa bizi kabullenemiyor bunu artık anlayalım havucun peşinde giden eşek olmaktan kendimizi artık kurtarmamız gerekir
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 09:49
    Güzel yazı.
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 09:25
    Avrupa'dan 8 bin adam isteyip, onların polis teşkilatının işi gücü bırakıp senin listen için çalışmasını istersen tabii inandırıcılığın kalmıyor... Onların da oturup "bu kadar adam içinde acaba hangileri gerçekten daha önemli" diye kafa patlatacak hali yok.
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 09:07
    Söz konusu PKK ve kürtler olunca AB ve Türkiye'den daha ikiyüzlüsü yoktur
  • Misafir 28 Mart 2018 Çarşamba 07:51
    avrupaya bizi almayacaklarini sokaktaki kedi bile biliyor lakin ne yazik ki aday ulke olarak bile bir cok ticari iliskiden faydalanabildigimiz icin ekonomik duzeyde menfaatler soz konusu oldugu icin icin hep ayni yerde donup duruyoruz bunu en iyi sizin bilmeniz gerekli lakin bir gun tam bagimsiz ve ekonomiside guclu turkiye olursa iste o zaman bu avrupaya almazsan alma be diye trip atabiliriz
  • Misafir 29 Mart 2018 Perşembe 13:36
    doğru söze ne hacet, güçlü olursan zaten onlar almak isteyecek seni, sen nasıl ki bir afrika ülkesi ile oturup birlik kurmuyorsun çünkü dengil değil, bu bir evlilik gibi, herkez dengi dengine olmalı, biz avrupalılar denginde değiliz, ahlak, kültür, ekonomi olarak daha çok fırın ekmek yememiz lazım, bu kendimizi küçük görmek değildir, Atatürk bize yolu göstermiştir ama avrupalılaşmamak kaydı ile özünü koruyorak, kast ettiği medeni ülkeler seviyesine çıkabilmektir, ahlak ekonomi v.s. olarak, bire bir taklitçi olarak değil.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Çarşamba 13 MPH 26°
Kısmen Güneşli